ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Troy Meink tarafından açıklanan yeni hedef, daha önce kamuoyuna duyurulan 150'nin üzerindeki CCA planının önemli ölçüde üzerine çıkıyor.
Meink, 2026 Air, Space & Cyber Conference kapsamında yaptığı konuşmada, CCA programının yanı sıra MQ-9 Reaper'ın yerini alması planlanan Massed Modular Aircraft (MMA) programında da 2032'ye kadar 500 platform hedeflendiğini açıkladı.
CCA hedefi 500 platforma çıkarıldı
Troy Meink, ABD Hava Kuvvetleri'nin 2032'ye kadar en az 500 CCA'yı hizmete almayı planladığını belirtti:
Otonom savaş uçaklarına sahip olacağız. Collaborative Combat Aircraft yani CCA'lardan 2032'ye kadar en az 500 tanesini hizmette bulundurmayı hedefliyoruz.
Meink, Hava Kuvvetleri'nin 500 platformdan daha fazlasını üretme kapasitesine de ulaşabileceğini söyledi. Ancak mevcut hedefin, kurumun satın alabileceği platform sayısından bağımsız olarak üretim kapasitesinin daha yüksek olabileceğine işaret etti.
ABD Hava Kuvvetleri daha önce CCA programı kapsamında on yılın sonuna kadar 150'den fazla muharebe kabiliyetli platform tedarik etmeyi planladığını açıklamıştı.
FQ-42 ve FQ-44 üretime geçti
CCA programının ilk aşamasında General Atomics tarafından geliştirilen FQ-42 ile Anduril tarafından geliştirilen FQ-44 bulunuyor. ABD Hava Kuvvetleri haziran ayında her iki platformun üretimine yönelik siparişleri vermişti.
Meink, ilk FQ-42 ve FQ-44 platformlarının üretim hattından çıkmaya başladığını ve bu uçakların insanlı savaş uçaklarının bugün gerçekleştirdiği birçok görevi yerine getireceğini açıkladı.
General Atomics'in FQ-42'sine Vengeance, Anduril'in FQ-44'üne ise Fury adı verildi. FQ-42 daha önce General Atomics tarafından Dark Merlin olarak adlandırılmıştı.
CCA programında ilk aşamanın ardından en az bir geliştirme aşamasının daha yürütülmesi planlanıyor. İkinci aşamanın yeni insansız savaş uçağı tasarımlarının tedarik edilmesine imkan sağlaması bekleniyor.
Yeni nesil insansız savaş uçakları insanlı uçaklarla görev yapacak
ABD Hava Kuvvetleri, CCA'ları insanlı savaş uçaklarıyla birlikte görev yapabilecek otonom platformlar olarak geliştiriyor. Bu sistemlerin gelecekte yüksek tehdit seviyesine sahip hava sahalarında insanlı uçaklara ilave sensör, silah ve operasyonel kapasite sağlaması hedefleniyor.
Hava Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Orgeneral Ken Wilsbach, CCA'ların yüksek tehdit ortamlarında hava gücünün kullanım şeklini değiştireceğini belirtti:
Collaborative Combat Aircraft, yüksek tehdit altındaki ortamlarda güç projeksiyonu ve kitle oluşturma şeklimizi değiştiriyor.
ABD Hava Kuvvetleri, bu platformları özellikle Çin gibi gelişmiş rakiplere karşı yürütülebilecek yüksek yoğunluklu çatışmalarda daha fazla hava aracıyla görev yapabilmek için önemli bir kapasite olarak değerlendiriyor.
2032'ye kadar 500 MMA da hedefleniyor
ABD Hava Kuvvetleri, CCA programına ek olarak Massed Modular Aircraft (MMA) kapsamında da 500 insansız hava aracı hedefliyor. Bu platformların temel görevi, halihazırda MQ-9A Reaper tarafından yürütülen taarruz ve istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) görevlerini daha düşük maliyetle ve daha yüksek sayıda gerçekleştirmek olacak.
Troy Meink, 2029'da 100 MMA'nın envantere alınmasının ve 2032'ye kadar sayının 500'e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı:
Amacımız 2029'da CCA'lardan bile daha düşük maliyetle 100 MMA'yı hizmete almak. Ardından 2032'ye kadar 500 MMA platformunu kuvvetimize katmak.
MMA platformlarında yaklaşık 10 milyon dolarlık birim maliyet hedefleniyor. ABD Hava Kuvvetleri, bu sistemleri daha uzun menzilli taarruz ve ISR görevlerinde kullanılabilecek düşük maliyetli ve kaybedilebilir platformlar olarak değerlendiriyor.
ABD'nin insansız hava filosu hızla büyüyecek
Yeni planın hayata geçirilmesi halinde ABD Hava Kuvvetleri, 2032'ye kadar en az 500 CCA ve 500 MMA olmak üzere toplam 1.000 yeni insansız platformu envanterine katmayı hedeflemiş olacak.
Bu yapı, insanlı savaş uçaklarının yanında görev yapan otonom insansız savaş uçakları ile daha düşük maliyetli taarruz ve ISR platformlarının birlikte kullanılmasına dayanacak.
ABD Hava Kuvvetleri, CCA ve MMA programlarıyla gelecekteki çatışmalarda ihtiyaç duyduğu operasyonel kapasiteyi daha fazla sayıda platform, daha düşük maliyet ve daha hızlı üretim üzerinden artırmayı amaçlıyor.