- Göçmenlik Hakimi Jayme Salinardi, Filistin kökenli Salah Sarsour'un ABD'den çıkarılabilmesinin önünü açan karar verdi. Karar, Rubio'nun Sarsour'un ABD dış politikasına yönelik risk oluşturduğu değerlendirmesine dayandırıldı.
- Milwaukee İslam Topluluğu Başkanı Sarsour, 1990'ların başından bu yana ABD'de bulunuyor ve ABD'de herhangi bir sabıka kaydı bulunmuyor.
- Sarsour, 30 Mart'ta ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ekiplerince gözaltına alınmış ve 80 günden fazla tutulduktan sonra haziranda federal mahkeme kararıyla serbest bırakılmıştı.
- Sarsour'un avukatları, kararın ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini savunarak hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı. Sarsour da ABD'de kalmak için itiraz edeceğini belirtti.
ABD'de göçmenlik mahkemesi, Wisconsin eyaletinin en büyük camisinin başkanı Salah Sarsour hakkında sınır dışı sürecinin devam etmesine hükmetti.
Milwaukee İslam Topluluğu Başkanı olan Sarsour, Filistin haklarına yönelik açıklamaları ve İsrail'in politikalarına yönelik eleştirileriyle biliniyor.
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekipleri tarafından 30 Mart 2026'da gözaltına alınan Sarsour, 80 günden fazla süre gözetim altında tutuldu. Haziran ayında federal bir hakim, göçmenlik davası devam ederken serbest bırakılmasına karar verdi.
Göçmenlik Hakimi Jayme Salinardi, 30 Eylül'deki duruşmada Sarsour'un ABD'den çıkarılabilmesine hükmetti.
Kararın dayanağı Rubio'nun değerlendirmesi
Karar, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından yapılan ve Sarsour'un ABD dış politikası açısından risk oluşturduğunu belirten değerlendirmeye dayandırıldı. Rubio, Haziran 2025'te nadiren kullanılan bir göçmenlik hükmüne dayanarak Sarsour hakkında işlem yapılmasının önünü açmıştı.
Sarsour'un avukatları, hakimin kararında Rubio'nun Sarsour'un faaliyetlerinin ABD'nin dünya genelinde antisemitizmle mücadele politikasını baltaladığı yönündeki değerlendirmesine dayandığını savundu.
Sarsour'un avukatları, kararın Filistin'e yönelik siyasi görüşlerin ifade edilmesi nedeniyle göçmenlik hukukunun kullanılmasına yol açtığını ve bunun ABD Anayasası'ndaki ifade özgürlüğü bakımından sorun oluşturduğunu belirtti.
Hükümetin diğer suçlamaları reddedildi
Sarsour hakkında hükümet tarafından öne sürülen bazı diğer iddialar ise hakim tarafından kabul edilmedi.
ABD'de hükümet, Sarsour'un onlarca yıl önceki göçmenlik başvurusunda yanlış beyanda bulunduğunu ileri sürdü. Ancak Salinardi, bu iddiaların sınır dışı gerekçesi olarak kullanılmasını reddetti.
Sarsour'un ABD'de herhangi bir sabıka kaydı bulunmadığı ve 1993'ten bu yana ülkede yaşadığı bildirildi.
İsrail'deki eski davalar da dosyada yer aldı
ABD yönetimi, Sarsour hakkında karar alınırken gençlik döneminde İsrail'de görülen ve 30 yıldan daha eski olan davalara da atıfta bulundu.
Sarsour, 1980'lerin sonlarında İsrail'de taş atma suçlamasıyla mahkum edildiğini, daha sonraki süreçte ise silahlarla ilgili bir davada hüküm giydiğini kabul etmiyor.
Avukatları, söz konusu davalardaki itirafların baskı altında alındığını ve Sarsour'un işkence gördüğünü savunuyor. ABD yönetimi ise bu geçmiş davaları ulusal güvenlik ve dış politika gerekçelerinin parçası olarak sunuyor.
Sarsour: Mücadele etmeye devam edeceğim
Kararın ardından açıklama yapan Sarsour, ABD'de kalabilmek için hukuki mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
Sarsour, kararın kendisini hayal kırıklığına uğrattığını ancak ifade özgürlüğü hakkını savunmaya ve 30 yılı aşkın süredir evi olarak gördüğü ABD'de kalmaya devam edeceğini belirtti.
Avukatları da karara itiraz edeceklerini açıkladı.
Sınır dışı süreci henüz tamamlanmış değil
Göçmenlik hakiminin kararı, Sarsour'un ABD'den hemen sınır dışı edildiği anlamına gelmiyor. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre karar, sınır dışı edilebilirlik gerekçesini ortaya koyarken Sarsour'un bazı hukuki başvurularda bulunmasına imkan tanıyor.
Sarsour'un avukatları ayrıca, müvekkillerinin nereye gönderilebileceği konusunda da itirazlarını sürdürüyor. Mahkeme kararında İsrail veya Ürdün seçenekleri gündeme gelirken, avukatları Sarsour'un Ürdün ile herhangi bir ikamet bağının bulunmadığını belirtiyor.
Sarsour'un davasında bundan sonraki aşamanın temyiz ve diğer göçmenlik başvuruları üzerinden ilerlemesi bekleniyor.