- Demokrat siyasetçiler, Trump yönetiminin Rusya ile yaptığı dizel yakıt anlaşmasına ilişkin olası Kongre soruşturması için hazırlık başlattı.
- Altı büyük banka ile Houston, Beaumont, Corpus Christi, New York ve New Jersey limanlarının ilgili kayıtlarını koruması istendi.
- Demokratlar, Rus dizeli ithalatının 2022 tarihli yasa ve yaptırımlarla çelişebileceğini savunuyor. Hazine Bakanlığı ise anlaşmanın mevcut yasal yetkiler kapsamında uygulanabileceğini belirtiyor.
- Demokratlar 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından Kongre’nin bir veya iki kanadında çoğunluğu elde ederse, anlaşma kapsamlı bir soruşturmanın öncelikli başlıklarından biri olabilir.
Axios’un haberine göre Demokrat siyasetçiler, Trump yönetiminin Rusya ile yaptığı dizel anlaşmasına yönelik olası soruşturmanın kapsamını Beyaz Saray’ın dışına taşıyarak finans ve lojistik sektörünü de incelemeye hazırlanıyor.
Cumartesi günü Wall Street’teki büyük finans kuruluşlarına gönderilen mektupta, Rus dizelinin ABD’ye ithalatı veya başka pazarlara yönelik işlemlerle bağlantılı tüm kayıtların korunması talep edildi. Aynı mektup, ABD’nin önemli limanlarının yönetimlerine de iletildi.
Mektubun gönderildiği bankalar şunlar:
- JPMorgan
- Bank of America
- Citi
- Wells Fargo
- Goldman Sachs
- Morgan Stanley
Talebin iletildiği liman otoriteleri ise Houston, Beaumont ve Corpus Christi limanlarını yöneten kuruluşlarla New York ve New Jersey liman otoritesi oldu.
Mektupta, Rus dizelinin satın alınması, taşınması, ithal edilmesi, boşaltılması, depolanması, finansmanı veya dağıtımını kolaylaştıracak işlemlere destek verilmemesi çağrısı yapıldı. Talep yalnızca ABD’ye yönelik sevkiyatlarla sınırlı tutulmadı; yaptırımların gevşetilmesi kapsamında Rus dizelinin başka ülkelere taşınmasıyla ilgili işlemler de kapsama alındı.
Demokratlar, olası bir Kongre soruşturması için sözleşmelerin, gemi kayıtlarının, nakliye belgelerinin ve tedarikçilerle aracılar arasındaki yazışmaların saklanmasını istedi.
ABD hükümet yetkilileriyle yapılan görüşme ve yazışmaların da korunması talep edildi. Mektubu alan kuruluşlardan çarşamba gününe kadar kayıtların korunduğunu teyit etmeleri ve olası ya da gerçekleşmiş işlemler hakkında bilgi vermeleri istendi.
Soruşturma hazırlığının arkasındaki isimler
Mektup, Demokratların Kongre’de çoğunluğu yeniden elde etmesi halinde önemli komitelerin başına geçmesi beklenen isimler tarafından imzalandı.
Senatörler Chris Coons, Elizabeth Warren, Ron Wyden ve Sheldon Whitehouse imzacılar arasında yer aldı. Demokratların Senato’da çoğunluğu kazanması durumunda bu isimlerin sırasıyla Dış İlişkiler, Bankacılık, Finans ve Yargı komitelerinde liderlik görevlerini üstlenebileceği değerlendiriliyor.
Temsilciler Meclisi’nde Dış İlişkiler Komitesi başkanlığını üstlenmesi beklenen Demokrat Greg Meeks de mektuba imza attı. Girişime, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin önde gelen Demokrat üyelerinden Jeanne Shaheen liderlik etti. Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis’in de mektubu imzalaması, anlaşmaya yönelik itirazların yalnızca Demokratlarla sınırlı olmadığını gösterdi.
Demokratların mesajı, olası soruşturmanın yalnızca Trump yönetiminin karar alma sürecini değil, anlaşmaya finansman sağlayan veya lojistik destek sunan özel şirketlerin rolünü de kapsayabileceği yönünde.
Trump’ın Rusya ile dizel anlaşması ne içeriyor?
Trump, 9 Ekim’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin ardından Rus dizelinin ABD ve dünya pazarlarına sunulmasını sağlayacak bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. ABD yönetimi, yükselen enerji fiyatlarını düşürmek amacıyla Rus yakıtına yönelik yaptırımları geçici olarak gevşetti.
Trump’ın açıklamasına göre Rusya’nın ilk aşamada 300 bin tondan fazla dizel tedarik etmesi, ardından kasım ayında 500 bin ton ve daha sonraki aşamalarda daha yüksek miktarlarda sevkiyat yapılması öngörülüyordu. ABD yönetimi, bu adımın yakıt arzını artırarak fiyatlar üzerindeki baskıyı azaltacağını savundu.
Ancak anlaşmanın ABD’ye ne ölçüde yakıt sağlayacağı ve fiyatları ne kadar düşürebileceği tartışmalı. Enerji piyasası uzmanları, açıklanan ilk sevkiyat miktarının ABD’nin günlük dizel tüketimiyle karşılaştırıldığında sınırlı kaldığına dikkat çekti. Bu nedenle anlaşmanın tüketicilere sağlayacağı ekonomik faydanın belirsiz olduğu değerlendiriliyor.
Demokratlar hangi yasanın ihlal edilmiş olabileceğini savunuyor?
Demokratların itirazlarının merkezinde, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının ardından 2022’de kabul edilen ve Rus petrolü ile diğer enerji ürünlerinin ABD’ye ithalatını yasaklayan düzenleme bulunuyor.
Demokrat siyasetçiler, Trump yönetiminin Rus dizeline yönelik yaptırımları gevşetmesinin mevcut yasal çerçeveyle çelişebileceğini savunuyor. Mektupta, Rus dizelinin ABD’ye ithalatının “ciddi hukuki sorular” doğurduğu ve hukuki işlemlere ya da Kongre soruşturmasına konu olabileceği ifade edildi.
Bununla birlikte, anlaşmanın kesin olarak yasa dışı olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı bulunmuyor. ABD Hazine Bakanlığı, yönetimin mevcut yasal yetkilerini kullanarak anlaşmayı uygulayabileceğini belirtiyor. Dolayısıyla tartışmanın temelinde, başkanın yaptırımları gevşetme yetkisinin sınırları ve bu kararın Kongre tarafından kabul edilen düzenlemelerle uyumu yer alıyor.
Rusya’nın elde edeceği gelir Ukrayna savaşı tartışmasını büyütüyor
Demokratlar, anlaşmanın hukuki boyutunun yanı sıra Moskova’ya sağlayabileceği ekonomik faydaya da dikkat çekiyor. Rus dizelinin dünya pazarlarında daha rahat satılmasının, Kremlin’in enerji gelirlerini artırarak Ukrayna’daki savaşı finanse etmesine katkıda bulunabileceğini savunuyorlar.
Trump yönetimi ise kararını enerji arzını artırma ve fiyatları düşürme hedefiyle gerekçelendiriyor. Bu yaklaşım, Washington’da enerji maliyetleri ile Rusya’ya yönelik ekonomik baskı politikası arasında bir tercih tartışmasını da beraberinde getirdi.
Anlaşmaya yönelik eleştiriler iki partili bir nitelik de kazandı. Daha önce bazı Cumhuriyetçi senatörler ve Temsilciler Meclisi üyeleri de Trump’tan kararını geri almasını veya Rusya’ya yönelik yaptırımları uygulamasını istedi.
Ara seçimler soruşturmanın seyrini belirleyebilir
ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimler, anlaşmanın Kongre’de nasıl ele alınacağını belirleyebilir. Demokratlar Temsilciler Meclisi’nin veya Senato’nun kontrolünü ele geçirirse, anlaşmanın hukuki dayanağı, yaptırımların gevşetilme süreci ve özel şirketlerin olası rolü kapsamlı biçimde incelenebilir.
Bununla birlikte, Demokratların mektubu tek başına resmî bir Kongre soruşturmasının başlatıldığı anlamına gelmiyor. Şimdilik yapılan işlem, ileride yürütülebilecek bir inceleme için ilgili belgelerin korunmasını sağlamak.
Öte yandan Rus dizelini taşıyan gemilerin ABD limanlarına ulaşıp ulaşmayacağı da belirsizliğini koruyor. Axios’un aktardığı gemi takip bilgilerine göre bazı tankerler ABD’deki limanları varış noktası olarak bildirdi; ancak gemilerin rotaları değişebiliyor. Reuters’ın 26 Ekim tarihli haberinde ise yaklaşık 40 bin ton Rus dizeli taşıyan bir tankerin New York’a doğru ilerlediği bildirildi.
Bu gelişmeler, Trump’ın Rusya ile yaptığı anlaşmanın yalnızca enerji fiyatları üzerindeki olası etkisiyle değil, yaptırımların uygulanması, Ukrayna savaşı ve başkanlık yetkilerinin sınırları açısından da ABD siyasetinin gündeminde kalacağını gösteriyor.