- Rubio, Küba’da siyasi değişim isteyenlere seslenerek CIA ile gizli iş birliği kurmaları çağrısı yaptı ve “Şimdi zamanı” ifadesini kullandı.
- Florida’daki mitingde konuşan Trump, İran’dan dönen ABD savaş gemilerinin Küba yakınlarında durabileceğini ve Rubio’nun bir anlaşmayı sonuçlandırmak üzere görevlendirilebileceğini söyledi.
- Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossío, Washington’ın CIA için açıkça insan toplamaya çalıştığını belirterek açıklamalarla alay etti.
- Washington, Küba yönetimi üzerindeki baskıyı yaptırımlar ve petrol kısıtlamalarıyla artırırken ada ülkesi ağır ekonomik kriz, yakıt sıkıntısı, elektrik kesintileri ve enflasyonla mücadele ediyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba’da siyasi değişim isteyenlere ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ile gizli iş birliği kurmaları çağrısında bulundu.
Rubio’nun açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’ya yönelik yeni tehditlerinin hemen ardından geldi.
Rubio, X hesabından yaptığı paylaşımda Küba’da “olumlu bir değişim” isteyenlere seslenerek, “Şimdi zamanı” ifadesini kullandı. Küba yönetimini başarısız vaatler ve yolsuzlukla eleştiren Rubio, halkın değişim talebini CIA ile kurulacak gizli bir ortaklık üzerinden gerçekleştirmesi gerektiğini savundu.
Rubio, söz konusu iş birliğinin nasıl yürütüleceğine, kimleri kapsayacağına veya belirli bir istihbarat operasyonunun başlatılıp başlatılmadığına ilişkin ayrıntı vermedi. Açıklama, Washington yönetiminin Küba’daki mevcut siyasi yapıya yönelik baskıyı artırdığı bir dönemde yapıldı.
"İran’dan dönerken Küba’ya uğrayabiliriz"
Trump, Florida eyaletinin Fort Myers kentinde düzenlenen mitingde Küba’ya yönelik olası adımlara ilişkin konuştu. ABD Başkanı, İran’daki savaşın ardından Küba meselesini ele alacaklarını belirterek, Amerikan savaş gemilerinin ada açıklarında durabileceği bir senaryodan söz etti.
Trump, İran’dan dönen gemilerden birinin Küba kıyılarının yakınında durabileceğini söyledi ve Rubio’nun bir anlaşmayı sonuçlandırmak üzere görevlendirilebileceğini ifade etti.
Ancak Trump, açıklamalarında Küba’ya yönelik somut bir askeri operasyonun kararlaştırıldığını duyurmadı. Savaş gemilerinin ada yakınlarına gönderilmesi yönündeki sözlerinin gerçek bir operasyon planına dayanıp dayanmadığına ilişkin de ayrıntı paylaşmadı.
“Büyük bir çaresizlik olmalı”
Küba yönetimi, Trump ve Rubio’nun açıklamalarına tepki gösterdi. Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossío, ABD’nin CIA için kamuoyu önünde insan toplamaya yöneldiğini belirterek Washington’ın yaklaşımıyla alay etti.
Fernández de Cossío, bu tutumun ABD istihbarat kurumunda ciddi bir çaresizlik bulunduğuna işaret edebileceğini savundu.
Havana yönetimi, ABD’nin açıklamalarını ülkenin içişlerine müdahale girişimi olarak değerlendiriyor. Washington ise Küba yönetimini ABD’nin ulusal güvenliği açısından tehdit olarak görüyor ve adanın ABD’nin rakipleriyle ilişkilerini gerekçe göstererek daha sert bir politika izliyor.
Washington ile Havana arasında yaptırım ve müzakere çıkmazı
Trump yönetimi, Küba üzerindeki baskıyı artırırken iki ülke arasında diplomatik temaslar da yürütüldü. Ancak ABD tarafının görüşmelerin ilerleyişinden memnun kalmadığı ve bunun ardından Küba yönetimine yönelik yeni yaptırımlar uyguladığı bildirildi.
Trump, daha önce iki ülkenin bir anlaşmaya varabileceğini söylemiş ve askeri müdahalenin gerekli olmayabileceğini belirtmişti. Rubio ise Küba’nın mevcut yönetimiyle diplomatik çözüm sağlanıp sağlanamayacağı konusunda şüphelerini dile getirmişti.
ABD yönetimi, Küba’nın Rusya gibi Washington’ın rakipleriyle ilişkilerini ulusal güvenlik gerekçesi olarak öne çıkarıyor. Havana ise ABD ile diyaloğa açık olduğunu belirtirken, ekonomik baskı ve yaptırımları eleştiriyor.
Küba ağır ekonomik ve enerji kriziyle mücadele ediyor
Küba, 2020’den bu yana derinleşen ekonomik ve enerji krizinin etkileriyle karşı karşıya. Ülkede üretim gerilerken elektrik kesintileri, yakıt kıtlığı, gıda sıkıntısı ve yüksek enflasyon günlük yaşamı zorlaştırıyor. Ekonomik sorunlar ise geçmiş yıllarda protestolara da yol açtı.
ABD’nin uyguladığı petrol kısıtlamaları, ülkenin enerji arzı üzerindeki baskıyı artırdı. Küba’dan yüz binlerce kişi son yıllarda ülkeyi terk ederken, göç edenlerin önemli bir bölümü ABD’ye gitti.
Bu koşullar, Washington’ın Küba yönetimi üzerindeki baskısını artırmak için kullandığı başlıca unsurlardan biri haline geldi. Ancak ekonomik krizin siyasi değişime yol açıp açmayacağı veya tarafların yeni bir anlaşmaya varıp varamayacağı belirsizliğini koruyor.
ABD’nin Küba politikası yeniden sertleşiyor
Trump ve Rubio, Küba’daki komünist yönetimi uzun süredir eleştiriyor. Trump daha önce de Küba’nın ABD’nin dış politika gündeminde sıradaki hedeflerden biri olabileceğini söylemiş, Rubio ise adanın ABD’nin ulusal güvenliği için tehdit oluşturduğunu savunmuştu.
Washington ile Havana arasındaki gerilim, ABD’nin Küba’ya onlarca yıldır uyguladığı ekonomik ambargonun yanı sıra petrol kısıtlamaları ve yeni yaptırımlarla devam ediyor. İki ülke arasındaki diplomatik temaslar sürse de son açıklamalar, siyasi değişim konusunda baskının önümüzdeki dönemde de gündemde kalabileceğine işaret ediyor.