- AB'nin yürürlüğe koyduğu yeni "Eko-Tasarım" kuralları, moda şirketlerinin ellerinde kalan sıfır kıyafet ve ayakkabıları yakarak imha etmesini tamamen yasaklıyor.
- Büyük şirketler için anında bağlayıcılığı olan bu karar, firmaları satılmayan ürünleri hayır kurumlarına bağışlamaya ya da tekstil geri dönüşümüne kazandırmaya zorunlu kılıyor.
Uzun süredir, prestijli moda evlerinin ve büyük giyim mağazalarının, piyasa değerlerini yüksek tutmak ve indirim dönemlerinden kaçınmak için büyük miktarlarda kullanılmamış ürünü gizlice yakarak veya depolama alanlarına atarak imha ettiği biliniyordu. Avrupa Birliği, doğaya zarar veren bu örtülü israfa karşı en sert yasal düzenlemeyi yürürlüğe koydu. AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği yeni düzenleme, satılmamış tekstil ve ayakkabı ürünlerinin yok edilmesini kesinlikle yasaklıyor.
Bu hamle, AB'nin "Yeşil Mutabakat" ve döngüsel ekonomi hedeflerinin en sert halkalarından biri olarak nitelendiriliyor.
Şeffaflık Zorunluluğu Geliyor
Yeni kurallar sadece yasak getirmekle kalmıyor; şirketleri tam bir şeffaflığa zorluyor. Büyük ve orta ölçekli firmalar, her yıl ne kadar ürünü, hangi sebeple elden çıkardıklarını ve bunları hangi geri dönüşüm ya da bağış kanallarına aktardıklarını internet sitelerinde açıkça yayınlamak zorunda kalacak. Yalan beyanda bulunan veya gizlice ürün imha eden markaları ise fahiş ekonomik yaptırımlar bekliyor.
AB yeni tekstil yönetmeliğinin şirketlere göre dağılımı
| Şirket Ölçeği | Yasağın Uygulanma Durumu | Muafiyet / Geçiş Süreci |
| Büyük Ölçekli Şirketler | Hemen ve Tam Zorunluluk | Hiçbir geçiş süreci yok, yasak doğrudan devrede. |
| Orta Ölçekli Şirketler | Kademeli Geçiş | Uyum sağlamaları ve altyapı kurmaları için ek süre tanındı. |
| Küçük ve Mikro İşletmeler | Muaf Tutuldular | Mali yükün altında ezilmemeleri için yasak kapsamı dışındalar. |
Çevre kirliliğine karşı "Eko-Tasarım" kalkanı
Tekstil sektörü, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık %10'undan sorumlu ve petrol endüstrisinden sonra dünyayı en çok kirleten ikinci sektör konumunda. AB yetkilileri, bu yasakla birlikte hem tekstil atıklarının su kaynaklarını ve toprakları zehirlemesinin önüne geçmeyi hem de üreticileri "daha dayanıklı ve tamir edilebilir" kıyafetler üretmeye zorlamayı amaçlıyor. Sektör temsilcileri, bu kararın ardından moda dünyasında seri üretim çılgınlığının yerini daha sınırlı ve kaliteli koleksiyonlara bırakacağını öngörüyor.