Ahşap oymacılığının "kültürel miras taşıyıcısı" usta, sanatını gelecek kuşaklara aktarıyor
Yazan: Nihan Miray Yirmibeş
Erzurum'da çocukluk yıllarında oyun oynadığı atölyelerde ahşabın kokusuyla tanışan Yavuz Kırküzer, yarım asra yaklaşan zanaat hayatında binlerce esere imza attı.
13 yaşında başlayan çıraklık sevdası
Erzurum'da yetişen Yavuz Kırküzer'in ahşapla olan bağı, çocukluğunda atölyelerin arasında oynadığı oyunlarla başladı.
13 yaşında bir ustanın yanında tezgah başına geçen Kırküzer, dönemin ahşap kültürünü şu sözlerle anlatıyor: "O yıllarda çocuklar ekonomik nedenlerle değil, bir zanaat öğrensin diye terzi, berber veya marangoz yanına çırak verilirdi. Aileler çocuklarını doğrudan sanata yönlendirirdi."
Erzurum evlerinin tavanlarından cami minberlerine
Ahşap oyma sanatının zaman içindeki değişimine dikkat çeken Kırküzer, zanaatın geçmişte mimarinin kalbinde yer aldığını vurguluyor.
Ustalarının geleneksel Erzurum evlerinin tavan, terek ve kapı süslemelerini yaptığını belirten Kırküzer; kendilerinin çeyiz sandıkları, oymalı koltuklar ve yapımı 4-5 ay süren detaylı cami minberleri ürettiklerini, günümüzde ise kullanım alışkanlıklarının değişmesiyle daha çok hobi ve aksesuar odaklı çalıştıklarını ifade ediyor.
"İki elinizi de kullanmak zorundasınız, bu iş tam bir sabır sanatı"
Ahşap oymacılığının ciddi bir Beden sağlığı ve zihinsel odaklanma gerektirdiğini belirten Yavuz Usta, "İki elinizi de milimetrik kullanmak zorunda olduğunuz bir sanat bu.
Sabrınız yoksa kesinlikle yapamazsınız. Ben mutlu olmayan herkesi atölyeme çağırıyorum; ahşapla uğraşmak insanı iyileştirir" diyerek sanatın terapi edici yönüne dikkat çekiyor.
Erzurum Kalesi’nin gölgesinde bir ahşap okulu
Kentte bu sanatı icra eden tek tük ustadan biri kalan Kırküzer, çalışmalarını Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis ettiği Erzurum Kalesi yanındaki konakta sürdürüyor.
Yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan bu atölye, aynı zamanda gençlerin geleneksel el sanatlarını yerinde gözlemleyebildiği bir kültür durağı işlevi görüyor.
"Bize emanet edilen bıçakları gençlere devretmek en büyük arzumuz"
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ve yerel yönetimlerin desteğinin sanatı ayakta tuttuğunu vurgulayan Kırküzer, gençlere çağrıda bulunuyor: "Bakanlığın bizi sanatçı kabul edip teşvik etmesi çok kıymetli. Ancak gerisi gençlere kalıyor.
Gençlerin mutlaka bir sanatla vakit geçirmelerini tavsiye ediyorum. Bizden sonra da bu oymacı bıçakları kullanılarak yeni eserlerin ortaya çıkarılması en büyük dileğimizdir."
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ve yerel yönetimlerin desteğinin sanatı ayakta tuttuğunu vurgulayan Kırküzer, gençlere çağrıda bulunuyor: "Bakanlığın bizi sanatçı kabul edip teşvik etmesi çok kıymetli. Ancak gerisi gençlere kalıyor.
Gençlerin mutlaka bir sanatla vakit geçirmelerini tavsiye ediyorum. Bizden sonra da bu oymacı bıçakları kullanılarak yeni eserlerin ortaya çıkarılması en büyük dileğimizdir."
Sizin İçin Seçtiklerimiz
GDH'i Google'da takip edin
Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.