- Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sürdürmesini ateşkes konusunda isteksizliğin göstergesi olarak değerlendirdi.
- Wadephul, Moskova yönetiminin tutumunu değiştirmek amacıyla Rusya’ya yönelik baskıların artırılmasını istedi.
- Sergey Lavrov ile New York’ta yaptığı görüşmenin ardından Rusya’nın ateşkesle ilgilenmediği sonucuna vardığını belirtti.
- Almanya’nın BM İnsan Hakları Konseyi üyeliği kapsamında insan haklarının korunmasını ve Konseyin çalışmalarının güçlendirilmesini hedeflediğini ifade etti.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenen Varşova Güvenlik Forumu kapsamında katıldığı panelde Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Moskova yönetiminin Ukrayna’daki hesaplarını değiştirmek için Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiğini belirten Wadephul, Avrupa ülkelerinin Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusunda kararlı tutumlarını sürdürmelerinin önemine dikkati çekti.
Geçen ay New York’ta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmeyi hatırlatan Wadephul, bu temasın ardından Moskova’nın ateşkesle ilgilenmediği sonucuna vardığını ifade etti.
Rusya ile neden doğrudan görüşme yapılmadığı yönündeki eleştirilere de değinen Wadephul, Lavrov ile gerçekleştirdiği görüşmenin bu sorulara yanıt niteliğinde olduğunu belirterek, “Şimdi o görüşmeyi yaptım ve sonucunu gördünüz. Sonuç çok vahim.” dedi.
Wadephul, Rusya’nın Ukrayna’nın sivil enerji altyapısına yönelik saldırılarını sürdürmesini de eleştirdi.
Almanya’dan BM İnsan Hakları Konseyi mesajı
Almanya’nın Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi üyeliğine seçilmesine ilişkin de konuşan Wadephul, dünya genelinde insan haklarının korunmasını geliştirmek ve Konseyin çalışmalarını güçlendirmek için çaba göstereceklerini söyledi.
İnsan haklarının onurlu bir yaşamın temeli olduğunu vurgulayan Wadephul, özgürlük ve hukukun üstünlüğünü talep ettiği için hiç kimsenin cezalandırılmaması gerektiğini dile getirdi.
Tüm çocukların cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin eğitim alabilmesi ve herkesin güvenli içme suyuna erişebilmesi gerektiğini belirten Wadephul, insan haklarının soyut kavramlardan ibaret olmadığını, temel insani kazanımların korunmasında önemli rol oynadığını kaydetti.