- WOLAS Yönetim Kurulu Üyesi M. Beheşti Aydoğan, Varşova’daki AGİT İnsani Boyut Toplantısı’nda Almanya’daki Filistin dayanışma eylemlerine yönelik uygulamaları gündeme taşıdı.
- Aydoğan, barışçıl gösterilerin iptal edildiğini ve bazı eylemlerde orantısız polis müdahaleleri yaşandığını savundu.
- Müslümanların ve göçmenlerin vatandaşlık, iltica ve oturum süreçlerinde siyasi baskıyla karşılaştığını öne sürdü.
- Alman makamlarına barışçıl toplanma hakkını güvence altına alma ve eylemcilerin hak kayıplarını önleme çağrısı yaptı.
Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) Yönetim Kurulu Üyesi M. Beheşti Aydoğan, Varşova’daki AGİT İnsani Boyut Toplantısı’nda WOLAS adına söz aldı.
Aydoğan, Almanya’da barışçıl gösteriler ve kamusal etkinliklere yönelik kısıtlamaların yanı sıra göçmenler ve Müslümanların vatandaşlık ve iltica süreçlerinde karşılaştığı siyasi baskılara dikkat çekti.
Uluslararası Adalet Divanı’nın gündemindeki bir konunun Almanya sokaklarında baskı konusu haline getirilmemesi gerektiğini belirten Aydoğan, Almanya’nın Gazze’ye ilişkin tutumunu Lahey’de savunmak zorunda olduğunu, ancak ülkedeki insanların aynı konudaki endişelerini barışçıl şekilde dile getirmesinin engellendiğini söyledi.
Aydoğan, "Suçluluk Psikolojisinin Tahakkümü" başlıklı WOLAS raporuna da atıfta bulunarak bazı barışçıl gösterilerin son anda iptal edildiğini, polis müdahalelerinin orantısız olduğunu ve kamusal etkinlikler, sloganlar ile akademik söyleşilerin engellendiğini ifade etti.
"Müslüman topluluklar, fişleme ve gözetlemeye maruz kalıyor"
Aydoğan, WOLAS tarafından hazırlanan raporun mahkeme kararları, parlamento belgeleri ve protestocuların tanıklıklarına dayandığını belirterek Almanya’da temel haklara yönelik ihlaller konusunda "tutarlı bir kalıp" ortaya çıktığını savundu.
Toplanma hakkına yönelik kısıtlamalara dikkat çeken Aydoğan, yürüyüşlerin başlamasından saatler önce iptal edildiğini ve göstericilerin belirli alanlarla sınırlandırıldığını söyledi. Protestocuların sürüklendiğini, biber gazına maruz bırakıldığını ve ellerinin arkadan kelepçelendiğini aktardı.
İfade özgürlüğü konusunda da farklı mahkemelerin aynı slogan hakkında farklı kararlar verebildiğini belirten Aydoğan, bu durumun hangi ifadelerin hukuken kabul edilebilir olduğu konusunda belirsizlik oluşturduğunu dile getirdi.
Aydoğan ayrıca iki üniversitenin BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Özel Raportörü’nün konferanslarını iptal ettiğini ve bazı kamu görevlilerinin siyasi görüşleri nedeniyle yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Müslüman toplulukların da ayrımcılığa maruz kaldığını öne süren Aydoğan, başörtülü kadınlar da dahil olmak üzere bazı Müslümanların fişleme ve gözetleme uygulamalarından şikayetçi olduğunu belirtti.
Bazı eyaletlerde vatandaşlık başvurusu yapan kişilerden İsrail Devleti'ne karşı çıkmayacaklarına ilişkin beyanda bulunmalarının istendiğini savunan Aydoğan, Filistin eylemlerine katılan bazı göçmenlerin ise iltica başvurularının geciktiğini ve oturum izinlerinin iptal edildiğini bildirdi.
Alman makamlarına çağrı
Aydoğan, Alman makamlarının sivil toplum üzerinde baskı oluşturduğunu savunduğu uygulamalara da değindi.
Alman makamlarına söz konusu kararların iptal edilmesi çağrısında bulunan Aydoğan, barışçıl toplanma hakkının güvence altına alınmasını ve Filistin’le dayanışma eylemlerine katılan kişilerin hak kayıplarının önlenmesini istedi.