- Cumhurbaşkanı Erdoğan, çarşamba günü 119 gün aranın ardından TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı’nda konuşarak Terörsüz Türkiye süreci ve iç gündeme ilişkin mesajlar verecek.
- Perşembe günü Kanada Başbakanı Mark Carney’i kabul etmesi beklenen Erdoğan’ın görüşmesinde ticaret, yatırım, enerji, madencilik ve savunma alanlarındaki iş birliği ele alınacak.
- Öte yandan Erdoğan’a sunulan raporda, Avrupa’da aşırı sağın yükselişi ve Almanya’daki siyasi gelişmelerin Türk ve Müslüman toplumu açısından risklerine dikkat çekildi.
Yeni haftada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gündemi yoğun olacak.
Türkiye Gazetesi'nden Emrah Özcan'ın haberine göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan çarşamba günü 119 gün sonra TBMM’de grup toplantısı yapacak. Milletvekillerine hitap edecek olan Erdoğan, iç ve dış gündeme dair önemli mesajlar verecek. Özellikle Terörsüz Türkiye’deki son durum, Meclis çalışmaları, yeni yasama dönemi ile ilgili açıklamalarda bulunacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın perşembe günü de Kanada Başbakanı Mark Carney’i kabul etmesi bekleniyor. Görüşmede iki ülke arasındaki ortaklığın enerji ve madencilik, iklim, savunma ve güvenlik ile halklar arası ilişkiler gibi alanlarda geliştirilmesi ele alınacak.
Türkiye ile Kanada arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi için özellikle enerji, havacılık, ileri teknolojiler, madencilik ve kritik mineraller alanlarındaki fırsatlara odaklanılması bekleniyor. İki ülke arasındaki ticaret son beş yılda yaklaşık yüzde 50 arttı.
Carney, Temmuz 2026’da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında geldiği Ankara’da, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı tarafından Almanya’daki son eyalet seçimleri ve Avrupa’daki aşırı sağın yükselişine dair sunum yapıldı. Sunumda, merkez siyasetin çöktüğü ve Avrupa Birliği’nin kuruluş felsefesinden uzaklaşıldığı bildirildi. Almanya’da, aşırı sağ ve aşırı solun toplam oyunun yüzde 60’lara ulaştığı kaydedilirken toplumun yüzde 87’sinin Şansölye Friedrich Merz’den memnun olmadığı belirtildi.
Türk Müslüman topluluğu için bu durumun büyük riskli taşıdığı vurgulanırken, aşırı sağın, “Camileri ahır mı yapalım, diskoya mı çevirelim” diye anketler oluşturduğu aktarıldı. Müslüman seçmenin yüzde 51’inin göçmen ve İsrail karşıtı politikaları sebebiyle sol partileri tercih ettiği, yüzde 4’ünün ise aile odaklı ve LGBT karşıtı tutum sebebiyle aşırı sağa oy verdiği aktarıldı.