- Dokustelle, 2025’te Müslümanları veya Müslüman olarak algılanan kişileri hedef alan 1684 olay kaydetti. Vakaların yüzde 63,1’i çevrim içi ortamda gerçekleşti.
- GAW raporuna göre dini ayrımcılık vakalarının yüzde 87’si Müslümanlarla ilgiliydi; bu vakalardaki mağdurların yüzde 90’ı kadınlardan oluştu.
- Kamu kurumlarıyla ilgili ırkçılık bildirimleri 105’ten 125’e, polisle ilgili bildirimler ise 56’dan 108’e yükseldi.
- Göç ve Entegrasyon 2026 raporunda, ayrımcılık deneyimi bildirenlerin oranı Türkiye doğumlularda yüzde 82 olarak kaydedildi. Avusturya’da 2025 boyunca toplam 6751 ön yargı saikiyle işlenen suç bildirildi.
Anadolu Ajansının (AA) “Avrupa’da ayrımcılık” başlıklı dosya haberinin on ikinci ve son bölümünde, Avusturya’daki Müslüman karşıtlığı ve ayrımcılık deneyimleri, resmi kurumların raporları ve sivil toplum kuruluşlarının değerlendirmeleri üzerinden ele alındı.
Avusturya Müslüman Karşıtı Irkçılık ve İslam Düşmanlığı Belgeleme ve Danışma Merkezi Dokustelle’nin 11 Haziran’da yayımladığı 2025 raporunda, Müslümanları veya Müslüman olarak algılanan kişileri hedef alan 1684 olayın kaydedildiği belirtildi.
Kuruluşun kayıtlarında şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaşan vaka sayısının toplumdaki bütün olayları kapsamadığı, gerçek sayının daha yüksek olabileceği vurgulandı.
Vakaların yüzde 63,1’inin çevrim içi ortamda gerçekleştiği aktarılan raporda, ırkçılığın yalnızca bireysel davranışlarla sınırlı kalmadığı, siyasi söylemler ve kurumsal uygulamalar aracılığıyla da yeniden üretildiği ifade edildi.
Yılın son iki ayında bildirimlerin yoğunlaştığına dikkat çekilen raporda, bu artış başörtüsü yasağına ilişkin tartışmalar ve bazı siyasi kampanyalarla ilişkilendirildi.
Dini ayrımcılık vakalarında Müslüman kadınlar öne çıkıyor
Avusturya Eşit Muamele Ombudsmanlığının (GAW) 2024-2025 faaliyet raporuna göre, dini ayrımcılık vakalarının yüzde 87’si Müslümanlarla ilgili olurken, bu vakalardaki mağdurların yüzde 90’ını kadınlar oluşturdu.
Raporda, din, cinsiyet ve etnik kökenin birlikte etkili olduğu, farklı ayrımcılık nedenlerinin mağdurların deneyimlerinde iç içe geçtiği kaydedildi.
Avusturya Parlamentosunun 30 Eylül’de yayımladığı raporda ise GAW’nin iki yıllık dönemde 9 bin 268 başvuruyu ele aldığı, bunların 1975’inin ayrımcılık vakalarıyla ilgili olduğu belirtildi.
Önceki iki yıllık döneme kıyasla ayrımcılık vakalarının yüzde 33 arttığı aktarılan raporda, vakaların yüzde 73’ünün çalışma hayatıyla bağlantılı olduğu ifade edildi.
Ayrımcılık vakalarının yüzde 33’ünün etnik kökenle ilişkili olduğu belirtilirken, hizmetlere erişimde konut piyasasındaki ırkçılık ve işletmelere alınmama gibi sorunların öne çıktığı bildirildi.
Kamu kurumları ve polisle ilgili ırkçılık bildirimleri arttı
Irkçılık Karşıtı Çalışma ve Sivil Tepkinin (ZARA) raporlarında, kamu kurumlarıyla ilgili ırkçılık bildirimlerinin 2024’te 105 iken 2025’te 125’e yükseldiği kaydedildi. Aynı dönemde polisle ilgili bildirimler de 56’dan 108’e çıktı.
ZARA’nın 2025 raporunda, Viyana’daki göçmenlik dairesinin bir oturum başvurusunu Türk ve Müslümanlara ilişkin ön yargılar içeren polis raporuna dayanarak reddettiği bir örneğe yer verildi.
Evliliğin oturum izni almak amacıyla yapıldığı iddiasının mahkemede geçersiz bulunduğu ve ret kararının kaldırıldığı aktarıldı.
Başörtüsü yasağı ayrımcılık tartışmalarını büyüttü
Avusturya’da 1 Eylül’de yürürlüğe giren düzenlemeyle, kamu ve özel okullarda 14 yaşından küçük kız öğrencilerin başörtüsü takması yasaklandı.
Yasağın Yahudilerin kullandığı kipa ve Hristiyanların taktığı haç gibi diğer dini sembolleri kapsamaması, düzenlemenin yalnızca Müslüman kız öğrencileri hedef aldığı yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.
Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ), yasağın uygulanması sırasında bazı kız öğrencilerin uzun süre okul sekreterliklerinin önünde bekletildiğini, sınıflarına dönmelerine izin verilmediğini ve eve gönderildiklerini bildirdi.
Velilerin aktardığı olaylara ilişkin açıklamada, öğrencilerin koridorlarda tekrar tekrar görüşmeye çağrıldığı ve bu görüşmelerde davranışları nedeniyle ebeveynlerinin yaptırımları veya cezalarıyla karşılaşabileceklerinin kendilerine söylendiği belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü Avusturya da değerlendirmesinde, düzenlemenin yalnızca Müslüman kız çocuklarını hedef aldığını ve din ile cinsiyet temelinde ayrımcılık oluşturduğunu kaydetti.
Kız çocuklarının kendi kıyafetleri ve dini kimlikleri hakkında karar verebilmesinin önemine işaret edilen açıklamada, devletin çocukları başörtülerini çıkarmaya zorlamasının kişisel özgürlüğe müdahale olduğu ve ayrımcılıktan uzak eğitime erişim hakkıyla bağdaşmadığı vurgulandı.
Kamu kurumlarıyla ilişkilerde güven sorunu yaşanıyor
Dokustelle’nin 26 Mart’ta yayımladığı “Hukuk korumadığında” başlıklı araştırmada, Müslümanların polis, mahkemeler ve idari makamlarla ilişkilerinde karşılaştıkları deneyimler incelendi.
Müslüman veya Müslüman olarak algılanan kişilerin çevrim içi anket yanıtları ve deneyimlerine dayanan araştırmada, katılımcıların yüzde 60’tan fazlasının kurumsal bağlamda ırkçılığa maruz kaldığını bildirdiği aktarıldı.
Araştırmada, saygısız muamele ve genelleyici yaklaşımların öne çıktığı, katılımcıların yalnızca yüzde 19’unun avukat desteğine sahip olduğu belirtildi.
Bu deneyimlerin devlet kurumlarına duyulan güveni, hak arama süreçlerini ve toplumsal katılımı olumsuz etkilediği değerlendirmesine yer verilen araştırmada, güvenli şikayet mekanizmalarının oluşturulması ve kamu görevlilerine yönelik eğitimlerin artırılması önerildi.
Göçmenlerin ayrımcılık deneyimleri iş ve eğitim hayatına yansıyor
Avusturya İstatistik Kurumunun eylülde yayımladığı “Göç ve Entegrasyon 2026” raporunda, araştırmaya katılan göçmenlerin yüzde 72’sinin önceki 12 ay içinde kökenleri nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını bildirdiği kaydedildi.
Dokuz farklı ülkede doğmuş 4 bin 260 göçmenin katıldığı araştırmada, iş veya eğitim hayatında kökenleri nedeniyle olumsuz muamele gördüğünü belirtenlerin oranının yüzde 65, kamu kurumlarıyla ilişkilerde benzer deneyimler yaşayanların oranının ise yüzde 59 olduğu aktarıldı.
Genel ayrımcılık deneyimi bildirenlerin oranı Türkiye doğumlularda yüzde 82, Romanya doğumlularda yüzde 65, Sırbistan ve Bosna Hersek doğumlularda ise yüzde 67 olarak kayıtlara geçti.
Avusturya’da 6751 nefret suçu kaydedildi
Avusturya İçişleri Bakanlığının 27 Temmuz’da açıkladığı 2025 Nefret Suçları Raporu’nda, ülke genelinde ön yargı saikiyle işlenen 6751 suçun kaydedildiği ve sayının önceki yıla yakın seviyede kaldığı bildirildi.
Köken, din, cinsiyet veya dünya görüşü gibi nedenlerle işlenen suçların incelendiği raporda, internetin olayların en sık kaydedildiği yer olduğu, şüphelilerin yaklaşık üçte birinin 21 yaşından küçük olduğu belirtildi.
Şiddet içeren nefret suçlarında 1575 mağdurun kaydedildiği aktarılan raporda, yaralama, tehlikeli tehdit ve zorlama suçlarında bütün yaş grupları açısından ulusal veya etnik kökenin başlıca saik olduğu vurgulandı.