İnternet çağında dilin kullanımı hızla değişime uğrarken, temel sözlük kurallarına sadık kalmak büyük önem taşıyor. Doğru kelime seçimi, kişisel ifademizi güçlendirirken, yanlış kullanımlar iletişim kazalarına neden olmaktadır. Dilimizin zenginliklerinden biri olan ayağa kalkmak ifadesinin sözlük anlamı nedir?
Ayağa kalkmak ifadesinin anlamı nedir?
Sözlükte tek bir karşılığı bulunmayan bu kelime, gerçek anlamının yanı sıra mecaz veya terim anlamlarıyla da dikkat çeker. Tüm anlamları aşağıda listelenmiştir.
- Ayakları üzerinde durmak, dikilmek
- Hasta iyileşip yürüyecek duruma gelmek
- Saygı göstermek için oturma durumundan ayaküzeri durumuna geçmek
- Harekete geçmek
- İsyan etmek
- mecaz Telaşlanmak, telaşa kapılmak, heyecanlanmak
Ayağa kalkmağın cümle içinde kullanımı
Ayağa kalkmak ifadesinin metin içerisinde nasıl yer aldığını gösteren çeşitli kullanım örnekleri aşağıda belirtilmiştir.
- Yeniden ayağa kalkıyorum, pencereye kadar gidiyorum.
- Jülide yavaş yavaş iyi oluyordu, ilkbahara doğru büsbütün ayağa kalktı.
- O gün yer yerinden oynadı, bütün İstanbul'a ayağa kalkmıştı.
- Bütün kahve halkı ayağa kalkıyor.
Ayağa kalkmak ifadesinin yer aldığı atasözleri ve deyimler
Dilimizde bu ayağa kalkmak ifadesi ile ilişkilendirilen birden fazla atasözü ve deyim kaydı vardır.
- Ayağa düşmek
- Ayağa fırlamak
- Ayağa kaldırmak
- Ayağı (veya ayakları) dolaşmak
- Ayağı (veya ayakları) suya ermek
- Ayağı alışmak
- Ayağı almak
- Ayağı düşmek
- Ayağı düze basmak
- Ayağı gitmemek
- Ayağı ile gelmek
- Ayağına (veya ayaklarına) dolanmak (veya dolaşmak)
- Ayağına (veya ayaklarına) kapanmak
- Ayağına bağ olmak
- Ayağına bağ vurmak
- Ayağına çağırmak
- Ayağına çelme takmak
- Ayağına düşmek
- Ayağına geçirmek
- Ayağına gelmek
- Ayağına getirmek
- Ayağına gitmek
- Ayağına ip takmak
- Ayağına kira istemek
- Ayağına sağlık
- Ayağına sıcak su mu, soğuk su mu dökelim?
- Ayağına sıkmak
- Ayağına üşenmemek
- Ayağında donu yok, fesleğen ister (veya takar) başına
- Ayağını (veya ayaklarını) altına almak
- Ayağını (veya ayaklarını) öpeyim
- Ayağını (veya ayaklarını) sürümek
- Ayağını alamamak
- Ayağını bağlamak
- Ayağını çekmek
- Ayağını denk almak
- Ayağını denk basmak
- Ayağını giymek
- Ayağını kaydırmak
- Ayağını kesmek
- Ayağının (veya ayaklar) altında
- Ayağının (veya ayaklarının) altını öpeyim
- Ayağının altına almak
- Ayağının altına karpuz kabuğu koymak
- Ayağının bağını çözmek
- Ayağının bastığı yerde ot bitmez
- Ayağının pabucunu başına giymek
- Ayağının pabucu olamamak
- Ayağının tozu ile
- Ayağının tozunu silmeden
- Ayağının türabı olmak
- Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin
- Ayağını tek almak
- Ayağını vurmak
- Ayağını yorganına göre uzat
- Ayağı yerden kesilmek
- Ayağı yürüten baştır
- Ayak açmak (veya vermek)
- Ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz
- Ayak almak
- Ayak atmak
- Ayak atmamak
- Ayak ayak üstüne atmak
- Ayak basmak
- Ayak basmamak
- Ayak çekmek
- Ayak değiştirmek
- Ayak diremek
- Ayaklar altına almak
- Ayaklar baş, başlar ayak olmak
- Ayakları geri geri gitmek
- Ayaklarına (veya ayağına) kara su (veya sular) inmek
- Ayaklarının (veya ayağının) ucuna basmak
- Ayakları üstünde durmak
- Ayakları yerden kesilmek
- Ayakları yere değmemek
- Ayak sürümek
- Ayak tutmak
- Ayak uydurmak
- Ayak üstünde olmak
- Ayak vermek
- Ayak yapmak