- MHP lideri Bahçeli: "Bizim için esas olan, Türkiye'nin bağımsızlığını ve egemenliğini korumaktır"
- "Coğrafyamızla kurduğumuz bağ, yalnızca haritalarla ve sınırlarla açıklanabilecek bir bağ değildir"
- "Türkiye'siz bir Türk dünyası hesabını hayata geçirmeye çalışan yaklaşımları da dikkatle izliyoruz"
- "Türkiye-Azerbaycan ilişkileri taşıdığı tarihi ve stratejik değerin muhafazası bakımından önemlidir"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, MYK-MDK ve Milletvekilleri Ortak Toplantısı'nın ardından yazılı açıklamada bulundu.
Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin köklü tarihinden aldığı gücün zamanla edinmiş olduğu önemli tecrübelerle ile milletinden aldığı emanete duyduğu sarsılmaz sorumlulukla, Türkiye'nin geleceğine yürüyüşünü kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti.
"Coğrafyamızla kurduğumuz bağ, yalnızca haritalarla ve sınırlarla açıklanabilecek bir bağ değildir"
Bahçeli, Türkiye'nin önündeki her türlü engelin aşılmasının milli birlik ve beraberliğin daha da güçlendirilmesi, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması ve Türk dünyasının ortak geleceğinin inşası için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi:
"Milliyetçi Hareket Partisi, dün olduğu gibi bugün de milletinin emrinde, Türkiye'nin hizmetinde ve Türk milletinin istikbalinin yanındadır. Bu anlayış ve sorumlulukla, Partimizin 15. Olağan Büyük Kurultayı'nın 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır."
Türkiye'nin Akdeniz havzasındaki komşuları ve yakın çevresi üzerinden çok yönlü bir stratejik kuşatmaya maruz bırakılmak istendiğini dikkat çeken Bahçeli sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye'yi kendi coğrafyasında edilgen bir konuma sürüklemek, hareket alanını daraltmak ve bölgesel gelişmelerin dışında tutmak isteyen hesaplar, devletimizin tarihi birikimini ve milletimizin iradesini hesaba katmak zorundadır. Bizim coğrafyamızla kurduğumuz bağ, yalnızca haritalarla ve sınırlarla açıklanabilecek bir bağ değildir."
"Türkiye'siz bir Türk dünyası hesabını hayata geçirmeye çalışan yaklaşımları da dikkatle izliyoruz"
Bahçeli, Mekke Antlaşması ile başlayan, Bedir Mutabakatı ile taçlanan yürüyüşün; inançlarının, dayanışma anlayışlarının ve medeniyet tasavvurlarının gönül coğrafyalarındaki sorumluluğuna dikkat çekti:
"Bu tarihi mirasın yüklediği vazife, milletimizin iradesinden alınan yetkiler ve devletimizin imkânları çerçevesinde, uluslararası hukukun ve meşruiyetin gerekleri gözetilerek yerine getirilmektedir. Türkiye, ihtiyaç duyulan her durumda kendi güvenliğini koruyacak, milli haklarını savunacak ve bölgesel istikrarın tesisine katkı sunacak güçlü bir iradeye sahiptir. Öte yandan; Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki meşru hakları ve bölgesel iş birliği bakımından önemli bir gelişmedir."
"Türkiye-Azerbaycan ilişkiler taşıdığı tarihi ve stratejik değerin muhafazası bakımından önemlidir"
Türk devletlerinin arasındaki ilişkilerin dışarıdan kurgulanacak siyasi projelere, jeopolitik hesaplara ve ayrıştırıcı tasarımlara indirgenemeyecek kadar derin bir tarihi zemine sahip olduğunu belirten Bahçeli, "Türk dünyasının geleceği; bağımsız devletlerimizin egemenliğine, karşılıklı saygıya, eşit ortaklığa, güvene ve kardeşlik hukukuna dayanmaktadır." dedi.
Bahçeli, önümüzdeki hafta Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin bu tarihi sorumluluğun ve ortak gelecek iradesinin önemli bir tezahürü olacağına dikkat çekti:
"Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'i Ankara'daki zirveye davet etmesi, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin taşıdığı tarihi ve stratejik değerin muhafazası bakımından ayrıca önemlidir. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar, günlük siyasi gelişmelerin ve geçici anlaşmazlıkların ötesinde ortak tarih, dil, kültür, karşılıklı güven ve milletimizin gönül birliği üzerinde yükselmektedir."
"Bizim için esas olan, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ve egemenliğini korumaktır"
Türkiye ile Azerbaycan'ın birbirine duyduğu güvenin korunmasının; iki devlet arasındaki dayanışmanın sürdürülmesi ve Türk dünyasının müşterek geleceğinin güvence altına alınması bakımından vazgeçilmez olduğunu söyleyen Bahçeli, şöyle konuştu:
"Bir diğer taraftan tekrar hatırlatmak isterim ki; Türkiye'nin sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümsüzlüğe mahkûm edilmiş bir ülke olduğu düşüncesi, Türkiye'nin sahip olduğu devlet tecrübesi, siyasi irade ve çözüm üretme kapasitesiyle bağdaşmamaktadır. Türkiye'de son zamanlarda gündemde tutulmak istenen meselelerin, asıl gelişmeleri gölgelemek ve kamuoyunun dikkatini başka yönlere çevirmek amacıyla kullanıldığını da göz ardı etmiyoruz. Bu nedenle, ülkemizin önceliklerini gölgeleyebilecek her türlü gelişmeyi dikkatle değerlendirmek ve milli meseleler karşısında sorumluluk bilinciyle hareket etmek büyük önem taşımaktadır."