MHP lideri Bahçeli, MHP'nin sosyal medya hesabı üzerinden fon soruşturmaları ve belediye operasyonlarını değerlendirdiği yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamasının satır başları şöyle:
- Yolsuzluk, rüşvet, yağmacılık ve kayırmacılığa meydan vermemek; bu suçları işleyenlerin de hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını milli bir vazife olarak görmekteyiz
- Bankacılık ve sermaye piyasaları güvenli ve istikrarlıdır. Tabi ki toplum kesimlerinin, emeklimizden çiftçimize, esnafımızdan çalışanımıza sorunlarımız vardır ve bunların süratle giderilmesi gerekmektedir.
"Belediyeler kamusal emanettir"
-O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun; yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir.
-Esasen belediyeler, siyasi bir iktidar alanı olmaktan önce kamusal bir emanettir ve buraları yönetenlerin bu yasal ve ahlaki sorumluluğu içselleştirerek görevlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.
-İhale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında ahlak ve yönetişim problemidir. Bununla birlikte bu tarihi yolsuzluk skandalının mali tablosunu da kamuoyumuz merak etmektedir.
-Yargı kararlarıyla, Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleriyle birlikte kamu zararının açıkça ortaya konulması, yolsuzlukların faturasının kamuoyunda paylaşılması, maşeri vicdanın rahatlatılması bakımından kaçınılmazdır.
Türkiye arınma sürecinden geçmektedir
-Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yerimizi almaya çalışırken Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır.
-Türkiye’nin millî yükseliş iradesiyle büyük bir siyasi kararlılığın ortaya konulduğu; ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, savunma sanayisi gibi birçok alanda dünyada önemli ilerlemeler kaydettiği, aynı zamanda 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedefleri doğrultusunda atılan adımların sonuç verdiği bir dönemde, oluşan huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik girişimler kabul edilemezdir.