- Adalet Bakanı Akın Gürlek, AHBAP soruşturmasında yaklaşık 245 milyon dolarlık para trafiğinin tespit edildiğini, Gülistan Doku dosyasında ise naaşın yerinin değiştirilmesi ve kimyasal madde kullanılması ihtimallerinin araştırıldığını açıkladı.
- Alihan Kuriş soruşturmasında Almanya’dan adli yardım talep edildiğini, İBB dosyasında yeni ihale raporlarının incelendiğini ve ek iddianame hazırlığı yapıldığını belirtti.
- Gürlek ayrıca Kâşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili dosyanın yeniden açıldığını belirterek, soruşturmalarda makam ve isimlere değil delillere bakılması gerektiğini vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çağlayan Adliyesi muhabirleriyle bir araya gelerek devam eden adli soruşturmalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, AHBAP Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutundan Gülistan Doku dosyasındaki iddialara, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapıya yönelik soruşturmadan İBB dosyasındaki ek iddianame hazırlığına kadar birçok başlıkta bilgi verdi.
245 milyon dolarlık para trafiği
Adalet Bakanı Gürlek, AHBAP Derneği hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna ilişkin dosyada yaklaşık 245 milyon dolarlık para toplandığının tespit edildiğini belirtti.
Soruşturma kapsamında, toplanan paraların yanı sıra elden borç verdiğini, taşınmaz devrettiğini veya senet aldığını söyleyen çok sayıda müştekinin beyanlarının da incelendiğini aktaran Gürlek, ABD'de bulunan bir kliniğin sahibiyle ilgili iddiayı da paylaştı.
Gürlek, "AHBAP soruşturmasında dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığı ifade ediliyor. Toplanan bu paraların dışında bir de müştekiler var. Elden borç verdiğini, taşınmaz devrettiğini veya senet aldığını söyleyen kişiler bulunuyor" dedi.
ABD'deki bir klinikten 4 milyon 600 bin dolarlık borç senedi alındığına ilişkin iddianın da soruşturma kapsamında incelendiğini belirten Gürlek, bazı taşınmazların önce asistanlar üzerinden devredildiğine yönelik tespitler bulunduğunu söyledi.
Gürlek, "Az önce görüştüğüm bir kişi, Amerika'da bulunan kliniğine Haluk Levent'in geldiğini, 4 milyon 600 bin dolar verdiğini söylüyor. Taşınmazların doğrudan Haluk Levent adına değil, önce asistanı Yeliz Kaya adına, ardından Esin Önder Çağlayan'a devredildiğine ilişkin işlemler bulunuyor" ifadelerini kullandı.
Depolarda çürümeye terk edildiği belirtilen yardım malzemelerinin de araştırıldığını aktaran Gürlek, MASAK tespitleri ve itirafçı beyanlarının dosyaya girdiğini kaydetti.
Gülistan Doku dosyasında "kimyasal madde" ihtimali
Gürlek, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada önemli ilerlemeler sağlandığını belirterek dosyadaki bazı beyanlarda genç kızın naaşının birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğinin öne sürüldüğünü söyledi.
Naaşın son olarak Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürülmüş olabileceğine ilişkin beyanların bulunduğunu belirten Gürlek, kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini açıkladı.
Gürlek, "Gülistan Doku dosyasında çok önemli ilerlemeler sağlandı. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor" dedi.
Soruşturmanın geçmiş dönemlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, bazı kamu görevlilerinin yetkilerini usulsüz kullanarak olayın aydınlatılmasını engellemeye veya delilleri ortadan kaldırmaya çalıştıklarına yönelik iddiaların incelendiğini belirtti.
Gürlek, "Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil" diyerek soruşturmanın makam ve unvan gözetilmeksizin sürdürüleceğini vurguladı.
Alihan Kuriş soruşturmasında Almanya'dan adli yardım talebi
Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapıya yönelik yürütülen mali soruşturmada uluslararası adli süreç de başlatıldı.
Adalet Bakanı Gürlek, soruşturma kapsamında Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu açıkladı. Bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, kimler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin ortaya çıkarılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının işletildiğini belirten Gürlek, soruşturma kapsamında şu anda yaklaşık 80 kişinin tutuklu bulunduğunu söyledi.
Gürlek, "Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında Almanya'dan adli yardım talebinde bulunuldu. Bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, hangi kişiler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin aydınlatılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları işletiliyor" dedi.
Şirket ve dernek kayıtlarının da incelendiğini belirten Gürlek, dinî duyguların istismar edilerek üst kademede bulunan bazı kişilere özel ve lüks bir yaşam alanı oluşturulduğuna ilişkin ciddi iddiaların bulunduğunu kaydetti.
İBB dosyasında yeni ihale raporları inceleniyor
Gürlek, Ekrem İmamoğlu davasında tanık baskısı yapıldığı yönündeki iddiaları da yalanladı.
Mevcut yargılamanın dışında, İBB'yle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturma süreçlerinin de bulunduğunu açıklayan Gürlek, bu soruşturmalarda yeni delil ve raporların incelendiğini belirtti.
Gürlek, ek iddianame hazırlığına ilişkin, "İBB ile ilgili, yargılamaya konu olan dosyanın dışında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturma süreçleri de bulunuyor. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" ifadelerini kullandı.
Kâşif Kozinoğlu dosyası yeniden açıldı
Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden MİT mensubu Kâşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili dosyanın da yeniden açıldığı belirtildi.
Gürlek, yurt dışında firari olarak bulunan ve FETÖ bağlantısı nedeniyle hakkında adli süreç yürütülen eski bir cezaevi personelinin verdiği önemli beyanların ardından bazı adli işlemlerin gerçekleştirildiğini açıkladı.
Kozinoğlu'nun ölümünün kesin nedenine ilişkin tüm ihtimallerin bilimsel ve adli veriler ışığında araştırıldığını belirten Gürlek, "Kâşif Kozinoğlu şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildi" dedi.
Gürlek, "Ölümünün kesin sebebine ilişkin tartışmalar var. Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor" ifadelerini kullandı.
"Dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak"
Adalet Bakanı Gürlek, siyasete ilişkin yürütülen soruşturmaların da sürdüğünü belirterek Melih Gökçek ve Ahmet Davutoğlu hakkındaki dosyalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yargı mensuplarının soruşturma ve davalarda kişilerin makam veya unvanlarından etkilenmemesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, yargı süreçlerinde yalnızca delil ve hukukun esas alınması gerektiğini söyledi.
Gürlek, yargı mensuplarına yönelik mesajını şu sözlerle ifade etti:
"Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın; dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver. Kişilerin isimleri, unvanları, makamları veya görevleri önemli değil."