Türk dünyası ve İslam coğrafyasından din adamları ile bilim insanlarını bir araya getiren toplantılarda, Şirvânî’nin yaklaşık altı asır önce şekillendirdiği tasavvuf anlayışının günümüz dünyasına bıraktığı miras ele alınıyor.
Bakü, Türk ve İslam dünyasının tasavvuf tarihinde müstesna bir yere sahip olan büyük bir mutasavvıfı yeniden gündeme taşıyor.
Türk Devletleri Teşkilatı Müslüman Dinî Liderler Konseyi’nin 7. toplantısı çerçevesinde, Seyyid Yahyâ Baküvî Şirvânî’ye adanan Birinci Uluslararası Bilimsel ve Uygulamalı Konferans gerçekleştirildi. Konferansın Bakü’de başlayan çalışmaları daha sonra Ağdam’da devam etti.
Etkinlik, yalnızca tarihî bir şahsiyetin anılması niteliğini taşımıyor. Konferansın merkezinde Seyyid Yahyâ’nın düşüncesinin günümüz dünyasında nasıl okunabileceği bulunuyor.
Toplantılarda onun tasavvuf ve düşünce mirası; Türk dünyasının manevî bütünleşmesi, Halvetî geleneğinin Kafkasya ve Avrasya’daki etkileri, gençlerin manevî eğitimi, insan kardeşliği, çokkültürlülük ve dinî aşırılığa karşı mutedil İslam anlayışı gibi başlıklar çerçevesinde değerlendiriliyor.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de 15 Eylül’de TDT Müslüman Dinî Liderler Konseyi üyeleri ile konferansın eş düzenleyicilerinden oluşan heyeti kabul etti. Aliyev, Bakü’de aynı günlerde hem TDT dinî liderler toplantısının hem de Yahyâ Baküvî konferansının düzenlenmesinin anlamlı olduğunu belirterek Şirvânî’yi Azerbaycan’ın yetiştirdiği önemli düşünürlerden biri olarak değerlendirdi. Kullanıcıya Bakü’den ulaştırılan toplantı metninde de Şirvânî’nin mirasının yalnız Azerbaycan açısından değil, bütün İslam dünyası açısından taşıdığı değere özellikle vurgu yapılıyor.
Peki Seyyid Yahyâ Şirvânî kimdi?
Tam adı Seyyid Cemâlüddin Yahyâ b. Seyyid Bahâeddin eş-Şirvânî olan Yahyâ-yı Şirvânî, 15. yüzyılın büyük mutasavvıf ve müelliflerinden biriydi.
Kaynaklarda doğum tarihi kesin biçimde tespit edilemese de Şirvan bölgesinde, Şamahı'da dünyaya geldiği kabul edilir. Hayatının en önemli dönemi ise Bakü'de geçti.
TDV İslâm Ansiklopedisi onu doğrudan “Halvetiyye tarikatının ikinci kurucusu, sûfî müellif” olarak tanımlıyor. Kaynaklarda ölüm tarihi konusunda farklı tarihlendirmeler bulunmakla birlikte TDV'nin Yahyâ-yı Şirvânî maddesi 870/1466 tarihini verir. Türbesi bugün Bakü'deki Şirvanşahlar Sarayı kompleksinde bulunmaktadır.
Ancak Yahyâ Şirvânî'nin önemini anlayabilmek için Halvetîliğin tarihine biraz daha geriden bakmak gerekir.
Halvetîliğin “ikinci pîri”
Halvetiyye'nin kurucu pîri Ömer el-Halvetî kabul edilir.
Fakat tarikatı sistemleştiren, çok sayıda mürid ve halife yetiştirerek geniş bir coğrafyaya yayılmasının temelini atan isim Yahyâ-yı Şirvânî oldu.
Bu nedenle tasavvuf tarihinde kendisine “Pîr-i Sânî”, yani ikinci pîr denildi.
TDV İslâm Ansiklopedisi daha da güçlü bir ifadeyle onu tarikatın “ikinci pîri, bir bakıma gerçek kurucusu” olarak nitelendiriyor.
Bu tanımlama önemlidir.
Çünkü Halvetiyye, Şirvânî'den sonra yalnız Azerbaycan'da kalan mahallî bir tasavvuf hareketi olmadı.
Azerbaycan'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Balkanlar'a; Suriye'den Mısır ve Kuzey Afrika'ya, Sudan ve Habeşistan'dan Güney Asya'ya kadar yayıldı ve zaman içerisinde İslam dünyasının en geniş tasavvuf geleneklerinden biri hâline geldi.
Bu büyük yayılmanın merkezindeki isimlerden biri Bakü'deki Seyyid Yahyâ Şirvânî'ydi.
Bakü'den Anadolu'ya uzanan manevî yol
Yahyâ-yı Şirvânî çok sayıda halife yetiştirdi.
Bunların arasında Dede Ömer Rûşenî, Habib Karamânî, Pîr Şükrullah Ensârî, Muhammed Bahâeddin Erzincânî ve Ziyâeddin Yûsuf Şirvânî gibi isimler bulunuyordu.
Özellikle Anadolu açısından bu silsile son derece önemlidir.
Şirvânî'nin yetiştirdiği veya onun irfan zincirinden gelen sûfîler aracılığıyla Halvetîlik Anadolu'da giderek güçlendi. Daha sonraki yüzyıllarda ortaya çıkan Rûşeniyye, Cemâliyye, Ahmediyye, Şâbâniyye ve Gülşeniyye gibi büyük Halvetî kollarının silsileleri de farklı yollarla Seyyid Yahyâ Şirvânî'ye ulaşmaktadır.
Böylece Bakü'de oluşan bir tasavvuf çevresinin etkisi yüzyıllar içerisinde İstanbul'a, Bursa'ya, Amasya'ya, Kastamonu'ya, Balkanlar'a, Kahire'ye ve İslam dünyasının çok daha uzak bölgelerine ulaştı.
Bu nedenle Yahyâ Şirvânî yalnız Azerbaycan tasavvuf tarihinin değil, Osmanlı tasavvuf tarihinin anlaşılması açısından da temel şahsiyetlerden biridir.
El-Ezher'den dikkat çekici mesaj
Bakü'deki toplantılarda Şirvânî'nin etkisinin Azerbaycan ve Türk dünyasının çok ötesine geçtiğini gösteren dikkat çekici bir açıklama da yapıldı.
Müslüman Âlimler Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Abdüsselâm, El-Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib'in mesajını aktarırken Tayyib'in kendisini Yahyâ Baküvî'nin manevî takipçilerinden gördüğünü ve Mısır'daki Halvetî geleneğine mensubiyetini ifade ettiğini söyledi.
Bu açıklama aslında altı asırlık bir tarihî yolculuğun özeti gibiydi.
Şamahı'dan Bakü'ye, Bakü'den Anadolu'ya ve oradan Mısır'a uzanan bir irfan zinciri…
IRCICA Genel Direktörü Mahmut Erol Kılıç da toplantıda Azerbaycan'ın güçlü tasavvuf geleneğine dikkat çekerek Fuzûlî, Seyyid Yahyâ Şirvânî ve Ni'metullah Nahçıvânî gibi isimleri hatırlattı; tasavvufun İslam'ın daha kuşatıcı ve zarif yüzünün anlatılmasındaki önemini vurguladı.
Altı asır sonra yeniden Bakü'de
Seyyid Yahyâ Şirvânî'nin hikâyesinin en etkileyici taraflarından biri de bugün adına düzenlenen uluslararası toplantının Bakü'de yapılmasıdır.
Çünkü Şirvânî'nin irşad faaliyetlerinin merkezi burasıydı.
Bugün türbesinin bulunduğu Şirvanşahlar Sarayı'nın çevresi, 15. yüzyılda onun yaşadığı dünyanın izlerini hâlâ taşıyor. Buradan yetişen dervişler ve halifeler, sonraki yüzyıllarda Halvetîliği İslam coğrafyasının en geniş tasavvuf ağlarından birine dönüştürdüler.
Aradan yaklaşık altı asır geçti.
Şimdi aynı şehirde Türk dünyasından, Kafkasya'dan ve İslam coğrafyasının farklı bölgelerinden din adamları ve bilim insanları yeniden onun adının etrafında buluşuyor.
Bu bakımdan Bakü'deki konferans yalnızca geçmişte yaşamış büyük bir mutasavvıfı anma toplantısı değil.
Aynı zamanda Bakü'den Anadolu'ya, Balkanlar'dan Mısır'a kadar uzanan ortak bir manevî mirasın yeniden hatırlanmasıdır.
Ve bu mirasın merkezinde, tasavvuf tarihinin kendisine verdiği isimle:
Pîr-i Sânî Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî vardır.