- Özlem Şanver, Berhan Şimşek ile 9,5 yıl süren ilişkisinde fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddete maruz kaldığını açıklayarak sessizliğini bozdu.
- Sosyal medyaya yansıyan görüntülerin eksik olduğunu belirten Şanver, tartışma sırasında darp edildiğini ve tehdit edildiğini ifade etti.
- Şimşek'in iddialarına ve partisinden gelen tepkilere yanıt veren Şanver, yaşadığı hukuki süreci aktararak kadınlara şiddete karşı sessiz kalmama çağrısı yaptı.
Berhan Şimşek ile uzun yıllar birlikte olan Özlem Şanver, ilişkilerinin sona ermesine neden olduğunu belirttiği şiddet olayının ardından sessizliğini bozdu. Şanver, sosyal medyada yayılan görüntüler sonrasında yaşanan süreci ve yaklaşık 9,5 yıl süren ilişkilerinin perde arkasını anlattı. Şanver ayrıca kendisine yöneltilen “tahrik etti”, “kumpas kurdu” ve “kadın şiddetten hoşlanıyor” şeklindeki söylemlere de yanıt verdi.
Özlem Şanver yaşadıklarını anlattı
Berhan Şimşek'in hayat arkadaşı olan Özlem Şanver, sosyal medyada gündeme gelen şiddet görüntülerinin ardından ilk kez Posta'dan Alev Gürsoy Cimin'e ayrıntılı açıklamalarda bulundu.
Şanver, görüntülerde kendisinin de bir eşya fırlattığının görülmesi üzerine yaşanan olayın yalnızca bu görüntülerden ibaret olmadığını belirtti. Olayın öncesinde Şimşek ile şoförü konusunda tartıştıklarını anlatan Şanver, yaşananları şöyle aktardı:
"“Utanç” kelimesi bile yaşadıklarımı anlatmaya yetmez. Çok ağır, çok üzücü görüntüler bunlar. Öncesinde şoförüyle ilgili bir tartışmamız oldu. Şoförün kovulması gerektiğiyle ilgili konuşuyorduk çünkü istemiyordum. Ona sinirleniyor aslında. Bir de benim tahrik ettiğim söyleniyor ama öyle değil."
“O an çok kızgın ve üzgündüm”
Şanver, görüntülerde kendisinin plastik bir saklama kabı fırlattığının görülmesine ilişkin de konuştu. Kabın Şimşek'e isabet etmediğini belirten Şanver, olay sırasında kendisine yönelik hakaret ve küfürler olduğunu öne sürdü.
Şanver, "Çok kızgın ve üzgündüm. Üzerime gelince plastik bir saklama kabı fırlattım. İstemezdim ama beni mecbur bıraktı, hakaret ve küfür vardı o esnada ve hepsi burada anlatamayacağım kadar onur ve gurur kırıcıydı. O küfürler sonrası masanın üzerinde olan o boş plastik saklama kabını can havliyle yere atacaktım aslında ona değil. Kaldı ki ona çarpmadı. Bu benim gördüğüm şiddetin gerekçesi olabilir mi sizce? Bir de öncesi var. Ben kamera görüntülerinden şoförüyle yaptığı bir konuşmayı görüyor ve duyuyorum. Onu da söylüyorum. Yemin ettiği için aslında onu yakalıyorum. “Boşuna yemin etme, ben zaten gördüm” diyorum." ifadelerini kullandı.
Şanver, olayın ardından Şimşek'in kendisine yönelik davranışlarının devam ettiğini de şu sözlerle iddia etti:
"Küplere bindi çünkü yalanı ortaya çıktı. Zaten bu adamın, birinin tahrik etmesine ihtiyacı yok. Tehdit ve şiddete çok meyilli. Yanında danışmanı olarak yeni çalışan Tayfun Güler’e bile özlük haklarını vermediği gibi küfür ve tehditlerde bulundu. O da savcılığa başvuracağını sosyal medyasından paylaştı."
Şoför tartışmasının arka planını anlattı
Şanver, şoförün evlerine her gün geldiğini ve bu durumdan rahatsız olduğunu söyledi. Şoförün evin içerisine kapıyı çalmadan anahtarla girdiğini belirten Şanver, bu nedenle işten çıkarılmasını istediğini anlattı.
Şanver, "Çünkü şoför gibi değil kendisi. Evimizin içine her gün, kapıyı bile çalmadan anahtarla giren bir adam. Ben de bundan çok rahatsız oluyordum. O da “Kovacağım, yeter artık” diye sinirlendi. Ama aslında hiç böyle bir niyeti yokmuş. Çünkü o sabah kamera görüntülerini izlediğimde aralarındaki samimiyeti gördüm. İnsan, kovacağı biriyle böyle yakın olmaz. Kaldı ki bu şahıs daha önce çapkınlık yapıp evimize bir kadın getirmişti. Zaten her sabah 08.00’de eve giriyordu. Artık beni de ciddi anlamda rahatsız etmeye başlamıştı." şeklinde konuştu.
“Görmediğiniz kısım çok daha korkunçtu”
Özlem Şanver, sosyal medyada dolaşıma giren görüntülerin yaşananların tamamını göstermediğini savundu. Şanver, olay sırasında kendisinin de darp edildiğini öne sürerek şiddetin görüntülere yansımayan bölümünün bulunduğunu söyledi.
Şanver, "Benim bu konudaki “saltanatım” sadece iki ay sürdü. Sonra yine devam etti. Zaten o gün yaşanan tartışma da buradan çıktı. Ben plastik saklama kabını fırlatıyorum. Ona isabet etmiyor ama o gelip bana sertçe vuruyor kaval kemiğime geliyor. Çok canım yandı ve o acıyla bağırdım. Beni içeri soktu. Sanıyor musunuz ki içeride ‘Yarım’ deyip yanağımı okşadı, alnımı öptü... Görmediğiniz kısım çok daha korkunç ve iç acıtıcı. Boğazımı sıkıyor, tokat atıyor, televizyonu kırıyor, içilmiş kahveyi duvara fırlatıyor. Görüntülerde bunlar yok çünkü görüntüler dış güvenlik kamerasına ait." dedi.
“Ben hayatımı Berhan’a adamış bir kadınım”
“Sen bu adama aşık mıydın?” sorusuna “Sevdim.” yanıtını veren Şanver, Şimşek'in de kendisini sevdiğini düşündüğünü ancak zaman içerisinde bu konudaki fikrinin değiştiğini söyledi.
Şanver, "Ben öyle zannediyorum. Ben sevmesem 9,5 yıl onunla bu kadar uzun süreli bir beraberlik yaşamazdım. Bir imza eksikti. Eşimdi o benim. Ama şimdi anlıyorum ki o, kendinden başka kimseyi sevmiyormuş." şeklinde konuştu.
Şanver, hakkında “kumpas kurdu” ve “onu itibarsızlaştırmak istedi” şeklindeki yorumlara da şu sözlerle karşı çıktı:
"Asla! Ama bu adamın ne olduğunu herkes bilsin istedim. Susa susa bugünlere geldik. Bu kamera yaklaşık dokuz yıldır evimizde var. Ben daha önce de korktuğum dönemlerde kendimi odaya kilitleyip bazı şeyleri kayıt altına almadım. Ben neden sevdiğim, aşık olduğum adama böyle bir şey yapayım? Onu itibarsızlaştırmak için neden yıllarca birlikte yaşadığım insanın görüntülerini biriktireyim?"
Şanver’den parti yönetimine tepki
Şanver, yaşadıklarının ardından siyasi çevreden beklediği desteği görmediğini de dile getirdi. Kendisine “kadın başlatmış”, “kadın saldırmış” ve “kadın tahrik etmiş” şeklinde yaklaşımlar olduğunu öne süren Şanver, bu durumun kendisini ayrıca kırdığını söyledi.
Şanver, "Yok, bilakis... “Kadın başlatmış, kadın saldırmış, kadın tahrik etmiş” denilerek üzerime gelindi. Çok yazık. Hatta İstanbul Kadın Kolları Başkanı tarafından da bu şekilde bir linçle karşı karşıya kaldım." şeklinde konuştu.
“2021 yılında da şiddete uğradım”
Şanver, yaşadığını öne sürdüğü şiddetin yalnızca son olayla sınırlı olmadığını ve 2021 yılında da darp edildiğini belirtti.
Şanver, "2021 yılında da şiddete uğradım. Bununla ilgili darp raporum ve şikâyetim var. Zaten iki ay önce olay gündeme geldiğinde Bakanlık da beni aradı ve konunun takipçisi olduklarını söyledi. Son 2-3 yıldır ise şiddetin dozu giderek arttı." dedi.
“Asıl ben ekonomik şiddet gördüm”
İlişkinin ekonomik boyutuna dair sorulara da yanıt veren Şanver, kendisine yapılan maddi yardımların sevgi göstergesi olarak sunulmasını eleştirdi.
Şanver, "Hayır, şunlar sayılıyor: “İşte sana şunu yaptım, sana şirket kurdum...” “Seni sevdim, seni korudum, sana değer verdim” demiyor. Karşınızdaki size “Sana şirket kurdum” diyor. Öyle bir şey yok. Yaptıklarını, verdiği harçlığı bile sayıyorsa o zaman orada sevgi değil başka bir şey görüyorsunuz. Benim ona, “Sana yemek yaptım, kadınlık yaptım” demem ne kadar saçmaysa onun da verdiği harçlıkları sayması çok kırıcı. Asıl ben ekonomik şiddet gördüm." şeklinde konuştu.
Şanver, çalışmasının engellendiğini ve ekonomik olarak kendisini bağımlı hale getiren bir durum yaşadığını da şu ifadelerle öne sürdü:
"Beni resmen parasızlığa mahkûm etti. Hem kıskançlık yapıp benim çalışmamı istemiyor hem de beni resmen parasız bırakıyordu. Ayda 20 bin TL ile geçinmemi bekliyordu. Onu başıma kakıyordu sürekli. Parayı çok seven biriydi."

“Ben yaralı şifacı rolüne bürünen kadınım”
Şanver, ilişkide kalmasının nedenlerinden birinin de karşı tarafın kendisine ihtiyaç duyduğuna inanması olduğunu söyledi.
Şanver, şu şekilde konuştu:
"Hayır, aslında tam tersi. Kendimi “yaralı şifacı” olarak adlandırdım. Ben yaralı şifacı rolüne bürünen kadınım. “Bana ihtiyacı var” diyordum çünkü karşınızdaki bazı hikâyeler de anlatıyor.
Şimşek'e karşı acıma duygusundan ziyade sevgi ve karşılıklı ihtiyaç hissinin etkili olduğunu anlatan Şanver, çevresindeki insanların da bu ilişkide etkili olduğunu belirtti.
Acımak değil. Hem seviyordum hem de aslında onun bana ihtiyacı vardı. Çünkü çevresinde sahte insanlar çoktu. Çok da varlıklı bir insan. Bana gelip “Tek gerçeğim sensin” diyordu. Siz de buralara tutunuyorsunuz. “Bana ihtiyacı var” diyorsunuz."
“Evlilik sözleşmesine bile razıydım”
Şanver, ilişkilerini resmiyete dökmek istediğini ancak Şimşek'in buna yanaşmadığını söyledi.
Şanver, "Ben çok istedim ama o yanaşmadı. Hatta evlilik sözleşmesine bile razıydım. Zaten son ayrılmak istememin sebeplerinden biri de buydu. Babamın cenazesine bile şoföründen dolayı gelmedi. Ben de “Yeter, artık nikâh da yapmıyorsun. Senin şoföründen de sıkıldım. Yaptıklarından da bıktım” dedim." ifadelerini kullandı.
“Artık aşık değilim”
Şanver, bugün Şimşek'e karşı hislerinin değiştiğini belirterek “Hâlâ aşık mısın?” sorusuna “Hayır, değilim. Sadece kırgınım, üzgünüm.” yanıtını verdi.
Şanver, yaşadıklarının ardından kadınlara da bir mesaj vermek istediğini şu sözlerle belirtti:
"Hayır. Hayır, üzülmedim. Çünkü ben de Atatürk’ü herkes gibi sevenlerdenim. Atatürk’ün kurduğu partidir. O sıfatın altında da bunları yaptığı için hayır, üzülmedim. “İtibar suikastı yapıyorsun” diyenler olmuştu bir iki ay önce. İtibar böyle bir şey değil. Benim de onurum, itibarım, haysiyetim var. Böyle bir durumda hiçbir kadın korkmasın. Bir erkeğin boyunduruğu altında kalmasın. Her kadının ekonomik özgürlüğü olmalı, çalışmalı."
“Müşterim arttı, kadınlar şiddetten hoşlanıyormuş”
Şanver, olayın kamuoyuna yansımasının ardından Şimşek'in kendisini arayarak söylediğini öne sürdüğü sözleri de paylaştı.
Şanver, "Evet; bilmiyordum. Diğer kadınlara ses oldum. Onlar bir şeylerden çekinmişler, korkmuşlar. Kendilerince haklı sebepleri de olabilir ama bana telefon açıp “İçimiz rahatladı” dediler. İlk iki ay önce basına çıktığında, daha sonra beni arayıp “Biliyor musun müşterim arttı, kadınlar şiddetten hoşlanıyormuş” dedi." şeklinde konuştu.
Şanver, kendisine aktarıldığını belirttiği bu sözleri tekrar sorulduğunda şöyle yanıt verdi:
"Aynen öyle dedi. Tekrar ediyorum. “Müşterim arttı, kadınlar şiddetten hoşlanıyormuş” dedi."
Şimşek'in kendisiyle ilgili başka bilgiler bildiğini söyleyerek kendisini susturmaya çalıştığını da iddia eden Şanver, buna ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
"Manipülasyon. Aklı sıra beni kötü gösteriyor. Madem öyle neden 9,5 yıl aynı yastığa baş koydu. Hâlâ zulmüne devam ediyor. Bir özür beklerdim. Ya kamuoyundan ya benden. Onu bile yapmadı."
Balıkesir'deki yazlıkla ilgili de konuştu
Şanver, Berhan Şimşek'in Balıkesir'deki yazlığında yaşamaya devam ettiği yönündeki bilgilerin doğru olduğunu söyledi. Ancak burada bulunmasının kendi tercihiyle olmadığını, yaşanan süreç sonrasında ekonomik olarak zor durumda kaldığını öne sürdü.
Şanver, evle ilgili hukuki sürece dair de şu ifadeleri kullandı:
"Doğru. Beni işsizliğe parasızlığa mecbur etti çünkü. Kendimi burada toparlayıp, bir yaşam alanı oluşturmam lazım. Orada hemen hızlıca devreye girip mahkemeye koştu. Savcılığa diyor ki, “Benim 2-3 aydır tanıdığım birisi evime girdi. Haneme tecavüz etti” diyor. Ben de şimdi insanlar böyle algılasın diye hemen evden mi çıkacağım? Zaten o dava düştü. Reddetti mahkeme. “Senin evine zorla girmemiş, mahkeme kararıyla orada” diye."
Şanver, mahkeme kararıyla söz konusu evde bulunduğunu ve buna rağmen kendisini güvende hissedip hissetmediği sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi:
"Şöyle yani, sonuçta çıkıp gelebilir. Adamın kendi evi. Çok normal, hakkı da. Ama ben mahkeme kararıyla buradayım."
“Ben komple hayatımı Berhan’a adamış bir kadınım”
Şanver, ailesinden neden destek istemediği sorusuna da ilişkisi boyunca hayatını Şimşek'e adadığını düşündüğünü söyleyerek şöyle yanıt verdi:
"Şöyle bakın, ben komple hayatımı Berhan’a adamış bir kadınım. Ona adanmış bir hayat var. Bir de biz, kim ne derse desin ataerkil toplumdan geliyoruz. Karşınızdaki erkek zaten tanınmış ve siyasetin içinde. Sizi hayattan koparmış. Eve mahkûm etmiş. Ekonomik şiddet, psikolojik şiddet, her türlü şiddete maruz bırakmış. Ben niye başkasından yardım isteyeyim."