Kelimeler, sadece birer iletişim aracı değil, aynı zamanda düşünce dünyamızı şekillendiren en temel yapı taşlarıdır. Gündelik konuşmalarda veya yazılı metinlerde yapılan kelime hataları, anlatılmak istenen düşünceyi zayıflatabilir. Anlamı ile dikkat çeken dünyayı anlamak ifadesi, dilimizin önemli parçalarından biridir.
Dünyayı anlamak ifadesinin anlamı nedir?
Özellikle yazılı metinlerde ve resmi yazışmalarda geçen bu ifadenin tam olarak neyi karşıladığı belirlenmiştir. TDK verileri esas alındığında sözcüğün tanımı mevcuttur.
- Dünyada neler olduğunu öğrenmek, deneyimi artmak
Dünyayı anlamak ile ilgili atasözleri ve deyimler
Dünyayı anlamak ifadesi, çeşitli deyim ve atasözlerinde yer alarak anlatımı güçlendirir. İlgili kullanımlar maddeler halindedir.
- Dünya (veya dünyalar) birinin olmak
- Dünya ahret kardeşim (veya bacım) (olsun)
- Dünya başına dar olmak (veya gelmek)
- Dünya başına yıkılmak
- Dünya bir araya gelse
- Dünya bir, işi bin
- Dünyadan çekilmek
- Dünyadan el etek (veya elini eteğini veya elini ayağını) çekmek
- Dünyadan geçmek (veya el çekmek)
- Dünyadan haberi olmamak
- Dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur
- Dünya durdukça durasın!
- Dünya gözü ile görmek
- Dünya gözüne zindan olmak (veya görünmek veya kesilmek)
- Dünya kadar
- Dünya kelamı etmek
- Dünyalara değişmemek
- Dünya malı dünyada kalır
- Dünyanın ... sı
- Dünyanın dört bucağı
- Dünyanın kaç bucak (veya köşe) olduğunu göstermek (veya anlamak)
- Dünyanın öbür ucu
- Dünyanın sonu
- Dünyanın sonu değil
- Dünyanın tadını çıkarmak
- Dünyanın ucu uzundur
- Dünya ölümlü, gün akşamlı
- Dünyasından geçmek
- Dünya Süleyman'a bile kalmamış
- Dünya tükenir, yalan tükenmez
- Dünya varmış
- Dünyaya gelmek
- Dünyaya getirmek
- Dünyaya gözlerini açmak
- Dünyaya gözlerini kapamak (veya yummak)
- Dünyaya kazık çakmak (veya kakmak)
- Dünyaya yuf borusu öttürmek
- Dünyayı ben yarattım demek (veya havasında olmak)
- Dünyayı görmemek
- Dünyayı haram etmek
- Dünya yıkılsa umurunda değil
- Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir
- Dünyayı tozpembe görmek
- Dünyayı tutmak
- Dünyayı zindan (veya zehir) etmek (veya dünyayı başına dar etmek)
- Dünya yüzü görmemek