- Alimpijevic; çocuklarının Beşiktaş taraftarı haline geldiğini, evde, okulda ve sahada sürekli siyah beyaz formalarla dolaştıklarını ve ailecek bu renkler için mücadele etmeye hazır bir bağlılık taşıdıklarını ifade etti.
- Başantrenör, organizasyonda en az üç Türk ekibinin yer alması gerektiğini vurgulayarak bu duruma Avrupa basketbolunda kimsenin itiraz edemeyeceğini dile getirdi.
- NBA'in süperstarı Jokic gibi üst düzey yeteneklerle çalışmanın koçlar için tatlı bir yanılsama yaratabileceğini esprili bir dille anlattı.
Siyah beyaz aidiyet
Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı'nın başında ortaya koyduğu hırslı ve dinamik kimlikle taraftarın gönlünde taht kuran Dusan Alimpijevic, İstanbul'da geçirdiği günlerin hayatının en özel dönemlerinden biri olduğunu söyledi.
Siyah-beyaz renklerin yalnızca maç günlerinde değil, evinin içinde ve çocuklarının günlük yaşantısında da başrolde olduğunu vurgulayan 38 yaşındaki çalıştırıcı, kulübün temsil ettiği tüm değerleri ve mücadeleci ruhu iliklerine kadar hissettiklerini belirtti.
Bu tutkunun sahadaki oyuncu grubuna da doğrudan yansıdığını aktaran Alimpijevic, Beşiktaş projesinin sportif bir hedeften öte kuvvetli bir aidiyet hikayesine dönüştüğünün altını çizdi.
Türkiye'nin EuroLeague hakkı
Türk basketbolunun Avrupa arenasındaki ağırlığına değinen tecrübeli başantrenör, hem milli takım seviyesindeki yatırımların hem de kulüp düzeyindeki organizasyon kalitesinin artık ligi Avrupa'nın zirvesine taşıdığını savundu.
Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes'in yanı sıra Beşiktaş gibi köklü camiaların da en üst sahnede kalıcı olması gerektiğini ima eden Sırp antrenör, EuroLeague yönetiminin Türkiye'ye 3 takım kontenjanı tanımasının en doğal hak olduğunu belirtti.
Jokic hakkındaki sözleriyle röportajına renk katan Alimpijevic, dahi oyuncuların antrenörlük kariyerini parlatma gücüne dikkat çekerken, başarıdaki asıl payın oyuncunun saf basketbol aklına ait olduğunu teslim etmek gerektiğini hatırlattı.