- Türkiye ile sürecin tam istişare içinde yürütülmeye devam edeceğini söyledi.
- Sonuç vermeyen "5+1" toplantılarının tekrarlanmasını istemediğini belirtti.
- BM'nin iki liderle ayrı ayrı görüşmesini "iki eşit lider" yaklaşımının teyidi olarak değerlendirdi.
- GKRY'nin silahlanma faaliyetleri ile AB'nin müzakere masasına dahil olmasına karşı olduklarını yineledi.
Erhürman, garantör ülke Türkiye ile bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çok yakın ve tam istişare içinde hareket edeceklerini söyledi. Kıbrıs meselesinde Ankara ile koordinasyonun sürecin temel unsurlarından biri olmaya devam edeceğini ifade etti.
"5+1 formatı sonuç üretmiyor"
Mevcut müzakere formatını eleştiren Erhürman, daha fazla sonuç vermeyen "5+1" toplantılarının yapılmasını istemediğini belirtti. Çözüm istediklerini vurgulayan Erhürman, bu hedefe ulaşabilmek için bu kez farklı bir yöntem izlenmesi gerektiğini düşündüklerini kaydetti.
BM'nin yaklaşımını değerlendirdi
BM Genel Sekreteri Guterres'in kendisi ve GKRY Lideri Hristodulidis ile ayrı ayrı görüşmesinin, BM çatısı altında iki eşit lider konumunun yeniden vurgulanması anlamına geldiğini söyledi.
Guterres'in iki toplumlu teknik komitelerle yaptığı görüşmenin ise güven artırıcı önlemler ve izlenecek metodolojiye verilen önemi gösterdiğini ifade etti.
GKRY'nin silahlanmasını eleştirdi
Erhürman, BM Genel Sekreteri ile görüşmesinde GKRY'nin silahlanma ve askeri girişimlerini yeniden gündeme taşıdıklarını belirtti. Bu adımların hem Kıbrıslı Türklerin hem de Kıbrıslı Rumların güvenliğini olumsuz etkilediğini savundu.
Hristodulidis'in Türkiye'ye karşı askeri denge oluşturmak amacıyla dış aktörleri Ada'ya davet ettiğini öne süren Erhürman, bunun sonuç vermeyecek bir girişim olduğunu ifade etti.
AB'nin masada yer almasına karşı çıktı
Erhürman, AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto ile yaptığı telefon görüşmesinde de Avrupa Birliği'nin müzakere masasında yer almasına karşı olduklarını ilettiklerini söyledi.
AB'nin "5+1" formatında taraf ya da garantör konumunda olmadığını belirten Erhürman, bu nedenle Avrupa Birliği'nin müzakere masasında yer almasının söz konusu olmadığını ifade etti.