ABD'de Cumhuriyetçilerin başkan adayı Donald Trump, seçmenleri ikna etmek için ekonomi alanında da vaatlerde bulunuyor.
"Önce Amerika" prensibiyle hareket eden Trump, Amerikalıların Joe Biden yönetimi altında yaşadıkları “kargaşa ve sefalete” son verme yemini etti.
Trump, "Düşük vergiler, az regülasyon, ucuz enerji giderleri, düşük faiz oranları ve düşük enflasyon sağlayacağız." dedi.
78 yaşındaki Trump, "Böylece herkes yiyecek, araba ve güzel bir ev alabilecek." diye ekledi.
Amerikan ekonomisini yeniden şekillendirecek
Financial Times, Trump'ın radikal planının Amerikan ekonomisini yeniden şekillendireceğini yazdı.
Cumhuriyetçi aday, üretimi artırmak amacıyla kapsamlı gümrük vergileri vaat ediyor. Bu duruma tepki gösterenler, vergi uygulamalarının ABD için büyük hasara yol açacağı ve küresel gerilimi artıracağı uyarısında bulunuyor.
Şimdiki ekonomi politikası çok daha popülist
Habere göre Trump, kendisini "sıradan çalışan insanların ve yerli üretimin çıkarlarının savunucusu" olarak sunmak üzere çok daha popülist bir ekonomi politikası gündemi geliştirdi.
Trump'ın “Maganomics” olarak adlandırdığı politikanın ana hatları, başta Çin olmak üzere dünyanın dört bir yanından yapılan ithalata yönelik daha sert gümrük vergileri ve göçmenliğe yönelik daha katı bir uygulamayı kapsıyor.
Para politikası ve dolar üzerinde siyasi etkiyi artırıyor
Söz konusu kampanyanın söylemi aynı zamanda para politikası ve dolar üzerinde daha fazla siyasi etkiyi beraberinde getiriyor.
Donald Trump'ın başkan yardımcısı adayı JD Vance, temmuz ayında yaptığı bir açıklamada şöyle dedi:
Bir milyon ucuz taklit tost makinesinin tek bir Amerikan imalat istihdamına karşılık gelmeyeceğine inanıyoruz.
Her görüşten ekonomist, Trump'ın mevcut planlarının, 2017-2021 yılları arasındaki görev süresi boyunca uygulamaya koyduğu politikalara kıyasla çok daha radikal olduğu konusunda hemfikir.
"Trump vaat ettiklerinin yarısını yapsa, sonuçlar kaotik olur"
Barack Obama yönetiminde Beyaz Saray ekonomisti olarak görev yapmış olan Harvard Üniversitesi'nden Profesör olan Jason Furman, şu ifadeleri kullandı:
Donald Trump vaat ettiklerinin yarısını yapsa, ABD ekonomisi için sonuçlar kaotik ve olumsuz olur.
Çin'e karşı elimizdeki en büyük koz, oldukça iyi anlaşan bir ülkeler bloğunun parçası olmamızdır. Tüm bu ülkelere gümrük vergisi uygulamak bu bloğu parçalar.
Trump'ın destekçilerinden bazıları da ABD'nin böylesine agresif bir korumacı yaklaşım benimsemesinin uluslararası sonuçları konusunda endişeli.
Karşı çıkanlar: Düşmanlarınızla ticaret yapmalısınız
Eski başkana yakın bir ekonomist olan Arthur Laffer, görüşlerini dile getirdi:
Ticaret yapmalısınız, özellikle de düşmanlarınızla. Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'a nükleer silah satalım demiyorum. Ama ticaret yapmalısınız ki insanlar birbirleriyle konuşsunlar, birbirlerini sevsinler, siz onlardan alıyorsunuz, onlar da sizden alsın.
Yaptırımlar ve gümrük vergisi tehditleri gidilecek yollar değil. Bu, Üçüncü Dünya Savaşı'nı garantilemenin yoludur.