- Fransa’da lise ve üniversite öğrencileri, eğitim sistemindeki sorunlara dikkat çekmek amacıyla 13 Ekim’de yeni bir ulusal eylem günü başlattı. Paris, Lyon, Marsilya ve Lille’in de aralarında bulunduğu en az 30 kentte gösteriler planlandı.
- Öğrenciler daha fazla öğretmen istihdam edilmesini, sınıflardaki yoğunluğun azaltılmasını, okul binalarının iyileştirilmesini ve üniversiteye geçiş sisteminin gözden geçirilmesini talep ediyor.
- Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğretmen açığının yoğun olduğu okullara 3 bin nitelikli öğretmen görevlendirileceğini açıkladı. Ancak sendikalar, bu adımı 2027 bütçesinde öngörülen kadro kesintileri karşısında yetersiz buluyor.
- 8 Ekim’deki ülke çapındaki gösterilere İçişleri Bakanlığına göre 71 bin 500 kişi katıldı; eylemler sırasında 500’den fazla kişi gözaltına alındı.
- Eğitim talepleriyle başlayan hareket, bütçe politikaları, fırsat eşitsizliği ve polis müdahalelerine ilişkin tartışmalarla genişledi.
Fransa’da eylül ortasında başlayan öğrenci protestoları, hükümetin eğitim alanındaki sorunları gidermek için açıkladığı önlemlere rağmen devam ediyor. Öğrenci örgütleri ve eğitim sendikaları, 13 Ekim Salı günü ülke genelinde yeni gösteriler ve grevler düzenlenmesi çağrısı yaptı.
Paris başta olmak üzere Lyon, Marsilya, Lille, Toulouse ve Bordeaux gibi kentlerde eylemler planlandı. Öğrencilerin başlıca talepleri arasında okullardaki öğretmen açığının kapatılması, kalabalık sınıfların azaltılması, bakımsız eğitim binalarının yenilenmesi ve üniversiteye geçiş sisteminin değiştirilmesi bulunuyor.
Hareket, başlangıçta lise öğrencilerinin okul koşullarına yönelik tepkisi olarak ortaya çıktı. Ancak süreç içinde üniversite öğrencileri, öğretmen sendikaları ve diğer eğitim çalışanlarının da katılımıyla ülke çapında bir protesto dalgasına dönüştü.
3 bin öğretmen vaadi protestoları durduramadı
Fransa hükümeti, eğitim sistemindeki personel eksikliğine yönelik tepkilerin ardından öğretmen açığının yoğun olduğu okullara 3 bin nitelikli öğretmen görevlendireceğini duyurdu. Eğitim Bakanı Édouard Geffray, acil müdahale planının derhâl uygulanacağını bildirdi.
Öğrenci sendikaları bu adımı taleplerinin karşılanması yönünde ilk kazanım olarak değerlendirse de protestoları sona erdirmeye yeterli bulmadı. Sendikalara göre öğretmen açığı, yalnızca kısa vadeli görevlendirmelerle çözülemeyecek kadar büyük ve yapısal bir sorun.
Tepkilerin önemli bir nedeni de hükümetin 2027 bütçesinde eğitim alanındaki kadrolara ilişkin kesinti öngörmesi. Sendikalar, bir yandan yeni öğretmen görevlendirilmesi vaat edilirken diğer yandan gelecek yıl için kadro kısıtlamalarının gündemde olmasını çelişkili buluyor.
Reuters’ın aktardığına göre Fransa’daki devlet liselerinde ders saatlerinin yaklaşık yüzde 10’u öğretmen eksikliği nedeniyle boş kalıyor. Bu durumun özellikle dezavantajlı bölgelerde eğitim eşitsizliğini derinleştirdiği belirtiliyor.
Önceki gösterilerde yüzlerce kişi gözaltına alındı
Protestoların önceki aşamalarında Paris ve diğer kentlerde öğrenciler okul girişlerini kapattı, yürüyüşler düzenledi ve eğitim kurumlarının önünde toplandı. Bazı gösterilerde polisle protestocular arasında çatışmalar yaşandı.
Fransa İçişleri Bakanlığına göre 8 Ekim’de ülke genelinde düzenlenen gösterilere 71 bin 500 kişi katıldı. Paris’teki katılım 24 bin 500 olarak açıklanırken, eylemler sırasında 500’den fazla kişi gözaltına alındı. Bazı bölgelerde okul binalarına ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları da bildirildi.
Öğrenci örgütleri ise protestoların barışçıl taleplerinin güvenlik müdahaleleri nedeniyle gölgede kaldığını savunuyor. Polis müdahalelerinde aşırı güç kullanıldığı yönündeki iddialar da tartışmanın bir parçası hâline geldi.
Eğitim talepleri bütçe tartışmasına dönüştü
Fransa’daki protestolar yalnızca sınıf mevcutları ve öğretmen eksikliğiyle sınırlı kalmadı. Öğrenciler, eğitim kurumları arasındaki imkân farklılıklarına ve yükseköğretime geçişte kullanılan Parcoursup sistemine de tepki gösteriyor.
Eylemlerin genişlemesinde, kamu harcamalarının nasıl dağıtılacağına ilişkin tartışmalar da etkili oluyor. Hükümet bir yandan eğitim alanındaki acil ihtiyaçlara yanıt vermeye çalışırken diğer yandan artan kamu borcu ve bütçe baskısıyla karşı karşıya.
Öğrenci hareketine destek veren sendikalar, geçici önlemler yerine uzun vadeli kaynak artışı ve kalıcı kadrolar talep ediyor. 13 Ekim’deki eylemlerin, hükümetin açıkladığı tedbirlerin protestoları yatıştırıp yatıştıramayacağını göstermesi bekleniyor.