- Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, yeni şiddet olaylarını önlemek amacıyla cumartesi günü ülke çapında yaklaşık 70 bin güvenlik görevlisinin konuşlandırılacağını açıkladı.
- Operasyonda özel güvenlik birimleri, zırhlı araçlar, tazyikli su araçları, atlı polisler, helikopterler ve insansız Bazı kentlerde gösterilerin yasaklanması veya güzergâhlarının sınırlandırılması, sendikalar ve muhalefet tarafından protesto hakkına müdahale olarak eleştirildi.
- Geçen hafta sonu hayat pahalılığına karşı düzenlenen gösteriler sırasında Paris, Lyon ve Marsilya dahil birçok kentte yağma ve şiddet olayları yaşandı.
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başkanlığında yapılan üst düzey güvenlik toplantısının ardından bugün ülke genelinde yaklaşık 70 bin polis ve jandarmanın görevlendirileceğini duyurdu.
Geçen hafta sonu yaşanan şiddet olaylarının tekrarlanmasını önlemeyi amaçlayan operasyon, önceki haftaya kıyasla güvenlik gücü sayısında yaklaşık yüzde 20 artış anlamına geliyor.
Nuñez, terörle mücadele ve rehine kurtarma operasyonlarında kullanılan özel birimlerin de görev alacağını belirtti. Güvenlik planında zırhlı araçlar, tazyikli su araçları, atlı polisler, helikopterler ve insansız hava araçları bulunuyor.
Bakan, sosyal medyada şiddet ve yağma çağrıları yapıldığını öne sürerek güvenlik güçlerinin müdahalelerde sert davranacağını söyledi. Hükümet, geçen hafta yaşanan olaylarda güvenlik ve istihbarat hazırlığının yetersiz kaldığı yönündeki eleştirilerin ardından yeni gösteriler öncesinde daha kapsamlı bir önlem planı hazırladı.
Hayat pahalılığı protestoları şiddet olaylarına dönüştü
Ülke genelindeki protestolar, geçen ay Paris yakınlarındaki Créteil kentinde lise öğrencilerinin öğretmen eksikliği ve okul binalarının kötü durumuna karşı başlattığı eylemlerle başladı. Gösteriler zamanla hayat pahalılığı, konut maliyetleri, kamu hizmetlerindeki gerileme ve kamu harcamalarındaki kesintilere yönelik daha geniş bir tepkiye dönüştü.
17 Ekim’de düzenlenen eylemlerde Paris, Marsilya, Lyon ve başka kentlerde polisle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. İş yerleri yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve kamu binaları zarar gördü. Limoges kentindeki belediye binası çıkan yangında kısmen tahrip olurken Lyon’da turizm ofisi ateşe verildi.
Gösterilerin büyük bölümünün barışçıl başladığını savunan katılımcılar, şiddet olaylarından eylemleri fırsata çeviren grupları sorumlu tuttu. Hükümet ise yağma ve saldırılara karışanların yanı sıra aşırı sol grupların da olaylarda rol oynadığını ileri sürdü.
Gösteri yasakları protesto hakkı tartışmasını büyüttü
Güvenlik önlemleri kapsamında Fransa’nın bazı kentlerinde gösteriler tamamen yasaklandı, bazı bölgelerde ise eylemlerin güzergâhları sınırlandırıldı.
Lyon, Nice ve Montpellier gibi kentlerde çeşitli kısıtlamalar uygulanırken Paris’te yalnızca belirli bir güzergâhta yürüyüşe izin verilmesi gündeme geldi.
Macron, yetkili ve tanınmış kuruluşlar tarafından düzenlenen gösterilerin yasal çerçevede değerlendirilebileceğini, ancak gerekli yetkiye sahip olmayan kişi ve grupların eylemlerine izin verilmeyeceğini söyledi. Hükümet, önlemlerin temel amacının kent merkezlerini, iş yerlerini ve kamu binalarını korumak olduğunu savunuyor.
Buna karşılık sendikalar ve muhalefet temsilcileri, yasakların barışçıl gösterilere katılmak isteyenlerin haklarını da kısıtladığını belirtiyor. Fransa Demokratik Emek Konfederasyonu (CFDT) Genel Sekreteri Marylise Léon, yasakların toplumsal öfkeyi artırabileceği uyarısında bulundu. Sol görüşlü Boyun Eğmeyen Fransa hareketi de hükümetin yaklaşımını sert sözlerle eleştirdi.
Uluslararası Af Örgütü, kısıtlamaların barışçıl gösteri hakkını tehlikeye attığını savunurken, İnsan Hakları İzleme Örgütü de güvenlik güçlerinin hem kamu düzenini koruması hem de barışçıl gösterilere imkân sağlaması gerektiğini vurguladı.
Öğrenciler taleplerinin karşılanmasını istiyor
Macron, kriz kapsamında lise öğrencilerinin temsilcileriyle de bir araya geldi. Ancak görüşmenin ardından öğrenci temsilcileri, hükümet somut öneriler sunana kadar eylemlerin sürdürülmesi çağrısı yaptı.
Lise öğrencileri, okullardaki fiziki koşulların iyileştirilmesini, öğretmen eksikliğinin giderilmesini ve üniversiteye giriş sisteminde değişiklik yapılmasını istiyor. Hükümetin önündeki temel sorunlardan biri, bu taleplerle protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarını birbirinden ayırarak krizi yatıştırmak.
Adalet Bakanı Gérald Darmanin, geçen hafta sonundaki olaylarla bağlantılı olarak 217 kişinin hapis cezasına çarptırıldığını açıkladı. Bakan, bu kişilerin yaklaşık yarısının daha önce suç kaydı bulunmayan kişiler olduğunu belirtti.
Louvre dahil kültür kurumları kapılarını kapatıyor
Yeni protestolar öncesinde güvenlik endişeleri günlük yaşamı ve kültürel etkinlikleri de etkiledi. Paris’te Louvre Müzesi’nin yanı sıra bazı önemli kültür kurumlarının cumartesi günü kapalı kalacağı duyuruldu. Art Basel Paris sanat fuarı da hafta sonu programını iptal etti.
İşletmeler, olası yağma ve vandalizm olaylarına karşı vitrinlerini ahşap panellerle kapatırken bazı bölgelerde özel güvenlik önlemleri artırıldı. Yetkililer, göstericilerin yoğunlaşabileceği alanlarda ulaşım ve kamusal alan kullanımına yönelik kısıtlamalar da uygulamaya koydu.
Siyasi gerilim cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde tırmanıyor
Fransa’daki protestolar, Macron’un görev süresinin son dönemine girdiği ve gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin siyasi gündemi belirlemeye başladığı bir süreçte yaşanıyor. Hükümetin kamu düzenine yaklaşımı, hayat pahalılığı ve kamu hizmetleri konusundaki memnuniyetsizlikle birleşerek siyasi tartışmaları derinleştiriyor.
Ayrıca aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen’in Orléans kentinde düzenleyeceği parti kongresi ve buna karşı yapılması planlanan eylemler, yeni gerilim ihtimalini artırıyor. Yetkililer, kentte güvenlik önlemlerini sıkılaştırırken aşırı sağ karşıtı gösteriler için de kısıtlamalar getirdi.
Fransa’da cumartesi günü düzenlenmesi planlanan eylemlerin seyri, hükümetin güvenlik yaklaşımının yanı sıra protestoların arkasındaki ekonomik ve toplumsal taleplere nasıl yanıt verileceği açısından da önem taşıyor.