- Jesus, transfer kesinleştiğinde ilk olarak eşiyle paylaşıp evde bir çocuk gibi sevinçle koştuğunu aktardı.
- Pep Guardiola yönetimindeki Manchester City'ye gittiğini belirten yıldız golcü, "O futbol dehalarıyla oynamak harika olurdu ama City'yi seçtim. Yine de bir gün Barcelona'ya gideceğim hissinden hiç kurtulamadım." dedi.
- Sakatlığına rağmen Barcelona'nın ilgisinin sürpriz olmadığını vurgulayan Brezilyalı santrfor bu birlikteliği uzun soluklu bir aşk hikayesi olarak tanımladı.
Palmeiras günlerinden Camp Nou'ya uzanan rota
Kariyerinde Manchester City ve Arsenal gibi dev kulüplerin formasını terleten Gabriel Jesus için Barcelona transferi sadece sportif bir adım değil, yıllardır içinde ukde kalan kişisel bir tamamlanma anlamı taşıyor.
Genç yaşta Brezilya'dan Avrupa'ya açılırken tarihin en ikonik hücum hatlarından biri olan Messi-Suarez-Neymar (MSN) üçlüsünün rekabet baskısından çekinen 29 yaşındaki golcü, kariyer olgunluğuna ulaştığı bu dönemde Barça formasına kavuştu.
Hareketli yapısı, bağlantı oyunundaki kalitesi ve ön alandaki yırtıcılığıyla hücum rotasyonuna derinlik katacak olan Jesus, fiziksel sürekliliğini koruduğu takdirde Hansi Flick'in sisteminde belirleyici bir silaha dönüşmeyi amaçlıyor.
Alvarez planı tutmayınca rota Jesus oldu
Yaz transfer döneminde forvet takviyesi için önceliği Julian Alvarez'e veren ancak bu operasyonu noktalayamayan Barcelona yönetimi, transferin kapanışına 3-4 gün kala acil durum planını devreye soktu.
Sportif Direktör Deco'nun doğrudan Jesus ile temas kurmasıyla hız kazanan görüşmelerde, oyuncunun sakatlık geçmişine karşın karşılıklı güven tazelendi.
Uzun süredir devam eden flörtün resmi imzayla sonuçlanması, Katalan devinin hücumdaki esnekliğini artırırken Jesus'un da çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürmüş oldu.