Radyo D’ye verdiği röportajda konuşan Görgün, mühimmat ve platformların menzili, uçuş süresi ve havada kalış süresi gibi bilgilerin gereğinden fazla paylaşılmasının güvenlik açısından risk oluşturabileceğini belirtti.
“Bilgiler bilinmesi gerektiği kadar paylaşılmalı”
Görgün, savunma sanayii alanındaki gelişmelerin kamuoyuna aktarılmasının önemli olduğunu ancak teknik ayrıntıların paylaşımında dikkatli davranılması gerektiğini ifade etti. Bazı ülkelerin Türkiye’nin yetkinliklerini ve sınırlarını anlamak amacıyla açık kaynaklardan bilgi toplamaya çalışabileceğine işaret eden Görgün, açıklamaların bu risk dikkate alınarak yapılması gerektiğini vurguladı.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, teknik bilgilerin paylaşımına ilişkin yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
Açık istihbarata çok mahal vermeden bazı şeyleri paylaşmak lazım. Bir mühimmat veya platform üretildiğinde bunun menzili, uçuş süresi, havada kalış süresi gibi çok fazla detayın paylaşılmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Kamuoyunun bilmesi gereken kadarının paylaşılması gerektiğini değerlendiriyorum.
Savunma ürünlerinin sahibi son kullanıcı
Görgün, savunma sanayii şirketlerinin geliştirdiği ürünlere ilişkin bilgilerin paylaşımında ürünün son kullanıcısının da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Bir şirketin sipariş üzerine geliştirdiği ürünün doğrudan sahibi olmadığını, ürünün asıl sahibinin bedelini ödeyen son kullanıcı olduğunu ifade etti.
Görgün, savunma sanayii yöneticilerinin ve basın mensuplarının bu konuda ortak bir sorumluluk taşıdığına dikkat çekti. Gereğinden fazla paylaşılan bir bilginin ilerleyen dönemde Türkiye’nin karşısına güvenlik zafiyeti olarak çıkabileceğini belirterek, kamuoyunu bilgilendirirken belirli sınırların gözetilmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye, küresel İHA pazarında öne çıkıyor
Görgün, röportajında Türkiye’nin insansız hava aracı pazarındaki konumuna da değindi. Türkiye’de üretilen ve satılan ürünlerin küresel pazardaki payına ilişkin değerlendirmesinde, dünyada satılan her üç drondan ikisinin Türkiye’de üretildiğini ve satıldığını ifade etti.
Görgün, bu başarının arkasında ürünlere duyulan güvenin, maliyet etkinliğinin ve sahada oluşturdukları caydırıcı etkinin bulunduğunu belirtti.