- Arjantin, İngiltere'nin kontrolündeki Falkland Adaları çevresinde petrol arama faaliyetleri yürüten şirketlere karşı yeni hukuki girişimler başlatırken, Londra bu adımları reddetti.
- Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, BM Genel Kurulu'nda Falkland Adaları'nın egemenliğinin Arjantin'e ait olduğunu savundu ve Birleşmiş Milletleri konuya yeterince müdahil olmamakla eleştirdi.
- İsrail merkezli Navitas Petroleum ile İngiliz Rockhopper Exploration şirketlerinin yürüttüğü Sea Lion petrol projesi, Buenos Aires'in hedef aldığı başlıca faaliyetlerden biri oldu.
- İngiltere, Falkland Adaları'nın İngiliz toprağı olduğunu ve ada halkının doğal kaynaklarını geliştirme hakkına sahip bulunduğunu belirterek Arjantin'in şirketlere yönelik girişimlerine karşı çıktı.
İngiltere ile Arjantin arasında Falkland Adaları nedeniyle uzun yıllardır devam eden egemenlik anlaşmazlığı, petrol arama faaliyetleri üzerinden yeniden gündemin üst sıralarına çıktı.
Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, eylül ayında yaptığı açıklamalarla Buenos Aires'in Falkland Adaları üzerindeki egemenlik iddiasını yeniden öne çıkardı.
Arjantin'in Malvinas olarak adlandırdığı adalar, 1982'de iki ülke arasında savaşa neden olmuş, savaş İngiltere'nin zaferi ve Arjantin'in teslim olmasıyla sonuçlanmıştı.
Son gerilimin merkezinde ise adaların çevresindeki petrol ve doğal gaz faaliyetleri bulunuyor.
Arjantin petrol şirketlerine karşı harekete geçti
Milei hükümeti, Falkland Adaları çevresinde petrol arama faaliyetleri yürüten şirketlere karşı hukuki ve ekonomik baskıyı artırdı.
Buenos Aires yönetimi, adaların kuzeyindeki petrol sahalarında faaliyet gösteren Navitas Petroleum ve Rockhopper Exploration başta olmak üzere şirketlere yönelik yasal girişimler başlattı. Arjantin, İngiltere tarafından verilen hidrokarbon arama ve işletme ruhsatlarının kendi egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunuyor.
Krizin odağındaki Sea Lion projesi, Falkland Adaları'nın yaklaşık 220 kilometre kuzeyinde bulunan önemli bir açık deniz petrol sahasında yürütülüyor. Projenin önümüzdeki yıllarda üretime geçmesi planlanıyor.
Arjantin ayrıca projeyle bağlantılı 60'tan fazla şirket ve kişi hakkında yaptırım süreci başlattı.
Milei: BM konuya gözlerini kapatıyor
Milei, 23 Eylül'de BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Falkland Adaları anlaşmazlığını gündeme taşıdı.
Arjantin lideri, Birleşmiş Milletlerin egemenlik anlaşmazlığı konusunda yeterli adım atmadığını savunarak örgütün konuya “gözlerini kapattığını” söyledi.
Milei, adaların Arjantin açısından bir “ulusal dava” olduğunu belirterek İngiltere ile müzakerelerin yeniden yürütülmesi çağrısını yineledi. Ancak ada halkının kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olduğu yönündeki İngiliz tezini reddetti.
Arjantin lideri ayrıca ülkesinin egemenlik iddiasını “barışçıl, pratik ve etkili bir savunma” yöntemiyle sürdüreceğini söyledi.
"Falkland Adaları İngiliz toprağı"
Londra ise Arjantin'in girişimlerine karşı tutumunu değiştirmedi.
İngiltere, Falkland Adaları'nın İngiliz olduğunu ve ada halkının kendi doğal kaynaklarını geliştirme hakkına sahip bulunduğunu belirtiyor. İngiliz hükümeti, özellikle petrol ve doğal gaz sektöründe faaliyet gösteren şirketlere destek vereceğini açıkladı.
İngiltere ayrıca Arjantin'in kendi iç hukukunu Falkland Adaları'nda veya adalarla bağlantılı şirketlere uygulama yetkisi bulunmadığını savunuyor.
Londra'ya göre Arjantin mahkemelerinin Falkland Adaları'nda faaliyet gösteren şirketlere yönelik kararlarının İngiltere dışında uygulanması için hukuki bir dayanak bulunmuyor.
1982 savaşı yeniden hatırlatıldı
Falkland Adaları anlaşmazlığının geçmişi iki ülke arasında 1982'de yaşanan savaşa dayanıyor.
Arjantin, Nisan 1982'de adaları işgal etmiş, İngiltere'nin askeri operasyonunun ardından yaklaşık 10 hafta süren savaş Arjantin'in teslim olmasıyla sona ermişti.
İngiltere adaları 1833'ten bu yana yönetiyor. Arjantin ise egemenlik iddiasını sürdürüyor.
Adalarda 2013 yılında yapılan referandumda ise 1.517 seçmenden 1.513'ü İngiliz denizaşırı toprağı olarak kalma yönünde oy kullanmıştı. Arjantin, ada nüfusunun İngiliz yönetimi tarafından oluşturulduğunu savunarak bu referandumun egemenlik anlaşmazlığını çözemeyeceğini belirtiyor.
Petrol projesi gerilimin yeni boyutu oldu
Falkland Adaları çevresindeki petrol kaynakları, yıllardır devam eden egemenlik anlaşmazlığına ekonomik bir boyut ekledi.
Sea Lion projesi, İsrail merkezli Navitas Petroleum tarafından işletiliyor ve İngiliz Rockhopper Exploration da projede ortak olarak yer alıyor. Şirketler, faaliyetleri için Falkland Adaları hükümetinden aldıkları ruhsatların geçerli olduğunu savunuyor.
Arjantin ise İngiltere'nin verdiği ruhsatların kendi kıta sahanlığında geçerli olmadığını öne sürüyor ve şirketlere yönelik cezai ve idari yaptırımlar hazırlıyor.
Buenos Aires yönetimi ayrıca Falkland Adaları'ndaki faaliyetlere ilişkin daha ağır yaptırımlar getirecek yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalışıyor.
ABD'nin tutumu da tartışmaya dahil oldu
Krizi daha karmaşık hale getiren unsurlardan biri de ABD Başkanı Donald Trump'ın Falkland Adaları konusundaki son açıklamaları oldu.
Washington uzun süredir anlaşmazlık konusunda resmi olarak tarafsız bir tutum izlediğini belirtse de ABD'nin uygulamada İngiliz yönetimini tanıdığı değerlendiriliyor. Trump ise eylül ayında ABD'nin mevcut pozisyonunu yeniden değerlendirebileceğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Milei, Trump'ın açıklamalarını Arjantin'in tezlerinin uluslararası alanda güç kazandığının işareti olarak yorumladı.
Ancak İngiltere, Falkland Adaları'nın statüsü konusunda ada halkının kendi kaderini tayin hakkını temel aldığını ve bu tutumun değişmediğini vurguluyor.
Gerilim diplomatik kanaldan sürüyor
Son gelişmeler, İngiltere ile Arjantin arasındaki Falkland anlaşmazlığının askeri çatışmadan ziyade diplomatik, hukuki ve ekonomik araçlar üzerinden yeniden yoğunlaştığını gösteriyor.
Buenos Aires yönetimi petrol şirketlerine yönelik davalar ve yaptırımlarla baskıyı artırırken, Londra ada halkının ekonomik faaliyetlerini ve doğal kaynaklarını geliştirme hakkını savunuyor.
Milei'nin BM'deki açıklamaları ve petrol projesinin yaklaşan üretim aşaması, 1982 savaşından 44 yıl sonra Falkland Adaları üzerindeki egemenlik tartışmasının yeniden uluslararası gündeme taşınmasına neden oldu.