- ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak'taki DEAŞ'la mücadele misyonu 30 Eylül'de sona erdi ve koalisyon güçlerinin ülkeden çekilme süreci tamamlandı.
- Başbakan Zeydi, 1 Ekim'in Irak'ın tam egemenliğini tesis etme sürecinde yeni bir aşama olduğunu belirterek ülkenin güvenlik sorumluluğunu tamamen üstleneceğini söyledi.
- Bağdat yönetimi, devlet kontrolü dışındaki silahların toplanmasını yeni dönemin öncelikleri arasında gösteriyor.
- Koalisyonun askeri misyonunun sona ermesi, DEAŞ'la mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Irak güvenlik güçlerinin örgütün kalıntılarıyla mücadeleyi kendi imkanlarıyla sürdürmesi bekleniyor.
Irak'ta ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin ülkeden çekilmesiyle yeni bir dönem başladı.
Başbakan Ali Zeydi, koalisyonun Irak'taki görevinin sona ermesini "büyük bir ulusal başarı" olarak nitelendirdi. Zeydi, güçlerin kara, hava ve deniz yoluyla tamamen ve nihai olarak ülkeden ayrılmasının ardından 1 Ekim 2026'nın tam egemenliğin başlangıcı olacağını söyledi.
Irak hükümeti, 1 Ekim'i aynı zamanda Egemenlik Günü olarak kutluyor. Irak Bakanlar Kurulu da daha önce 1 Ekim'in Egemenlik Günü olarak anılması için kamu kurumlarında tören ve etkinlikler düzenlenmesi talimatını vermişti.
Silahların devlet kontrolüne alınması gündemde
Zeydi'nin açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, devlet kontrolü dışında bulunan silahlı grupların silahlarının geleceği oldu.
Irak Başbakanı, tam egemenliğin sağlanmasının ardından ülkenin önündeki önemli gündemlerden birinin silahların yalnızca devlet otoritesi altında toplanması olduğunu belirtti.
Irak yönetimi, devlet dışındaki silahlı grupların silahsızlandırılması için 30 Haziran 2027'yi hedef tarih olarak belirledi. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin'in açıkladığı plana göre, silahların devlet kontrolünde toplanması sürecinin bu tarihe kadar tamamlanması amaçlanıyor.
Bu başlık, özellikle İran'a yakın silahlı grupların geleceği açısından Irak siyasetindeki önemli gündemlerden biri haline geldi.
ABD'nin 23 yıllık askeri varlığı sona erdi
ABD'nin Irak'taki askeri varlığı, 2003'te Saddam Hüseyin yönetiminin devrilmesiyle başlayan işgal sürecine dayanıyor.
ABD güçleri 2011'de Irak'tan çekilmiş, ancak DEAŞ'ın 2014'te genişlemesinin ardından örgütle mücadele kapsamında yeniden ülkeye konuşlanmıştı. Washington ile Bağdat arasında Eylül 2024'te yapılan anlaşma doğrultusunda uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona erdirilmesi ve ABD güçlerinin çekilmesi kararlaştırılmıştı.
Çekilmenin tamamlanmasıyla ABD'nin Irak'taki 23 yıllık askeri varlığı sona ermiş oldu.
Güvenlik sorumluluğu Irak güçlerinde
Pentagon, ABD ve koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından Irak güvenlik güçlerinin ülkenin güvenliğini sağlama ve DEAŞ kalıntılarıyla mücadelede öncü rol üstlenmesini beklediğini açıkladı.
ABD'nin Irak'a eğitim ve istihbarat desteğini sürdüreceği belirtilirken, DEAŞ kalıntıları ve İran yanlısı milisler dahil olmak üzere ülkenin karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarının çözümünde temel sorumluluğun artık Irak hükümetine ait olduğu ifade edildi.
Zeydi de koalisyonun görevinin sona ermesinin DEAŞ'la mücadelenin sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı. Irak güvenlik güçlerinin örgüte karşı operasyonlarını kendi sorumluluğunda sürdüreceği belirtildi.
Türkiye ile güvenlik işbirliği de gündemde
Irak'ın yeni dönemde güvenlik yapılanmasını güçlendirmesi, Türkiye ile ilişkiler açısından da önem taşıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Zeydi'nin 23 Eylül'de New York'taki görüşmesinde, iki ülkenin güvenlik alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldığı açıklanmıştı. Taraflar, Sincar'da devlet otoritesinin tesis edilmesi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda ortak irade ortaya koymuştu.
Irak'ın güvenlik sorumluluğunu daha fazla üstlenmeye başladığı yeni dönemde Bağdat'ın hem DEAŞ kalıntılarıyla mücadeleyi hem de ülke içindeki silahlı grupların devlet otoritesi altında toplanmasını nasıl yöneteceği kritik başlıklardan biri olacak.
Bağdat için yeni sınav
Koalisyonun çekilmesi Irak açısından uzun süredir planlanan bir sürecin tamamlanması anlamına gelirken, bunun ardından ülkenin güvenlik mimarisinin nasıl şekilleneceği yeni dönemin temel sorusu olacak.
Zeydi'nin açıklamasında vurguladığı tam egemenlik ve silahların devlet kontrolüne alınması hedefleri, Bağdat yönetiminin önündeki iki ana başlık olarak öne çıkıyor.
Hükümetin 2027 ortasına kadar belirlediği silahsızlandırma takviminin nasıl uygulanacağı ve ülkedeki farklı silahlı grupların bu sürece nasıl karşılık vereceği, Irak'ın yeni dönemindeki güvenlik dengeleri açısından belirleyici olacak.
