gdh digital

İran: ABD'nin Hürmüz ablukası sürdükçe boğazda güvenlik sağlanamayacak

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin deniz ablukası ve ekonomik baskı politikalarının Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliği tehdit ettiğini belirterek mevcut durumun sorumlusunun Washington olduğunu savundu.

Yazan: Usame Zarif

· 5 dk okuma

İran: ABD'nin Hürmüz ablukası sürdükçe boğazda güvenlik sağlanamayacak
İran bayrağı - AFP

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

  • İran, ABD'nin deniz ablukası ve ekonomik baskı politikalarının Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliği tehdit ettiğini savundu.
  • Tahran, ABD'ye sunduğu yedi maddelik planda deniz ablukasının kaldırılmasını, savaşın sona erdirilmesini ve İran'ın varlıklarının serbest bırakılmasını talep etti.
  • İran, bölgesel gerilimin artmasının İsrail'in çıkarlarına hizmet edeceğini belirterek Yemen krizinin diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu.
  • Tahran, ABD ile diplomasiye açık olduğunu bildirirken NPT'nin işleyişinin ve İran'ın antlaşmaya taraf olmasının faydalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki enerji sevkiyatının normale döndüğü yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi. Washington'ın sahadaki gerçeklerle örtüşmeyen iddialarda bulunduğunu savunan Bekayi, ABD'nin deniz ablukası ve ekonomik savaş politikalarını sürdürmesi halinde bölgede güvenliğin yeniden sağlanamayacağını söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine en fazla ihtiyaç duyan ülkelerden birinin İran olduğunu belirten Bekayi, ABD'nin saldırgan eylemlerinin bölgeye, ABD'ye ve tüm dünyaya zarar verdiğini ifade etti.

İran'dan ABD'nin Hürmüz açıklamalarına tepki

ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisinin azaldığı ve İran'ın elindeki stratejik kozu kaybettiği yönündeki açıklamalarını değerlendiren Bekayi, bu iddiaların sahadaki gelişmelerle uyuşmadığını söyledi.

Uluslararası piyasaların da Washington'ın açıklamalarına ihtiyatla yaklaştığını savunan Bekayi, Hürmüz Boğazı'nda yaşananların İran'ın boğazı bir baskı aracı olarak kullanma amacıyla ortaya çıkmadığını ileri sürdü.

Bekayi, 28 Şubat'tan bu yana yaşanan gelişmelerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının doğrudan sonucu olduğunu savunarak, İran'ın kendi topraklarına yönelik saldırılarda kullanılan su yolunda uluslararası hukuk çerçevesinde önlemler aldığını belirtti.

"ABD kendisini Batı medeniyetinin temsilcisi olarak gösteremez"

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Atina'da Antik Çağ'daki İran-Yunan savaşlarına ilişkin yaptığı değerlendirmelere de tepki gösteren Bekayi, açıklamaları İran'a ve dünyaya karşı yürütülen algı savaşının bir parçası olarak nitelendirdi.

Tarihî olayların çarpıtılarak ABD'nin savaş politikalarının meşrulaştırılmaya çalışıldığını savunan Bekayi, İran'ın binlerce yıllık geçmişe sahip bir kültür ve medeniyet olduğunu söyledi. İran'ın tarih boyunca varlığını korumasını farklı kültürlerle etkileşim kurabilmesine bağlayan Bekayi, medeniyetler arasında ayrım oluşturulmasının savaşı ve saldırganlığı meşrulaştırmaktan başka bir amaca hizmet etmeyeceğini ifade etti.

Bekayi, iki dünya savaşının ve sömürgeciliğin Doğu ile Batı arasındaki medeniyet çatışmasıyla açıklanamayacağını belirterek ABD'nin kendisini Batı ve Yunan medeniyetinin temsilcisi olarak sunamayacağını dile getirdi.

İran ve Suudi Arabistan arasında diyalog mesajı

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, İran ile Suudi Arabistan arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesine ilişkin değerlendirmesinde, bölge ülkeleri arasındaki istişarelerin kesintisiz devam ettiğini söyledi.

Arap Yarımadası'ndaki gelişmelerden ciddi endişe duyduklarını belirten Bekayi, bölgesel gerilimin sürmesinin ve tırmanmasının yalnızca İsrail'in çıkarlarına hizmet edeceğini savundu. İran'ın iki İslam ülkesi arasında çatışmaların devam etmesini istemediğini vurgulayan Bekayi, diyalog kurulmasına yardımcı olmaya hazır olduklarını kaydetti.

Yemen'deki gelişmelere de değinen Bekayi, Yemen halkının baskı, yaptırım ve abluka altında kalmadan onurlu bir yaşam sürme hakkına sahip olduğunu ifade etti. Yemen krizinin taraflar arasında daha önce üzerinde uzlaşılan yol haritası doğrultusunda çözülmesi gerektiğini belirten Bekayi, mevcut krizin diyalog ve karşılıklı görüşmeler yoluyla aşılması çağrısında bulundu.

İran ile ABD arasındaki arabuluculukta Pakistan ve Katar öne çıktı

İran ile Rusya arasında Türkmenistan'da gerçekleştirilen görüşmeye değinen Bekayi, Moskova ile Tahran arasındaki istişarelerin nükleer mesele de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda sürdüğünü söyledi.

Rusya'nın 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma sürecinde olumlu bir rol oynadığını belirten Bekayi, İran Cumhurbaşkanı'nın Rus mevkidaşı Vladimir Putin'e İran'ın yedi maddelik planını ve Tahran'ın tutumunu aktardığını ifade etti.

Bekayi, İran ile ABD arasındaki arabuluculuk rolünü ise halen Pakistan ve Katar'ın üstlendiğini belirterek dost ülkelerin iyi niyet girişimlerini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

İran'ın ABD'ye sunduğu yedi maddelik plan

İran'ın ABD'ye sunduğu plana Washington'dan verilen yanıtı değerlendiren Bekayi, iki ülke arasında arabulucular üzerinden mesaj alışverişinin sürdüğünü bildirdi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında gündeme getirilen planın İran'ın meşru haklarına dayanan talepleri içerdiğini belirten Bekayi, talepleri şöyle sıraladı:

  • Deniz ablukasının kaldırılması.
  • Savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi.
  • İran'a ait varlıkların serbest bırakılması.
  • Süreç kapsamında uygulamaya konulan yeni yaptırımların kaldırılması.

Bekayi, mevcut şartlarda İran'ın haklarından taviz vermesinin söz konusu olmadığını söyledi. ABD'nin İran'ın nükleer programına ilişkin açıklamalarını da eleştiren Bekayi, Washington'ın bir yandan İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırdığını öne sürerken diğer yandan Tahran'ın nükleer silah geliştirebileceği iddiasını sürdürdüğünü belirtti.

ABD'nin ilettiği hususların değerlendirilmeye devam edildiğini kaydeden Bekayi, incelemeler tamamlandığında İran'ın görüşlerinin arabuluculara iletileceğini ifade etti.

"Diplomasi bizim için savaş kadar önemli"

İran ile ABD arasında müzakerelerin yeniden başlayıp başlamayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Bekayi, Tahran'ın geçmişte yaşananları yok sayarak sürece sıfırdan başlamayacağını söyledi.

İran'ın hem kendi gücünü artırdığını hem de karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmemesinden ders çıkardığını belirten Bekayi, diplomasi masasından kaçmadıklarını vurguladı.

Bekayi, "Diplomasi bizim için sahadaki mücadele ve savaş kadar önemli" diyerek ulusal çıkarların korunması için gerekli ve mümkün olan her durumda diplomasiye başvuracaklarını kaydetti.

ABD'nin bir yandan ekonomik baskıyı artırırken diğer yandan müzakere çağrısında bulunmasını çelişkili bulduklarını belirten Bekayi, müzakere girişimlerinin sözlerden ziyade atılan adımlar ve mevcut koşullar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İran'dan NPT tartışması: "Antlaşmanın amacına hizmet edip etmediği görüşülmeli"

İran'ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan (NPT) çekilme ihtimaline ilişkin tartışmaları değerlendiren Bekayi, İran'da kamuoyunun ve milletvekillerinin antlaşmaya taraf olmanın faydasını sorguladığını belirtti.

NPT'nin nükleer silahsızlanma, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılmasını güvence altına alma hedefleri bulunduğunu hatırlatan Bekayi, sistemin bu üç alanda da ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu.

Bekayi, bu sorunların sorumlusunun İran olmadığını ileri sürerek uluslararası toplumun antlaşmanın gerçekten amacına hizmet edip etmediğini tartışması gerektiğini söyledi.

Eski İran Dini Lideri Ali Hamaney'in nükleer silahları yasaklayan fetvasına da değinen Bekayi, Hamaney'in suikast sonucu öldürülmesinin ardından İran'ın nükleer silah konusundaki tutumunun sorgulanmasını eleştirdi. Bekayi, söz konusu gelişmelerin İran'da nükleer silah tartışmalarının gündeme gelmesine zemin hazırladığını savundu.

Kaynak: gdh haber merkezi

Podcast

Yapay Zekâ Özeti

İran: ABD'nin Hürmüz ablukası sürdükçe boğazda güvenlik sağlanamayacak

  • İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin deniz ablukası ve ekonomik baskı politikalarının Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliği tehdit ettiğini belirterek bölgedeki gerilimden Washington yönetimini sorumlu tuttu.
  • Tahran yönetimi, ABD'ye sunduğu yedi maddelik planda deniz ablukasının kaldırılması, savaşın sona erdirilmesi ve dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması taleplerini yineledi.
  • Bölgesel barış için Suudi Arabistan ve Yemen ile diyalog mesajları veren Bekayi, gerilimin artmasının yalnızca İsrail'in çıkarlarına hizmet edeceğini savundu.
  • ABD ile Pakistan ve Katar gibi arabulucular üzerinden mesaj alışverişinin sürdüğünü kaydeden sözcü, İran'ın diplomasi masasına açık olduğunu ancak ulusal çıkarlarından taviz vermeyeceğini vurguladı.
  • Ayrıca Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'nın (NPT) işleyişini eleştiren Bekayi, antlaşmaya taraf olmanın ülkesine sağladığı faydaların sorgulanmaya başlandığını ifade etti.

Bu özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur. Doğruluk için haberin tamamını okuyunuz.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim