- İranlı yetkili, İsrail'e ait hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçemeyeceğini söyledi.
- Bayrak değişikliği de yeterli olmayacak: İsrail bağlantılı olup başka ülke bayrağı taşıyan veya İsrail malları taşıyan gemilerin de geçişine izin verilmeyeceği belirtildi.
- ABD için şart konuldu: Amerikan ticari ve askeri gemilerinin, İran'a yönelik tehdit ve düşmanlık sürdüğü müddetçe Boğaz'dan geçemeyeceği ifade edildi.
- Küresel enerji hattında risk: Açıklama, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş rejimini ABD ve İsrail bağlantılı gemiler açısından uzun vadeli biçimde kısıtlama niyetini ortaya koyuyor.
İran, ABD ve İsrail'e ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine ilişkin tutumunu sertleştirdi.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Behnam Saidi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "düşman" olarak tanımlanan ülkelere ait gemilerin Boğaz'dan geçişine izin verilmeyeceğini söyledi.
Saidi'nin açıklaması, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin yeniden düzenlenmesine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.
"İsrail gemilerinin geçiş hakkı yok"
Saidi, İsrail konusunda İran'ın tutumunun yalnızca mevcut çatışma dönemiyle sınırlı olmadığını vurguladı.
İranlı yetkili, "Siyonist rejime ait hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı yoktur" dedi.
Saidi ayrıca bir geminin İsrail'le bağlantılı olması halinde başka bir ülkenin bayrağını taşımasının da geçiş için yeterli olmayacağını belirtti.
İranlı yetkiliye göre İsrail ile bağlantılı olan veya İsrail mallarını taşıyan gemiler de Boğaz'dan geçiş hakkından mahrum bırakılacak.
Bu yaklaşım, İran'ın yalnızca İsrail bandıralı gemileri değil, İsrail'le ticari veya lojistik bağlantısı bulunan gemileri de kapsam içine alabileceği anlamına geliyor.
ABD gemileri için "düşmanlık sona ermeli" şartı
İranlı yetkili, ABD gemileri konusunda da sert mesaj verdi.
Saidi, İran'a tehdit oluşturmaya devam ettiği ve İran Silahlı Kuvvetleri tarafından düşman olarak tanımlandığı sürece ABD'ye ait ticari veya askeri hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapamayacağını söyledi.
Dolayısıyla Tahran'ın açıklamasında ABD için İsrail'den farklı bir yaklaşım görülüyor.
İsrail gemileri için savaş sonrasını da kapsayan kategorik bir yasak ifade edilirken, ABD gemileri için İran'a yönelik tehdit ve düşmanlığın sona ermesi koşulu öne çıkarılıyor.
Hürmüz'de geçiş rejimi yeniden şekilleniyor
İran'ın açıklaması, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin geleceğine ilişkin daha önceki açıklamalarla da örtüşüyor.
İran daha önce Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) üyesi ülkelere gönderdiği bildirilen bir mesajda, İran makamlarıyla koordinasyon sağlayan "düşman olmayan" gemilerin geçişine izin verilebileceğini belirtmişti. ABD ve İsrail bağlantılı gemiler ile çatışmalara katılan ülkelerin gemileri ise bu kapsamın dışında tutulmuştu.
Bu nedenle Tahran'ın yaklaşımı, Boğaz'ın bütün ticari trafiğe tamamen kapatılmasından ziyade gemileri ülke, bağlantı ve taşınan yük bakımından sınıflandıran bir geçiş rejimine işaret ediyor.
Hürmüz Boğazı neden kritik?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlayan dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri.
Boğaz üzerinden özellikle petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığı yapılıyor. Bu nedenle geçişlerde yaşanabilecek ciddi bir kesinti, yalnızca İran ile ABD arasındaki ilişkileri değil, küresel enerji piyasalarını da etkileyebilir.
Daha önce İran'ın Boğaz'daki geçişleri kısıtlaması petrol fiyatlarında sert hareketlere yol açmıştı.
İran daha önce de ABD ve İsrail bağlantılı gemileri hedef almıştı
Tahran'ın bugünkü açıklaması, çatışmaların ardından Hürmüz'deki deniz trafiğine yönelik önceki uygulamaların devamı niteliğinde.
İran, daha önce ABD, İsrail ve bunlarla bağlantılı ülkelerin gemilerinin geçişini kısıtlamış; bazı gemilerin Boğaz'dan geçişini İran makamlarıyla koordinasyon şartına bağlamıştı.
Bu dönemde ABD gemilerinin Boğaz'dan geçtiğine ilişkin haberler de gündeme gelmiş, İranlı üst düzey bir askeri yetkili söz konusu iddiaları yalanlamıştı.
ABD ile diplomatik gerilim sürüyor
Tahran'ın açıklaması, İran ile ABD arasında ateşkes ve diplomatik temasların tartışıldığı bir dönemde geldi.
İran açısından Hürmüz Boğazı yalnızca bir ticaret rotası değil, aynı zamanda stratejik bir baskı aracı ve ulusal güvenlik meselesi olarak görülüyor.
Washington'ın İran'a yönelik askeri ve ekonomik baskısının sürmesi halinde ABD gemilerine yönelik kısıtlamaların devam edeceği mesajı veriliyor.
Ticari gemiler açısından belirsizlik
İran'ın İsrail bağlantılı gemiler için yaptığı geniş kapsamlı tanım, uluslararası denizcilik sektörü açısından da önemli.
Bir geminin başka bir ülkenin bayrağını taşımasına rağmen İsrail bağlantılı kabul edilmesi veya İsrail menşeli yük taşıması halinde geçişinin engellenebileceği yönündeki açıklama, gemilerin sahipliği, işletmecisi, yükü ve ticari bağlantılarının daha kritik hale gelmesine yol açabilir.
Bu durum, Hürmüz'den geçen denizcilik şirketleri açısından ek güvenlik ve güzergâh değerlendirmelerini gündeme getirebilir.
"İsrail yok, ABD için şart var"
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Behnam Saidi'nin açıklaması, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki yaklaşımını ortaya koyuyor.
Bu açıklamanın en dikkat çekici tarafı ise İsrail için getirilen yasağın "savaş sonrasında dahi" uygulanacağının özellikle vurgulanması olarak öne çıkıyor.
Hürmüz'de yeni dönem
İran'ın son açıklaması, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin savaş sonrasında da eski düzenine hemen dönmeyebileceğine işaret ediyor.
Tahran, İsrail bağlantılı gemilere yönelik kısıtlamayı uzun vadeli bir politika olarak ortaya koyarken, ABD gemileri için kapının ancak İran'a yönelik tehdit ve düşmanlıkların sona ermesi halinde açılabileceğini belirtiyor.
Bu yaklaşımın uygulanması halinde Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği, İran ile ABD ve İsrail arasındaki siyasi ilişkilerin seyrine doğrudan bağlı hale gelecek.