- ABD'nin Suudi Arabistan ile sivil nükleer işbirliği anlaşması İsrail'de tepki çekti.
- İsrailli yetkililer, normalleşme şartının aranmayışını diplomatik kayıp olarak değerlendirdi.
- Eski İsrailli güvenlik yetkilileri, uranyum zenginleştirme izninin bölgesel risk oluşturacağını savundu.
- Anlaşmanın, İsrail'in Washington üzerindeki etkisinin zayıfladığı yönündeki tartışmaları güçlendirdiği ifade edildi.
Yedioth Ahronot gazetesine konuşan üst düzey İsrailli yetkililer, ABD'nin Suudi Arabistan ile sivil nükleer işbirliği anlaşmasını onaylamasını "rahatsız edici" olarak değerlendirdi. Yetkililer, bu adımı Türkiye'ye olası F-35 satışıyla birlikte İsrail açısından kaygı verici gelişmeler arasında gösterdi.
Normalleşme şartının kaldırılması dikkat çekti
İsrailli yetkililer, Washington yönetiminin Riyad ile yapılacak nükleer işbirliğini İsrail ile normalleşme şartına bağlamamasına dikkat çekti. Bu durumun, İsrail'in ABD nezdindeki etkisinin azaldığını ve Tel Aviv'in Suudi Arabistan'a karşı önemli bir diplomatik kozunu kaybettiğini öne sürdüler.
Güvenlik riski uyarısı
İsrail Ulusal Güvenlik Konseyinin eski başkanvekili Yaakov Nagel, Suudi Arabistan'ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirme kapasitesi kazanmasının hata olacağını savundu. Emekli diplomat Jeremy Issacharoff ise anlaşmayı "aşırı derecede tehlikeli" olarak nitelendirerek, bunun Washington'un İsrail'in güvenlik önceliklerine yaklaşımında değişime işaret ettiğini söyledi.
ABD basınındaki iddia
ABD basınında yer alan haberlere göre Trump, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programını destekleyen ve potansiyel olarak uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin önünü açabilecek anlaşmayı onayladı.