- İsrail makamları temmuz ayında Harem-i İbrahim Camisi'nde 155 kez ezanı engelledi.
- Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Mescid-i Aksa'ya 27 baskın düzenledi.
- Filistin yönetimi, kutsal mekanların statüsünün hedef alındığını belirterek uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yaptı.
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı'nın yayımladığı Temmuz 2026 raporuna göre, İsrail makamları El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camisi'nde ay boyunca toplam 155 kez ezan okunmasını engelledi. Raporda, bu uygulamanın camide temmuz ayı boyunca hiçbir ezanın okunamaması anlamına geldiği vurgulandı.
Bakanlık, uygulamanın ibadet özgürlüğüne yönelik sistematik bir ihlal olduğunu belirterek, İsrail'in kutsal mekanlara yönelik kısıtlamalarının son aylarda daha da arttığını ifade etti.
Mescid-i Aksa'ya 27 baskın düzenlendi
Rapora göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailli gruplar, Temmuz ayında işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya 27 ayrı baskın gerçekleştirdi.
Baskınlara, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, bazı milletvekilleri, "Tapınak" örgütlerinin temsilcileri ve İsrail polisi eşliğinde katılan grupların da dahil olduğu belirtildi.
Filistin makamları, baskınlar sırasında Mescid-i Aksa içerisinde Talmudik ayinler gerçekleştirildiğini, İsrail bayrakları açıldığını ve avluya taşlar getirildiğini kaydetti. Raporda ayrıca, Aksa'nın doğu bölümüne sabit bir gölgelik kurulmasının 1967'den bu yana ilk kez yaşandığı ifade edildi.
İbadet edenlere yönelik kısıtlamalar artırıldı
Raporda, İsrail makamlarının özellikle cuma günleri Mescid-i Aksa'ya girişlerde kısıtlamaları artırdığı, Vakıflar Dairesi çalışanlarının görevlerini yerine getirmesinin zorlaştırıldığı belirtildi.
Ayrıca, Filistin makamları tarafından Mescid-i Aksa hatiplerinden Muhammed Hüseyin'in kısa süreli gözaltına alınması ile bir İsrailli yerleşimcinin Mescid-i Aksa avlusunda nişan töreni düzenlemesi de kutsal mekanın mevcut statüsünü hedef alan uygulamalar arasında gösterildi.
Batı Şeria'daki camiler de hedef alındı
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, ihlallerin yalnızca Kudüs ve El Halil ile sınırlı kalmadığını bildirdi.
Rapora göre;
- Mesafir Yatta,
- Tulkerim,
- Nablus
kentlerinde üç cami ateşe verildi.
Bunun yanı sıra İsrail güçlerinin El Halil'in kuzeyindeki Beyt Ummar beldesinde bulunan Ömer Bin Hattab Camisi'ne baskın düzenleyerek yapıda hasara yol açtığı aktarıldı.
Filistin'den uluslararası topluma çağrı
Bakanlık, söz konusu uygulamaların işgal altındaki Batı Şeria'nın fiili ilhakını kolaylaştırmayı hedeflediğini ve iki devletli çözüm perspektifini zayıflattığını savundu.
Raporda, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplum ve insan hakları kuruluşlarına, İsrail'in kutsal mekanlara yönelik ihlallerinin durdurulması, Müslümanların ibadet özgürlüğünün korunması ve kutsal mekanların tarihi ile hukuki statüsünün muhafaza edilmesi için acil adım atılması çağrısında bulunuldu.
"Tapınak" örgütleri neyi savunuyor?
İsrail'de faaliyet gösteren ve kamuoyunda "Tapınak" örgütleri olarak bilinen gruplar, İsrail polisi koruması altında Mescid-i Aksa'ya düzenli ziyaretler gerçekleştiriyor. Bu gruplar, Mescid-i Aksa'daki mevcut statükonun değiştirilmesini ve Yahudilerin burada dini ritüellerini serbestçe gerçekleştirebilmesini savunuyor.
Filistin tarafı ise bu girişimlerin, Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik adımlar olduğunu ve bölgede gerilimi artırdığını belirtiyor.