- Gazze’de İsrail saldırıları nedeniyle can kaybı 74 bini, yaralı sayısı ise 175 bini aştı.
- İsrailli eski yetkili Dan Schueftan, Türkiye’nin Suriye’deki etkisinin İsrail açısından endişe verici olduğunu savundu.
- Schueftan, bağımsız Filistin devletinde Türk askerinin konuşlanmasının İsrail’in karşılık verme ve caydırıcılık kapasitesini sınırlayacağını söyledi.
- Schueftan, Türkiye’nin bölgedeki olası askeri varlığını İsrail’in Filistin devletine yönelik tutumunu etkileyen önemli unsurlardan biri olarak gösterdi.
Schueftan, Türkiye’nin bölgedeki etkisinin İsrail açısından önemli bir endişe kaynağı olduğunu belirtirken, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Türkiye ile güçlü ilişkiler kurmasının da Tel Aviv yönetimi açısından olumsuz bir senaryo olduğunu savundu.
Gazze’de can kaybı 74 bini aştı
İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda can kaybı 74 bini aşarken, yaralı sayısı 175 bin 168’e yükseldi.
Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Batı Şeria’da ise aynı dönemde 1209 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 13 bin 350 kişi yaralandı ve 24 bin 600’den fazla kişi gözaltına alındı.
Saldırıların ve insani krizin devam ettiği bölgede, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’de Barış Planı kapsamında Türkiye’nin de yer alacağı Uluslararası İstikrar Gücü’nün konuşlandırılması planı bulunuyor.
"Şara'nın Türkiye'nin etkisi altında kalması İsrail için daha kötü"
İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Merkezi eski Başkanı Dan Schueftan, katıldığı podcast yayınında Suriye’deki gelişmelere de değindi.
Schueftan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Türkiye ile ilişkilerinin İsrail açısından endişe verici olduğunu belirterek, Şara’nın Türkiye’nin doğrudan kontrolünde olmasının şart olmadığını, Türkiye’nin etkisi altında kalmasının dahi Tel Aviv açısından daha kötü bir seçenek olduğunu savundu.
Schueftan, "Şara'nın, Türkiye'nin bir kuklasına dönüşüp dönüşmeyeceğini bilmiyorum. Nereye gideceğini bilmediğimizi kabul ediyorum. Ama bunun bir önemi yok. Kukla olmasa bile, çok güçlü ilişkileri olsa bile, kukla olmaksızın Türkiye'nin etkisi altında kalsa bile, bu durum İsrail açısından, diğer alternatiften bile daha kötü." ifadelerini kullandı.
Suriye’nin yeni liderliği konusunda İsrail içinde önemli bir görüş ayrılığı bulunmadığını da savunan Schueftan, "Şara konusunda aramızda bir görüş ayrılığı olduğunu düşünmüyorum." dedi.
"Türk askeri varlığı İsrail'in caydırıcılığını engelleyecek"
Schueftan, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının İsrail açısından ciddi sonuçlar doğuracağını savunurken, daha önce Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nden çekilme yollarının bulunmasını desteklediğini belirtti.
Toprak elde etme motivasyonuyla hareket etmediğini öne süren Schueftan, bağımsız bir Filistin devletinin kurulması halinde Türkiye’nin bölgeye asker konuşlandırmasının İsrail’in hareket alanını sınırlayacağını söyledi.
Schueftan, "Bağımsız bir Filistin devletiniz olursa, buraya Türkiye'nin davet edilerek asker konuşlandırması söz konusu olacak. Ardından Filistin devletinden İsrail'e yönelik terör ve düşmanca eylemler gerçekleştirilecek. Türk askeri varlığı ise İsrail'in karşılık vermesini ve caydırıcılık uygulamasını engelleyecek." ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bölgedeki olası askeri varlığının İsrail’in politikalarını doğrudan etkileyebileceğini savunan Schueftan, "Türkiye'nin düşmanca tutumu, mevcut şartlar altında, ki bunun değişmesini umuyorum, İsrail'in herhangi bir Filistin devletini kabul edememesinin önemli nedenlerinden biri." değerlendirmesinde bulundu.