- Başbakan Giorgia Meloni hükümeti, gösterilerde şiddet içeren katılımı yeni bir suç olarak tanımladı. En az beş kişilik bir grubun parçası olarak kamu güvenliğini tehlikeye atanlar 5 yıla kadar hapis ve 20 bin avroya kadar para cezasıyla karşılaşabilecek.
- 14-18 yaş grubundakiler için önleyici gözaltı uygulaması genişletildi. Ayrıca 14 yaşını dolduranların eylemlerinin sonuçlarını kavrayabildiği, aksi kanıtlanana kadar varsayılacak.
- Protestolar sırasında çocukların neden olduğu kamu veya özel mülk zararlarının bedeli ebeveynlerden talep edilebilecek.
- Milano’ya yıl sonuna kadar 500 asker gönderilmesi planlanıyor. Hükümet, yüzlerini gizleyen göstericilerin kimliklerinin belirlenmesi için yapay zekâdan yararlanılacağını da açıkladı.
İtalya’da Başbakan Giorgia Meloni hükümeti, hayat pahalılığına karşı düzenlenen gösterilerde yaşanan şiddet ve yağma olaylarının ardından güvenlik önlemlerini artıran yeni kararnameyi kabul etti.
Başta Milano olmak üzere ülkenin kuzeyindeki kentlerde düzenlenen protestolarda bazı gruplar mağazaların vitrinlerini kırdığı ve iş yerlerini yağmaladığı görüldü.
Hükümet, olayların ardından gösterilere katılanlara yönelik cezaları ağırlaştırma ve çocukların karıştığı olaylarda ailelerin mali sorumluluğunu artırma kararı aldı.
Meloni, kararı duyururken kamu mallarına ve özel mülklere zarar verilmesine tepki gösterdi. Başbakan Meloni, konuyla ilgili şu cümleleri kurdu:
“Yıkıp dökmenin ve hırsızlık yapmanın devrimci bir yanı yoktur. Yıkıp dökmek ve hırsızlık yapmak bir protesto değil, suçtur”
Gösterilerde şiddete 5 yıla kadar hapis cezası
Yeni kararnameyle gösteriler sırasında şiddet içeren katılım ayrı bir suç olarak tanımlandı. Buna göre, en az beş kişilik bir grubun parçası olarak taş, sopa veya maytap gibi nesneler fırlatarak kamu güvenliğini tehlikeye atan kişiler 5 yıla kadar hapis ve 20 bin avroya kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilecek.
Eylemcilerin yüzlerini maske veya benzeri yöntemlerle gizlemesi ya da davranışlarının yaralanmalara yol açması durumunda cezaların ağırlaştırılması öngörülüyor.
Düzenleme kapsamında gösteriler sırasında kamu mallarına veya özel mülklere verilen zararların da sorumlulardan tahsil edilmesi planlanıyor. Kamu malına zarar verilmesi halinde valilik ödeme talebi gönderebilecek; özel mülk sahipleri ise zararlarının karşılanması için yargı yoluna başvurabilecek.
14 yaşından itibaren önleyici gözaltı
Kararnamenin çocuklarla ilgili hükümleri, ülkedeki tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. Düzenlemeyle 14-18 yaş grubundaki çocuklara yönelik önleyici gözaltı uygulamasının kapsamı genişletildi.
Buna göre polis, belirli koşullarda tehlike oluşturabileceği değerlendirilen gençleri, henüz bir suç işlememiş olsalar bile, sorun çıkması beklenen gösteriler öncesinde gözaltına alabilecek. Uygulama, daha önce yetişkinler için geçerli olan bazı önleyici tedbirlerin reşit olmayanları da kapsamasını sağlıyor.
Kararname ayrıca 14 yaşını doldurmuş ancak henüz 18 yaşına gelmemiş kişilerin eylemlerinin sonuçlarını kavrayabilecek durumda olduğunun, aksi kanıtlanmadıkça varsayılmasını öngörüyor. Önceki yaklaşımda bu yeterliliğin her olayda devlet tarafından ortaya konulması gerekiyordu.
Yeni düzenlemeyle bu ilke tersine çevrilirken, çocuğun eylemlerinin anlamını kavrayamadığının kanıtlanması halinde cezai sorumluluğa ilişkin değerlendirme yapılabilecek.
Çocukların verdiği zararı aileleri karşılayacak
Kararnamenin bir diğer önemli maddesi, reşit olmayanların neden olduğu maddi zararların tahsil edilmesiyle ilgili. Buna göre gösteriler sırasında kamu binalarına, araçlara, mağazalara veya diğer mülklere zarar veren çocukların ebeveynlerinden tazminat talep edilebilecek.
Kamu mallarına verilen zararlar için yetkili makamların ödeme emri göndermesi, özel mülk sahiplerinin ise alacaklarını yargı yoluyla tahsil etmesi öngörülüyor.
Meloni, düzenlemeyi şu sözlerle savundu:
“Kim kırarsa o öder. Kıran kişi reşit değilse ailesi öder."
Hükümet, bu uygulamanın hem zarar görenlerin mağduriyetini gidermeyi hem de ailelerin çocuklarının davranışları üzerindeki sorumluluğunu artırmayı amaçladığını belirtiyor.
Milano’ya 500 asker gönderilecek
Hükümet, hukuki önlemlerin yanı sıra sahadaki güvenlik kapasitesini de artırmayı planlıyor. Bu kapsamda Milano’ya yıl sonuna kadar 500 ek asker gönderilecek. Askerlerin hassas noktaların korunması, gözetim ve güvenlik güçlerine destek görevlerinde bulunması öngörülüyor.
İtalya’da hâlihazırda kamu kurumları, dini yapılar ve diğer önemli noktaların korunması için binlerce asker görev yapıyor. Yeni sevkiyatın, hafta sonu yaşanan olayların ardından kentteki güvenlik önlemlerini güçlendirmesi amaçlanıyor.
Meloni ayrıca yüzlerini maske veya kapüşonla gizleyen göstericilerin kimliklerinin tespit edilmesi için yapay zekâ teknolojilerinden yararlanılacağını açıkladı.
Protestoların arkasında hayat pahalılığı ve sosyal talepler var
Hükümetin sert önlemleri, protestoların temelinde yer alan ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Göstericiler; artan yaşam maliyetleri, yüksek kiralar, düşük ücretler ve kamu hizmetlerindeki sorunlara tepki gösteriyor.
Protestoları örgütleyen gruplar, iş güvencesinin artırılması, sağlık hizmetlerine daha fazla kaynak ayrılması, eğitim kurumlarındaki altyapı sorunlarının giderilmesi ve barınma hakkının güvence altına alınması gibi taleplerde bulunuyor.
Şiddet olaylarına karışanların cezalandırılması gerektiğini savunan hükümet, yeni önlemleri kamu düzeninin korunması açısından gerekli görüyor. Eleştirmenler ise daha ağır cezaların ve önleyici gözaltı uygulamalarının protesto hakkı üzerindeki etkilerinin tartışılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Protestocu gruplar, yeni güvenlik önlemlerine rağmen gösterileri sürdürme çağrısı yaptı. İtalya’da önümüzdeki günlerde düzenlenmesi planlanan eylemlerin, hükümetin güvenlik politikaları ile hayat pahalılığına yönelik toplumsal tepkiler arasındaki gerilimi yeniden gündeme getirmesi bekleniyor.