- MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kâşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne dair dosyada 'Esmer Melek' rumuzlu ihbarcının gönderdiği e-posta soruşturmanın seyrini değiştirdi.
- 'Esmer Melek' rumuzlu ihbarcının, Kozinoğlu'nun ölümünün kalp krizi değil zehirlenme sonucu gerçekleştiğini iddia ettiği belirlendi.
- SABAH'ın haberine göre Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Nisan 2012 tarihinde Kozinoğlu'nun avukatlarına e-posta gönderen 'Esmer Melek' rumuzlu ihbarcının peşine düştü.
SABAH'ın haberine göre, kendisini Silivri 1 Nolu Cezaevi'nden yeni tahliye olmuş bir tutuklu olarak tanıtan gizemli isim, işçi koğuşunda kaldığını ve tüm koğuşlara yemek ile kantin erzakı dağıtımı yaptığını belirtti.
Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre ilk e-posta 27 Nisan 2012 tarihinde saat 19:26'da gönderildi. Gönderen kısmında 'Melek melek' ismi ile '[email protected]' adresi yer alırken, alıcı taraf ise o dönem Kozinoğlu ailesinin avukatlığını üstlenen Tuğçe Duygu Köksal'dı.
"Kalp krizi değil, zehirlenerek öldü"
İhbarcı tarafından gönderilen ilk e-postada şu ifadelere yer verildi: "Duygu hanım ben Silivri ceza evinden yeni tahliye oldum bir konuyu sizinle özel konuşmak istedim ama siz umursamadınız. Konu cezaevinde ölen (öldürülen) Kaşif Kozinoğlu'yla ilgili. Ölümünün kalp krizi değil de zehirlenerek öldüğü bunu elimdeki delil ve incelemelerimle gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum ama siz duyarsız kaldınız kim olsa sizin yerinizde bu olayla bizzat ilgilenirdi aslı olsun olmasın nede olsa ölen kişi büyük bir devlet adamı ve ilgi çekmeyecek bir olay değil ama nedense siz savruk baktınız. Neyse ben bazı olaylar açığa çıkar umuduyla sizi rahatsız etmiştim bu olay inanın basit bir kalp krizi değil ve bunu yapanlar unuttular bile onlar için basit sayıldı böyle bir insanın ölümü eğer yine de ilginizi çekerse ben her şeyi açık açık anlatmaya hazırız yalnızca size ve ailesine."
Avukattan ihbarcıya yanıt: Delilleriniz varsa büromuza gelin
Avukat Tuğçe Duygu Köksal ise 3 Mayıs 2012 saat 18:29'da ihbarcıya yanıt vererek şu ifadeleri kullandı: "Size ait olmadığı belli olan ve sonradan yaratılmış bir e-mail adresinden göndermiş olduğunuz e-mailinizde isminizi vermemiş ve sadece 'Silivri cezaevinden yeni tahliye oldum' demişsiniz. Güvenlik nedeniyle kimliğinizi açıklamaktan çekindiğinizi ifade ediyorsunuz ancak Kaşif Kozinoğlu ile aynı koğuşta kalmadığınız, onunla aynı ortamda bulunmadığınız aşikar... Bizim savcılık makamına somut veri sunabilmemiz için dedikodu ya da şüpheye değil, görüşe ve somut veriye dayalı delilleriniz var ise sizinle görüşmemiz elbette her zaman mümkündür. Bu hususları bizimle paylaşmak üzere büromuza gelmenizi ya da bu hususları ihbar olarak detaylı biçimde tarafımıza göndermenizi rica ederiz."
Avukatın cevabının ardından ihbarcı 3 Mayıs 2012 saat 21:49'da tekrar e-posta gönderdi. E-postada, "Sayın Duygu hanım ben Silivri 1 nolu ceza infaz evinden tahliye oldum. Orada Kaşif beyle evet aynı koğuşta değildik ama ben kendim işçi koğuşunda kalıyordum. Bütün 1 No'lunun koğuşlarına işçi koğuşu olarak hizmet verilir yemek dağıtımı, ekmek dağıtımı, kantin, erzak bunları işçi koğuşu yapmak ben de bunlardan biriydim. İsmimi açıklamamın sebebi kendimi riske atmamak ama bu ortaya atılan bir asparagas haber değil gerçek bir vakadır... buna inanınki KAŞİF BEY ASLA VE ASLA KALP KRİZİ DEĞİL..."
'Zehirlenme korkusuyla konserve yemeye başlamıştı'
İhbarcının büro yerine dışarıda buluşma ısrarı kabul edilmeyince, 11 Mayıs 2012'de Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuran Kozinoğlu ailesinin vekilleri Av. Taner Serim ve Av. Tuğçe Duygu Köksal, tahkikatın genişletilmesini talep etti. Soruşturma dosyasında yer alan telefon dökümlerine göre Kozinoğlu'nun zehirlenme korkusuyla cezaevi yemeğini yemeyip konserve yemeye başladığı tespiti yer alıyordu.
Ailenin avukatları, e-postayı gönderen ihbarcının yemek dağıtımı yapan işçi koğuşundan yeni tahliye olan kişilerin arasından tespit edilmesini istemişti. Ayrıca e-posta IP adresi ile internet kafe kamera kayıtlarının araştırılması da talep edilmişti.
Dilekçenin bir örneğinin takipsizlik kararına yapılan itiraz dosyası ile birleştirilmesi amacıyla Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilmesi istenmişti.