Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Şura Konseyi'nin yıllık oturumunda yaptığı konuşmada, bölgedeki gerilimler karşısında ülkesinin güvenlik ve dış politika önceliklerini açıkladı.
Körfez'deki deniz ulaşımının ve kritik enerji altyapısının korunması gerektiğini vurgulayan Al Sani, "Körfez'de ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak, enerji tesislerini ve sivil altyapıyı korumak için çabalar iki katına çıkarılmalı" dedi.
İlk önceliğimiz savaşa sürüklenmemek
Katar'ın ulusal güvenlik stratejisinin temel unsurlarına değinen Al Sani, ülkenin ilk önceliğinin savaşa sürüklenmeden vatanı kararlılıkla savunmak olduğunu belirtti.
Katar'ın anlaşmazlıkları müzakere ve diplomatik yollarla çözme yaklaşımını sürdüreceğini ifade eden Al Sani, "Diyaloğa ve barışçıl çözümlere bağlılığımız, ülkemizi savunma konusunda taviz vereceğimiz anlamına gelmez" diye konuştu.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin güvenliğinin ve egemenliğinin tartışmaya açık olmadığını belirten Al Sani, Katar'ın egemenliğinin korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti.
Katar Emiri, ülkesinin İran tarafından düzenlenen saldırılara maruz kaldığını belirterek bu saldırıları egemenliğin "açık bir ihlali" olarak nitelendirdi.
Al Sani, Katar'ın bölgesel krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerini sürdüreceğini belirterek Sudan, Libya, Yemen ve Somali'deki krizlere yönelik çözüm arayışlarını desteklediklerini ifade etti.
Gazze'de yaşananları soykırım olarak nitelendirdi
Katar Emiri Al Sani, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını "soykırım" olarak nitelendirerek sorumluların hesap vermekten kaçmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik İsrailli yerleşimcilerin saldırılarının oluşturduğu tehlikeye de dikkati çeken Al Sani, bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.