- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Terörsüz Türkiye" sürecine destek verdiklerini belirterek, çözümün adresinin başından beri savundukları gibi TBMM olduğunu söyledi.
- Sürecin terör örgütünün tasfiyesi, demokratik ve hukuki reformlar, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi ve dış müdahalelere karşı egemenlik stratejisi olmak üzere dört temel başlık üzerine kurulması gerektiğini ifade etti.
- Kılıçdaroğlu, terörün sona ermesi ve üniter devlet yapısının korunmasının kırmızı çizgileri olduğunu vurgulayarak, sürecin şeffaf, hukuk temelinde ve Meclis çatısı altında yürütülmesi çağrısında bulundu.
Türkiye, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. PKK'nın silah bırakma ve kendini feshetme yönündeki adımlarının ardından sürecin hukuki altyapısını oluşturacak düzenlemeler, gündemdeki yerini koruyor. TBMM Başkanlığı'nın siyasi partilerle yürüttüğü temaslar ve taslak çalışmalarıyla süreçte kritik bir aşamaya gelindi.
Bunlar yaşanırken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde kameraların karşısına geçti.
Kılıçdaroğlu, burada 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kemal Kılıçdaroğlu, yapılanlara yönelik desteklerinin yeni olmadığını belirterek, 2013 yılında yürütülen ilk süreçte de görüşlerini açıkça dile getirdiklerini belirtti.
Geçmişte yaşananlara ilişkin CHP Genel Başkanı şu ifadeleri kullandı:
"Gizli kapaklı yapmayın, Meclis'e getirin diye TBMM'yi adres gösterdik. Nihayet 13 yıl sonra bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi."
"Gerçekçi bir çözüm mimarisi en az dört boyutu içermek zorundadır." diyen Kılıçdaroğlu, şu önerilerde bulundu:
1- Terör örgütünün örgütsel tasfiyesi,
2- Türkiye'nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması,
3- Irak ve Suriye'deki bağlantılı yapıları kapsayan bölgesel güvenliğin artırılması,
4- Dış güçlere karşı egemenlik stratejisi oluşturulması.
Kılıçdaroğlu ayrıca yürütülen sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye iç barışı kurarken jeopolitik durumlara da hazırlıklı olmalı. Türkiye hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorunda. Bugün konuştuğumuz mesel yalnızca bir güvenlik başlığı, örgütün silah bırakması veya kendisini feshetmesi değildir.
Terörün bitmesi tarihsel bir fırsattır. Biz bu süreci cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci diyoruz. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak, güvenliği hukuka yerine koymadan, özgürlüğü de güvenliğin karısına dikmeden bu iki güveni ortak alanda birleştirmektir. Farklı toplumsal aidiyetlerin çatışma alanı olmaktan çıkarıp ortak güvence altına almaktır."
"Üniter devlet kırmızı çizgimiz”
Kılıçdaroğlu, sürecin sadece bir demokrasi ve hukuk meselesi olmadığını vurgulayıp şunları kaydetti:
"Bu mesele Türkiye'nin güvenliği ve dış politika için de hayatidir. Bu meselemizi çözmeden Türkiye'nin güçlü bir bölgesel aktör haline gelmesi çok zor. Bu noktada artık ilkesel bir çerçeve ortaya koyuyoruz. Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir.
Çağrımız çok açık: Sürecin tüm aşamaları bundan sonra da TBMM merkezli yürütülmelidir. Çerçeve yasa, açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalıdır. Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir. Üniter yapı ve egemenlik ilkesi korunmalıdır."