- Nuri Pakdil’in 18 aylık kesintisiz el yazısı notları ve günlük yaşamından kalan çok sayıda belge arşivinde bulunuyor.
- Yakın dostu Necip Evlice, yazarın arşivini dijital ortama aktararak araştırmacıların ve okurların erişimine açmayı düşündüklerini söyledi.
- Prof. Dr. Turan Koç, Pakdil’in şiirlerinde ve cümlelerinde duygu, anlam ve eylemin bir arada bulunduğunu vurguladı.
Yazarın yıllar boyunca sakladığı mektuplar, el yazısı notlar, gazete kupürleri ve gündelik yaşamına ait küçük belgeler de düşünce dünyasını anlamak için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
Ketebe Yayınları tarafından Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi’nde düzenlenen anma programında, Pakdil’in edebi mirası ve düşünce dünyası ele alındı. Yazar Necip Evlice ile Prof. Dr. Turan Koç’un konuşmacı olduğu etkinliğe, Pakdil’in anılarını ve yazılarını bir araya getiren özel bir sergi de eşlik etti.
Nuri Pakdil’in arşivinde neler var?
Pakdil’in yakın dostu Necip Evlice, yazarın vefatının ardından evraklarını ve kütüphanesini düzenlerken karşılaştığı belgeleri anlattı. Arşivde mektuplardan kutlama kartlarına, telgraflardan otel notlarına kadar çok sayıda belge bulunduğunu belirten Evlice, yazarın gündelik yaşamına ait ayrıntıları da sakladığını söyledi.
Pakdil’in bir seyahatte kullandığı biletleri, bir bakkaldan aldığı bisküvinin fişini bile muhafaza ettiğini aktaran Evlice, bu titiz arşivciliğin yazarın daha az bilinen yönlerini ortaya çıkarabileceğini ifade etti. Evlice, belgelerin dijital ortama aktarılması ve insanların erişimine açılması fikri üzerinde çalıştıklarını da belirtti.
Pakdil’in 18 aylık notları ortaya çıktı
Evlice’nin aktardığına göre, arşivdeki zarflardan birinin üzerinde Temmuz 1983, diğerinde ise Aralık 1984 tarihi bulunuyordu. Belgeleri sıraladığında bu iki tarih arasında 18 aylık kesintisiz bir not dizisiyle karşılaştı. El yazısıyla hazırlanan notlarda her gün için en az iki ya da üç sayfa yazı bulunduğunu söyleyen Evlice, bu belgeleri genç bir çalışma arkadaşıyla birlikte bilgisayar ortamına aktardıklarını anlattı.
Pakdil’in bu notları, 12 Eylül darbesinin ardından Ankara’da tek başına yaşamayı tercih ettiği döneme ilişkin önemli ayrıntılar barındırıyor. Evlice, yazarın zor koşullarda da yazmayı sürdürdüğünü, bu üretkenliğin daha sonra yayımlanan eserleriyle de görülebildiğini belirtti.
Nuri Pakdil’in yazarlık anlayışını ne şekillendirdi?
Programa katılan Prof. Dr. Turan Koç, Pakdil ile 1972 yılında tanıştığını ve yazarın kütüphanelerde, özellikle TBMM Kütüphanesi’nde çok zaman geçirdiğini anlattı. Koç’a göre Pakdil’in edebiyat anlayışını biçimlendiren unsurlar arasında kendine özgü dili, düşünsel birikimi, haksızlıklara karşı duyarlılığı ve inandığı değerleri yaşamının merkezine alması bulunuyordu.
Pakdil’in sözü yalnızca düşünceleri aktaran bir araç olarak görmediğini belirten Koç, onun edebi dilinin insanın sorumluluklarını hatırlatan ve düşünceyi harekete geçiren bir niteliğe sahip olduğunu ifade etti.
Edebiyat dergisi ve kitaplarıyla bıraktığı miras
Nuri Pakdil, kendi eserlerinin yanı sıra arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı Edebiyat dergisiyle de Türk edebiyatının düşünce ve yayıncılık hayatında etkili isimler arasında yer aldı. Dergi çevresinde gelişen yazınsal üretim ve dostluklar, onun kültür dünyasındaki etkisini kitaplarının ötesine taşıdı.
Ketebe Yayınları, Pakdil’in dil ve imla hassasiyetlerini gözeterek hazırladığı yeni edisyonlarla eserlerini okurlarla buluşturmayı sürdürüyor. Yazarın farklı türlerdeki çalışmalarını içeren külliyatın yanı sıra kendisine gönderilen mektupları bir araya getiren “Koca Adam Merhaba!” adlı eser de dönemin edebiyat ve kültür ortamına ışık tutuyor.