- Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onayladı; Ankara ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören 2020 tarihli kararı da yürürlükten kaldırdı.
- Yunanistan’ın To Vima ve To Pontiki gazeteleri, kararı Atina’nın Libya’daki diplomatik girişimleri açısından ciddi bir gerileme olarak değerlendirdi.
- Yunan basını, Türkiye’nin yalnızca Trablus yönetimiyle değil, geçmişte karşı karşıya geldiği doğu Libya’daki aktörlerle de siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştirdiğine dikkat çekti.
- Ankara ile Trablus arasında Kasım 2019’da imzalanan mutabakat, Yunanistan’ın deniz yetki alanlarına ilişkin tezleriyle çatışıyor. Atina anlaşmayı uluslararası hukuka aykırı bulurken Türkiye, mutabakatın iki ülkenin karşılıklı haklarını koruduğunu savunuyor.
Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı onaylaması, Yunanistan’da dış politika tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Yunan basınından To Vima ve To Pontiki, kararın Atina’nın yıllardır Libya’nın doğusunda kurmaya çalıştığı ilişkilerin sonuçlarını sorgulattığını yazdı.
To Vima, Bingazi yönetiminin anlaşmaya yönelik Yunanistan’ın hukuki itirazlarını dikkate almadan Türkiye’yi Doğu Akdeniz’deki ortaklarından biri olarak öne çıkardığını savundu. Haberde, gelişmenin Ankara’nın Halife Hafter’in çevresiyle yürüttüğü diplomatik yaklaşımın sonuçlarını gösterdiği değerlendirmesine yer verildi.
Gazete, Hafter’in oğlu ve Libya Ulusal Ordusu’nun üst düzey isimlerinden Saddam Hafter’in Türkiye ile işbirliğine öncelik verdiği yönündeki yorumları da aktardı. To Vima ayrıca Atina’nın, Türkiye’nin Libya’daki varlığıyla rekabet edebilmek için yeterli ekonomik ve yatırım kaynaklarına, savunma araçlarına ve etkili bir nüfuz ağına sahip olmadığı görüşünü dile getirdi.
Yunan gazetesine göre Avrupa Birliği fonlarına erişimde sahip olduğu konum da Yunanistan’a Türkiye karşısında beklediği diplomatik avantajı sağlamadı.
To Pontiki: “Yedi yıllık diplomatik çabaların ardından sonuç tersine döndü”
To Pontiki ise gelişmeyi Yunanistan’ın Libya politikasında yaşanan bir başarısızlık olarak yorumladı. Gazete, Atina’nın yedi yıl boyunca diplomatik temaslar yürüttüğünü, bakan düzeyinde ziyaretler gerçekleştirdiğini, elçilik ve konsolosluklarını devreye soktuğunu ve Hafter ailesiyle ilişkilerini geliştirmeye çalıştığını hatırlattı.
Buna rağmen Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin 2019 tarihli Türkiye-Libya anlaşmasını onaylaması, gazetenin değerlendirmesine göre Yunanistan’ın ulaşmak istediği sonucun tam tersi oldu.
To Pontiki, Miçotakis hükümetinin Hafter cephesiyle özel ilişkiler geliştirmek için yıllarca çaba gösterdiğini, ancak bu temasların Türkiye-Libya mutabakatının önüne geçemediğini belirtti.
Gazetede, Ankara’nın geçmişte Trablus yönetimine verdiği destek nedeniyle doğu Libya’daki güçlerin askerî rakibi konumunda olduğu, ancak sonraki yıllarda Bingazi ile ekonomik ve siyasi kanallar kurmaya başladığı ifade edildi. Yunanistan açısından temel sorunun da bu dönüşüm olduğu savunuldu.
Türkiye Trablus’un yanı sıra Bingazi ile de ilişkilerini geliştirdi
Yunan basınındaki yorumlarda öne çıkan başlıklardan biri, Türkiye’nin Libya’daki siyasi bölünmeyi aşan diplomatik temasları oldu.
Türkiye, 2019-2020 döneminde Hafter güçlerinin Trablus’a yönelik saldırısı sırasında uluslararası alanda tanınan Trablus yönetimine destek vermişti. Bu süreçte Ankara ile Hafter cephesi arasında ciddi bir karşıtlık bulunuyordu.
Ancak sonraki yıllarda Türkiye, Libya’nın doğusundaki siyasi ve askerî aktörlerle de temaslarını artırdı. Reuters’ın aktardığına göre, Ankara’nın Bingazi ile ilişkileri son yıllarda gelişirken Türk yetkililer doğu Libya’yı düzenli olarak ziyaret etti; inşaat ve diğer sektörlerdeki ekonomik ilişkiler de genişledi.
To Pontiki, Atina’nın geçmişteki çatışmaları ve Libya’nın doğusu ile batısı arasındaki rekabeti, Yunanistan ile Hafter cephesi arasında Türkiye-Libya mutabakatına karşı doğal bir çıkar ortaklığı oluşturacak unsurlar olarak gördüğünü yazdı. Ancak gazete, Türkiye’nin doğu Libya ile ilişkilerini geliştirerek bu varsayımı boşa çıkardığını savundu.
Libya Meclisi 2020’deki kararlarını da kaldırdı
Libya’nın doğusunda bulunan Temsilciler Meclisi, 20 Ekim’deki oturumunda Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onayladı.
Meclis ayrıca 2020’de anlaşmaların onaylanmasını reddeden ve Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören kararları yürürlükten kaldırdı.
Söz konusu mutabakat, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını ve kıta sahanlığı ile münhasır ekonomik bölgeye ilişkin sınırların belirlenmesini öngörüyor. Anlaşma, Ankara ile Atina arasında Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve enerji kaynakları konularında uzun süredir devam eden anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor.
Türkiye, mutabakatın uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve çıkarlarını koruduğunu belirtiyor. Yunanistan ise anlaşmanın kendi adalarının deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını ihlal ettiğini savunuyor.
Atina anlaşmayı reddederken Ankara'da memnuniyetle karşılandı
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Libya Meclisi’nin kararının ardından anlaşmanın hukuki geçerliliğini tanımadığını açıkladı. Atina, Türkiye ve Libya kıyılarının deniz sınırlandırması için gerekli coğrafi koşulları taşımadığını öne sürerek mutabakatın bölgedeki diğer ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savundu.
Dışişleri Bakanlığı ise Libya Meclisi’nin kararını memnuniyetle karşıladı. Bakanlık, mutabakatın iki ülkenin karşılıklı hak ve çıkarlarını koruduğunu ve Türkiye-Libya işbirliğinin derinleşmesine katkı sunduğunu bildirdi.
Karar, Libya’nın doğusundaki siyasi aktörlerle Ankara arasındaki ilişkilerin geliştiğini gösterirken, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları anlaşmazlığının da yeni bir diplomatik aşamaya taşınmasına neden oldu.