- Doğal hidrojen (H₂) gazı, Maden Kanunu kapsamında üçüncü grup madenler kategorisine eklendi.
- Rödövans sözleşmelerinin maden sicilinden terkin edilmesi işlemlerinde aran şartlar hafifletildi.
- Feshe ilişkin mahkeme kararının bulunması halinde kararın kesinleşmesi beklenmeden terkin işlemi yapılabilecek.
- Jeotermal, petrol ve doğal gaz sahaları dışında kalan hidrojen kaynakları yeni düzenlemenin kapsamına dahil edildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Maden Yönetmeliğinde Deşiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Yapılan yeni düzenleme ile doğal hidrojen kaynaklarının hukuki statüsü netliğe kavuşturulurken, rödövans sözleşmelerine dair yürütülen maden sicil işlemleri de belirgin şekilde kolaylaştırıldı.
Doğal hidrojen gazı üçüncü grup madenler arasına dahil edildi
Bakanlık tarafından hayata geçirilen düzenlemeyle, Maden Kanunu'nun madenlerin gruplandırılmasına yönelik 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında değişikliğe gidildi. Maddede yer alan "karbondioksit (CO₂) gazı" ibaresinin hemen ardından gelmek üzere "hidrojen (H₂) gazı" ibaresi yönetmelik metnine eklendi.
Yapılan bu kanuni tanımlamayla birlikte; jeotermal, doğal gaz ve petrol sahalarının dışında yer alan doğal hidrojen gazı resmen 3'üncü grup madenler sınıfında konumlandırıldı.
Rödövans sözleşmelerinin terkin işlemlerinde bürokrasi azaltıldı
Yönetmelik kapsamında maden sahalarının kiralanmasını içeren rödövans sözleşmelerine dair usul ve esaslarda da kritik bir adıma atıldı. Sözleşmelerin maden sicilinden tek taraflı olarak silinebilmesi için daha önce uygulanan "kesinleşmiş mahkeme kararı" zorunluluğu mevzuattan kaldırıldı.
Yeni uygulamaya göre, rödövans sözleşmesinin feshine ilişkin bir mahkeme kararının bulunması durumunda, söz konusu kararın kesinleşme süreci beklenmeksizin doğrudan sicil terkin işlemleri gerçekleştirilebilecek.