- Marmara ve Ege'deki şiddetli poyraz yangın riskini artırdı.
- Yangın ekiplerinin değişen rüzgarı anlık takip etmesi gerektiği vurgulandı.
- Karadeniz'de dalga ve çeken akıntı nedeniyle denize girilmemesi uyarıldı.
Marmara ve Ege'de etkili olan kuvvetli poyraz, hafta sonu öncesinde hem orman yangınları hem de deniz güvenliği açısından risk oluşturuyor. Meteoroloji Mühendisi Adil Tek, rüzgarın deniz üzerinde saatte 60-70 kilometreye ulaşabileceğini belirtirken, sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgarın aynı anda görülmesinin yangın riskini ciddi ölçüde artırdığını söyledi. Tek, Karadeniz kıyılarında ise yüksek dalga ve çeken akıntı tehlikesi nedeniyle denize girilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Poyrazın hızı 70 kilometreye çıkacak
Marmara ve Kuzey Ege'de etkili olan kuvvetli kuzeyli rüzgarların İzmir ve Aydın'a kadar uzandığını belirten Adil Tek, deniz üzerindeki rüzgar hızının saatte 60-70 kilometreye ulaştığını ifade etti.
Tek, rüzgarın temel nedeninin Orta Avrupa üzerindeki yüksek basınç ile güneyden gelen Basra Alçağı arasındaki basınç alanlarının sıkışması olduğunu belirterek, pazar günü rüzgarın şiddetinin azalmasının beklendiğini ancak etkinin devam edeceğini söyledi.
Orman yangınlarında "30-30-30" kuralı
Kuvvetli rüzgarın orman yangınlarının yayılmasında kritik rol oynadığını belirten Tek, sıcaklık ve nem koşullarının da yangın riskini doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Tek, "Orman yangınlarında genel bir kural vardır: '30-30-30 kuralı'. Sıcaklık 30 derecenin üzerine çıkmaya başladığında, bağıl nem yüzde 30'un altına düştüğünde ve rüzgar şiddeti saatte 30 kilometrenin üzerine çıktığında orman yangını riskleri çok büyük bir ölçüde artıyor. Rüzgar yangının başlangıcında ilk faktör değildir. Orman yakıtının tutuşabilir hale gelmesi için nemin düşmesi ve sıcaklığın yükselmesi gerekir. Yangın başladıktan sonra ise saatte 30 kilometreyi aşan rüzgar, alevlerin kontrolünü ve söndürülmesini oldukça zorlaştırır." dedi.
Yangın sahasında rüzgar yönü değişebilir
Tek, özellikle dağlık ve vadilik bölgelerde yerel rüzgarların yangınla mücadeleyi zorlaştırabileceğini söyledi. Kara ve deniz meltemlerinin gün içerisinde yön değiştirebildiğine dikkat çeken Tek, müdahale ekiplerinin bu değişimleri anlık takip etmesinin önemini vurguladı.
Tek, "Dağlık arazilerde ve derin vadilerde başlayan yangınlarda yamaç ve vadi rüzgarları oluşur. Ayrıca gece kara meltemiyle denize doğru esen rüzgar, öğleden sonra karanın aniden ısınmasıyla yön değiştirip denizden karaya dönebilir. Bu değişimler hesaba katılmadığında alevlere müdahale eden orman ekipleri dumanın içinde kalarak büyük tehlike yaşayabiliyor. Bu nedenle yangın sahasındaki müdahale ekiplerinin içinde rüzgarın akış şekillerini anlık takip eden meteoroloji uzmanları yer almalıdır." ifadelerini kullandı.
Karadeniz sahillerinde boğulma riski
Kuvvetli rüzgarın denizlerde oluşturabileceği tehlikelere de değinen Tek, özellikle hafta sonu Karadeniz kıyılarına dikkat çekti.
Rüzgarın deniz üzerinde katettiği mesafenin dalga yüksekliğini artırabildiğini belirten Tek, Karadeniz'de uzun mesafeden gelen dalgaların güçlü çeken akıntılara yol açabileceğini söyledi.
Tek, "Rüzgarın deniz üzerinde katettiği mesafe (fetch uzaklığı) arttıkça dalga yüksekliği de artıyor. Karadeniz'de dalgaların uzun mesafeden gelmesi nedeniyle derin dalgalar ve güçlü dip-çeken akıntılar (rip akıntısı) meydana geliyor. Bu durum kıyıya çarpma ve boğulma gibi ciddi riskler doğuruyor. Hafta sonu Karadeniz kıyılarında denize girilmemesi ve tedbirlerin sıkı tutulması gerekiyor." dedi.