Bugün “El Ariş Taşı” (El Arish Stone) olarak bilinen eser, bulunduğu sırada hayvanların su içtiği bir yalak olarak kullanılıyordu. Taşın temizlenmesi ve üzerindeki yazıların incelenmesiyle bunun eski Mısır dönemine ait yazıtlı bir anıt olduğu anlaşıldı.
Tartışmanın merkezinde ise yazıtta anlatıldığı ileri sürülen büyük felaket bulunuyor.
Karanlık, fırtına ve sular
Metinde aktarılan iddialara göre El Ariş Taşı’nın üzerindeki hiyerogliflerde Mısır’ı etkileyen büyük bir kargaşa ve felaket anlatılıyor.
Anlatıda şiddetli bir fırtına, ülkeyi kaplayan karanlık, büyük bir korku ve hükümdarın deniz veya sularla ilişkilendirilen bir bölgede ölümü gibi unsurların bulunduğu öne sürülüyor.
Bu ayrıntılar, bazı araştırmacılar ve özellikle Kitab-ı Mukaddes merkezli çalışan yaratılışçı çevreler tarafından Tevrat’ın Çıkış (Exodus) anlatısıyla ilişkilendiriliyor.
Çıkış anlatısında İsrailoğullarının Mısır’dan ayrılmasından önce ülkenin bir dizi felaketle karşılaştığı, Mısır’ın karanlığa gömüldüğü ve ardından Firavun’un ordusunun İsrailoğullarını takip ettiği aktarılıyor.
Bu görüşü savunanlar, El Ariş Taşı’ndaki anlatının aynı tarihsel felaketin Mısır geleneğinde farklı bir dinî ve mitolojik dille korunmuş olabileceğini düşünüyor.
Firavun’un sularda ölümü iddiası
Tartışmanın en dikkat çekici noktalarından biri hükümdarın akıbeti.
El Ariş yazıtının bazı yorumlarında, anlatıda yer alan hükümdarın büyük bir felaket sırasında sularda hayatını kaybettiği ileri sürülüyor.
Bu ayrıntı da Çıkış anlatısındaki Kızıldeniz hadisesiyle ilişkilendiriliyor.
Benzer şekilde yazıtta geçen karanlık ve ülkeyi etkileyen büyük yıkımın da Tevrat'ta anlatılan Mısır felaketlerinin bir yankısı olduğu savunuluyor.
Yazıt daha geç bir döneme ait
El Ariş Taşı'nı çevreleyen tartışmanın önemli bir noktası ise tarihlendirme.
Eser, Çıkış hadisesinin geleneksel olarak yerleştirildiği dönemden çok daha sonraki Mısır hanedanları dönemine tarihlendiriliyor.
Ancak bu bağlantıyı savunanlar, taşın daha eski dönemlerden aktarılan sözlü veya dinî gelenekleri bünyesinde barındırabileceğini ileri sürüyor.
Bu yaklaşıma göre Mısırlılar geçmişte yaşanan büyük bir felaketin hatırasını zaman içerisinde kendi tanrıları ve mitolojik anlatıları üzerinden yeniden yorumlamış olabilir.
Arkeolojik kanıt mı, tartışmalı bir benzerlik mi?
El Ariş Taşı’nın doğrudan Hz. Musa, İsrailoğullarının Mısır’dan çıkışı veya Kızıldeniz’in yarılmasıyla bağlantılı olduğunu gösteren akademik bir uzlaşı bulunmuyor.
Dolayısıyla eser, Çıkış anlatısının arkeolojik olarak kanıtlandığı anlamına gelmiyor.
Buna karşılık yazıtta bulunduğu ileri sürülen karanlık, büyük felaket, sular ve hükümdarın ölümü gibi unsurlar nedeniyle eser, Kitab-ı Mukaddes tarihi üzerine çalışan bazı çevrelerin dikkatini çekmeye devam ediyor.
Ortaya çıkan soru ise oldukça dikkat çekici:
El Ariş Taşı yalnızca eski Mısır mitolojisine ait bir felaket anlatısı mı, yoksa binlerce yıl önce yaşanan ve Tevrat’ın Çıkış bölümünde de anlatılan büyük bir olayın Mısır hafızasında kalmış yankısı mı?