- Yılın ilk yarısında 807 bin 114 ton turunçgil ihraç edilerek 911 milyon 35 bin dolar gelir sağlandı.
- İhracatın şampiyonu 532,3 milyon dolarla mandalina olurken, en çok dış satım Irak ve Rusya'ya yapıldı.
- Biyolojik mücadele sayesinde ürünlerde kalıntı sorununun aşılması, dünya pazarlarındaki talebi artırdı.
Akdeniz İhracatçı Birlikleri verilerine göre, Türk narenciye sektörü 2026'nın ocak-haziran döneminde tarihi bir ihracat başarısına imza attı.
Geçen yılın aynı döneminde 518 milyon 768 bin dolar olan dış satım geliri, bu yıl yüzde 75'e yakın bir artışla 911 milyon 35 bin dolara ulaştı.
En çok hangi turunçgil ürünü ihraç edildi?
Yılın ilk 6 ayında yapılan turunçgil dış satımında ürün bazında mandalina açık ara liderliği göğüsledi.
İhraç edilen ürünlerin parasal dağılımı:
- Mandalina: 532 milyon 309 bin dolar
- Limon: 213 milyon 383 bin dolar
- Portakal: 110 milyon 430 bin dolar
- Greyfurt: 54 milyon 659 bin dolar
Geriye kalan miktar ise diğer turunçgil ürünlerinin dış satımından elde edildi.
Türk narenciyesini en çok hangi ülkeler satın aldı?
Ocak-haziran döneminde Türkiye'nin en çok narenciye ihraç ettiği ülkelerin başında Irak ve Rusya yer aldı.
Ülke bazlı dış satım rakamları şöyle sıralandı:
- Irak: 357 milyon 289 bin dolar
- Rusya: 235 milyon 615 bin dolar
- Ukrayna: 47 milyon 288 bin dolar
- Polonya: 41 milyon 203 bin dolar
- Romanya: 36 milyon 265 bin dolar
Yeni sezonda rekolte ve ihracat beklentisi
Ulusal Turunçgil Konseyi Başkan Vekili Kemal Kaçmaz, turunçgilin yaş meyve sebze ihracatındaki stratejik önemine vurgu yaptı.
Ürün kalitesi ve ambalaj standartlarının öne çıktığını belirten Kaçmaz, "Geçen yılın ilk yarısında 518 milyon dolar döviz girdisi elde etmiştik. Bu yılın aynı döneminde 911 milyon 35 bin dolarlık dış satım yaptık. Bu da şunu gösteriyor ki pazarlarda bizim ürünümüz kalitesiyle, tadıyla ve lezzetiyle tutuluyor." ifadelerini kullandı.
Eylül ve ekim aylarında başlayacak yeni sezon öncesinde çiçeklenme durumunun gayet iyi olduğunu kaydeden Kaçmaz, hava sıcaklığı ve doğal afet yaşanmaması durumunda rekoltede artış beklediklerini aktardı.
Kaçmaz ayrıca, biyolojik mücadeleye geçilmesiyle birlikte kalıntı sorununun tamamen çözüldüğünü ve bu durumun Türk narenciyesinin dünya pazarlarındaki gücünü pekiştirdiğini sözlerine ekledi.