• BIST 10013.198,84−1,04%
  • USD/TRY48,82+0,05%
  • EUR/TRY55,87−0,18%
  • Gram Altın6.796,21−0,28%
  • Brent Petrol96,61−0,12%
  • Bitcoin/TRY4.201.882,00−0,53%
gdh digital

Pakistanlı stratejist Akram: "Bu anlaşma savaş için değil, barış için"

Yazan: Gaye Sude Kayışlı

· 3 dk okuma

Pakistanlı stratejist Akram: "Bu anlaşma savaş için değil, barış için"

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

  • Akram, anlaşmanın "İslam NATO'su" olarak değerlendirilmesine ilişkin, üç ülkenin ortak bir mekanizma oluşturduğunu ancak amacın savaşmak olmadığını söyledi.
  • Azerbaycan ve Orta Asya ülkelerinin ilerleyen süreçte benzer bir güvenlik çerçevesine dahil olabileceğini belirtti.
  • Pakistan'ın nükleer kapasitesinin saldırı değil, caydırıcılık amacı taşıdığını vurguladı.

Gazeteci Gaye Sude Kayışlı'nın sorularını yanıtlayan Pakistanlı stratejist Khalid Timur Akram, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı kurulmuş bir savaş ittifakı olmadığını savunan Akram, mekanizmanın temel amacının ortak güvenlik, terörle mücadele ve bölgesel sorunların çözümü olduğunu söyledi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan savunma anlaşması, bölgesel güvenlik mimarisinin geleceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.

Anlaşmanın "İslam NATO'su" olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Pakistanlı stratejist Khalid Timur Akram, üç ülkenin İslam dünyasında önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek anlaşmayı "tarihi" bir adım olarak nitelendirdi.

Akram'a göre anlaşmanın temel hedefi herhangi bir ülkeyle çatışmaya girmek değil, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak bir mekanizma oluşturarak bölgesel sorunların çözümüne katkı sağlamak.

"Üç ülke ortak bir mekanizmaya sahip olabilir"

Pakistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin uzun bir geçmişe dayandığını belirten Akram, Suudi Arabistan'ın da Pakistan halkı açısından özel bir konuma sahip olduğunu söyledi.

Üç ülkenin bir araya gelmesinin yalnızca savunma alanında değil, diplomatik alanda da etkili olabileceğini ifade eden Akram, ortak görüşmeler ve mekanizmalar sayesinde bölgesel sorunların çözümüne katkı sunulabileceğini dile getirdi.

Akram ayrıca anlaşmanın terörle mücadele açısından da yeni bir iş birliği zemini oluşturabileceğini savundu.

Pakistan'ın uzun süredir terör örgütleriyle mücadele ettiğini belirten Akram, Orta Doğu'daki benzer tehditlere dikkat çekerek üç ülkenin ortak bir strateji geliştirmesi gerektiğini söyledi.

"Daha fazla ülke bu pakta katılabilir"

Anlaşmanın diğer bölge ülkelerinin katılımına açık olması ihtimalini değerlendiren Akram, özellikle Azerbaycan'ın gelecekte bu güvenlik çerçevesinde yer alabileceğini söyledi.

Türkiye, Pakistan ve Azerbaycan arasındaki mevcut stratejik ve savunma ilişkilerine dikkat çeken Akram, Azerbaycan'ın yanı sıra diğer Türkçe konuşan ülkelerin ve Orta Asya devletlerinin de ilerleyen dönemde benzer bir yapıya dahil olabileceğini ifade etti.

Akram, bu olası genişlemenin Batı'ya karşı bir bloklaşma anlamına gelmeyeceğinin de altını çizdi.

"Bu anlaşma Batı'ya karşı değildir. Bu anlaşma savaşmak için değil, barış içindir" diyen Akram, üç ülkenin Müslüman dünyasının güvenlik sorunları konusunda ortak hareket etmesini amaçladığını belirtti.

"Bir ülkeye yönelik tehdit, tüm ülkelere yapılmış sayılacak"

Mekke'de açıklanan bildirinin niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akram, anlaşmayı bir "saldırmazlık anlaşması" olarak tanımladı.

Anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı savaş başlatma amacı taşımadığını belirten Akram, buna karşın taraflardan birine yönelik tehdidin tüm taraflara yönelik tehdit olarak değerlendirileceğini söyledi.

Bu yaklaşımın üç ülke arasında ortak bir caydırıcılık mekanizması oluşturabileceğini savunan Akram, ilerleyen dönemde anlaşmanın daha geniş bir bölgesel güvenlik yapılanmasına dönüşebileceği mesajını verdi.

Erdoğan'ın bölgesel rolüne dikkat çekti

Akram, Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği diplomatik role de dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Filistin meselesinde güçlü bir tutum sergilediğini belirten Akram, Türkiye'nin ABD-İran çatışmasının sona erdirilmesi ve Rusya-Ukrayna savaşındaki diplomatik girişimlerde önemli rol oynadığını savundu.

Pakistan'ın da farklı krizlerde benzer bir diplomatik rol üstlendiğini belirten Akram, bu nedenle üçlü anlaşmanın yalnızca savunma alanında değil, bölgesel diplomasi açısından da önem taşıdığını ifade etti.

İsrail'in çekinceleri olabileceğini söyledi

Anlaşmanın İsrail ve bölgedeki diğer aktörler tarafından nasıl karşılanabileceği sorusuna da yanıt veren Akram, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bazı Körfez ülkelerinin anlaşmayı olumlu karşılayabileceğini söyledi.

Pakistan, Türkiye ve BAE arasındaki ilişkilerin iyi olduğuna dikkat çeken Akram, Suudi Arabistan ile BAE'nin de Körfez İşbirliği Konseyi çatısı altında birlikte hareket ettiğini hatırlattı.

İsrail'in ise anlaşmaya ilişkin çekincelerinin olabileceğini belirten Akram, buna rağmen mekanizmanın İsrail'e karşı yeni bir savaş başlatmak amacı taşımadığını vurguladı.

"Pakistan'ın nükleer gücü caydırıcılık içindir"

Röportajda Pakistan'ın nükleer kapasitesinin anlaşmaya sağlayabileceği stratejik caydırıcılık da gündeme geldi.

Pakistan'ın nükleer güce sahip olduğunu belirten Akram, bu kapasitenin temel amacının saldırı değil caydırıcılık olduğunu söyledi.

Akram, Pakistan'ın nükleer silahlarını herhangi bir ülkeyi tehdit etmek amacıyla kullanmadığını belirterek, ülkesinin nükleer kapasitesinin özellikle Hindistan karşısında stratejik denge unsuru olduğunu savundu.

Pakistan'ın Hindistan'ın yanı sıra Afganistan kaynaklı güvenlik tehditleriyle de karşı karşıya olduğunu söyleyen Akram, ülkesinin buna rağmen barıştan yana olduğunu ifade etti.

Akram, Pakistan'ın nükleer kapasitesine ilişkin yaklaşımının değişmediğini belirterek, bu gücün herhangi bir ülkeye karşı kullanılmak üzere değil, caydırıcılık amacıyla tutulduğunu yineledi.

Gaye Sude Kayışlı'nın sorularını yanıtlayan Pakistanlı stratejist Khalid Timur Akram, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki anlaşmanın yalnızca üç ülkenin savunma iş birliği açısından değil, daha geniş bir bölgesel güvenlik mekanizmasının oluşması bakımından da önemli bir dönüm noktası olabileceğini söyledi.

Kaynak: gdh haber merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim