- Rum analist Ioannis Tirkides, GKRY’nin İsrail, Yunanistan ve ABD ile geliştirdiği ilişkilerin Güney Kıbrıs'ın güvenliğini riske attığını savundu.
- Tirkides, Türkiye karşıtı ittifakların Güney Kıbrıs’a bağlayıcı savunma garantisi sağlamadığına dikkat çekti.
- İsrail’in radar sistemlerine erişimi, BARAK MX hava savunma sistemlerinin satın alınması ve ortak tatbikatlar eleştirilerin odağında yer aldı.
- Rum analist, GKRY’nin yabancı güçlere dayalı güvenlik politikasının adayı bölgesel çatışmaların içine çekebileceği uyarısında bulundu.
Rum siyasi analist Ioannis Tirkides, Cyprus Mail gazetesine yaptığı değerlendirmelerde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) İsrail ve Yunanistan ile geliştirdiği askeri ve siyasi iş birliğini eleştirdi. GKRY’nin geleneksel tarafsızlık politikasından uzaklaşarak İsrail ve ABD eksenine yöneldiğini belirten Tirkides, bu yaklaşımın adaya bağlayıcı güvenlik taahhütleri sağlamadığını ifade etti.
GKRY’nin Türkiye karşısında İsrail ve diğer bölgesel aktörlere dayanarak güvenlik sağlamaya çalışmasını eleştiren Tirkides, “Türkiye karşıtı ittifaklar Güney Kıbrıs’ı korumaz” dedi.
Dış güçlerin kendi bölgesel çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini vurgulayan Tirkides, İsrail ve Yunanistan ile kurulan ortaklıkların Türkiye karşısında kalıcı bir güvenlik garantisi oluşturmadığını savundu.
“Güney Kıbrıs'ı Batı’nın askeri garnizonuna dönüştürüyorlar”
GKRY’nin İsrail ve Batılı ülkelerle geliştirdiği askeri ilişkilerin adayı yabancı güçlerin operasyon alanına dönüştürme riski taşıdığını belirten Tirkides, “Güney Kıbrıs'ı Batı’nın askeri garnizonuna dönüştürüyorlar” eleştirisinde bulundu.
İsrail’in bölgesel çatışmaların tarafı olduğuna dikkat çeken Rum analist, GKRY’nin bu ülkeyle askeri ortaklığını genişletmesinin adayı doğrudan çatışmaların içine çekebileceğini ifade etti. Tirkides, bölgesel gerilimlerin sürdüğü bir dönemde Güney Kıbrıs'ın askeri konuşlanma ve operasyon hazırlık noktası olarak kullanılmasının güvenlik açısından sorgulanması gerektiğini belirtti.
İsrail ve ABD’den bağlayıcı savunma garantisi yok
Tirkides, GKRY’nin Türkiye karşıtı siyasi ve askeri yöneliminin örnekleri arasında İsrail, Yunanistan, GKRY ve ABD’nin yer aldığı 3+1 iş birliği mekanizmasını gösterdi. İsrail’in Trodos Dağları’ndaki radar sistemlerine erişimini, İsrail yapımı BARAK MX hava savunma sistemlerinin satın alınmasını ve ortak askeri tatbikatları da bu politikanın parçaları olarak değerlendirdi.
Askeri iş birliğinin genişletilmesine rağmen İsrail veya ABD tarafından GKRY’ye bağlayıcı bir karşılıklı savunma garantisi verilmediğini vurgulayan Tirkides, Güney Kıbrıs’ın başka ülkelerin stratejik hedeflerine dayanarak politika yürütmesinin ciddi riskler doğurabileceğini kaydetti.
“Rum milletvekilleri Türkiye karşıtı”
Tirkides, İsrail Müttefikleri Vakfı’nın Rum Meclisinde oluşturduğu parlamenter gruba katılan milletvekillerini de eleştirdi. Söz konusu isimlerin aşırı milliyetçi bir çizgide bulunduğunu ve Türkiye üzerinde baskı oluşturmak amacıyla yabancı güçlerden destek aradığını savundu.
İsrail yanlısı parlamenter yapılanmanın GKRY’nin dış politika tercihlerinin yasama organına da taşındığını belirten Tirkides, milletvekillerinin ulusal çıkarları savunduklarını düşünürken ülkenin dış politika yöneliminin destekçileri haline geldiklerini ifade etti.
Hristodulidis yönetimine eleştiri
GKRY’nin İsrail ve ABD eksenine yönelmesinin arkasındaki siyasi aktörlere de değinen Tirkides, Rum Dışişleri Bakanlığındaki yerleşik kadrolara işaret etti. İki bölgeli federasyon modeline karşı çıkan kesimlerin bu politikanın belirleyicileri arasında bulunduğunu savunan Tirkides, GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in de aynı siyasi çizgide hareket ettiğini belirtti.
Hristodulidis’in Dışişleri Bakanlığı geçmişini hatırlatan Tirkides, Türkiye karşıtı dış politika anlayışının GKRY yönetiminin üst kademelerinde benimsendiğini kaydetti.
“Mutlak güvenlik tehlikeli bir yanılsama”
GKRY’nin İsrail ve ABD ile geliştirdiği ilişkiler üzerinden mutlak güvenlik sağlamaya çalışmasını eleştiren Tirkides, “Mutlak güvenlik tehlikeli bir yanılsama” değerlendirmesinde bulundu. ABD’nin bölgesel güvenlik yapılanmasındaki değişimlerin dış güçlere dayalı politikaları daha riskli hale getirebileceğini ifade etti.
GKRY’nin İsrail ile savunma, ticaret ve siyasi ilişkilerini giderek kurumsallaştırdığını belirten Tirkides, bu politikadan geri dönmenin zaman içerisinde zorlaşabileceğini söyledi.
Rum analist, “İttifaklar Güney Kıbrıs’ı korumak yerine çatışmaya sürükleyebilir” uyarısında bulunarak, Türkiye karşıtı ortaklıkların adaya kalıcı güvenlik sağlamayacağını vurguladı.