gdh digital

Rum tarihçiden dikkat çeken itiraf: İsrailliler Güney Kıbrıs’ta mülk alarak "ikinci İsrail" kuruyor

Rum tarihçi Jerry Kossifos, İsraillilerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) artan mülk edinimine dikkat çekerek bunun Ada'da "ikinci bir İsrail" oluşturma riski taşıdığını söyledi. Kossifos, 1963 olaylarının Rumlar tarafından başlatıldığını ve Kıbrıs Türklerine ağır saldırılar düzenlendiğini de itiraf etti.

Yazan: Usame Zarif

· Güncellendi: · 3 dk okuma

Rum tarihçiden dikkat çeken itiraf: İsrailliler Güney Kıbrıs’ta mülk alarak "ikinci İsrail" kuruyor
Jerry Kossifos

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

  • Rum tarihçi Jerry Kossifos, İsraillilerin GKRY'de artan mülk edinimini "ikinci İsrail" riski olarak değerlendirdi.
  • Kossifos, 1963 olaylarını Rumların başlattığını ve Kıbrıs Türklerine yönelik ağır saldırılar yaşandığını kabul etti.
  • Rum yönetiminin Türkiye ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesi ve Ankara ile dostluk kurması gerektiğini söyledi.
  • 1974'te Ada'nın bölünmesinin sorumluluğunun yalnızca Türkiye'ye yüklenemeyeceğini savunan Kossifos, ABD ve Kissinger'ın rolüne dikkat çekti.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde İsraillilerin arazi ve gayrimenkul alımlarının arttığına dikkat çeken Kıbrıslı Rum tarihçi ve emekli akademisyen Jerry Kossifos, GKRY yönetimine yabancılara yönelik arazi satışlarını sınırlandırma çağrısı yaptı.

Rum Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Fidias Panayiotou’nun programına katılan Kossifos, İsrail'deki güvenlik ortamı nedeniyle ülkeden ayrılan kişilerin Güney Kıbrıs'a yöneldiğini belirterek, mülk edinme sürecinin devam etmesi halinde Ada'da "ikinci bir İsrail" kurulabileceğini söyledi.

Mevcut yasaların bu süreci engelleyemediğini savunan Kossifos, Rum yönetiminin yabancılara yönelik arazi satışlarına müdahale etmesi gerektiğini ifade etti.

Artan talebin Rum gençlerinin konut sahibi olmasını da zorlaştırdığını belirten Kossifos, "Topraklarımızı satmayı durdurmalıyız" çağrısında bulundu.

Kossifos, Orta Doğu'daki güç mücadelesinin Kıbrıs'ı doğrudan etkilediğini belirterek, "Ben Cumhurbaşkanı olsaydım İsrail ile ittifak kurmaya çalışmazdım. Çünkü onlar soykırım yapıyor" dedi.

"Kıbrıs Türklerine çok ağır şeyler yaşattık"

Kossifos'un açıklamalarında 1963 olaylarına ilişkin ifadeleri de dikkati çekti.

Rumların Kıbrıs Türklerine yönelik uygulamalarını değerlendiren Kossifos, 1963'te olayları Rumların başlattığını kabul etti.

"Çok büyük hatalar yaptık. 1963’te biz başladık. Kıbrıs Türklerine kötü davrandık. Bazı köylerde onlara karşı ağır olaylar yaşandı. Bu konuda çok araştırma yaptım. Oysa onlar da Kıbrıslıydı. Her zaman birlikte, dostça yaşıyorduk" diyen Kossifos, iki toplum arasındaki ilişkilerin yeniden geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Kıbrıslı Türklerle Rumların birbirinden uzaklaştırılmasının yanlış olduğunu belirten Kossifos, iki toplum arasında daha fazla temas kurulması, birlikte etkinlikler düzenlenmesi ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Ankara ile dostluk kurulması önemli"

Türkiye'nin bölgesel politikasına da değinen Kossifos, Türk diplomasisinin tarihi gücüne vurgu yaptı.

Türkiye'nin aynı anda Rusya, Çin ve ABD ile ilişki kurabildiğini belirten Kossifos, "Türkler tarihi olarak dünyanın en iyi diplomatik geleneklerinden birine sahip. Osmanlı Devleti’nin diplomasisi her zaman güçlüydü. Türkiye, büyük güçler arasında kendi ulusal çıkarlarına göre hareket ediyor. Rum ve Yunan siyaseti ise aynı diplomatik başarıyı gösteremiyor" dedi.

Rum yönetiminin Türkiye ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Kossifos, Ankara ile dostluk kurulmasının Kıbrıs meselesinin geleceği açısından da önemli olduğunu ifade etti.

"Kıbrıs'ı Türkler değil, Kissinger böldü"

1974 Kıbrıs Barış Harekatı konusunda da Rum tarafındaki yerleşik anlatıdan farklı değerlendirmelerde bulunan Kossifos, Ada'nın bölünmesinin sorumluluğunun yalnızca Türkiye'ye yüklenemeyeceğini söyledi.

Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Washington yönetimi ve İngiltere'yi işaret eden Kossifos, "Kıbrıs’ı Türkler değil, Kissinger böldü. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), Türkiye’yi ve Yunanistan’daki cuntayı kendi politikası doğrultusunda kullandı" ifadelerini kullandı.

Kossifos, 1974 üzerinden Kıbrıs Türklerine ve Türkiye'ye yönelik düşmanlık oluşturulmasının yanlış olduğunu belirterek, Kıbrıs'ta yaşananların Soğuk Savaş şartları ve büyük güçlerin politikaları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"Rumların Türkiye’ye karşı bu nefreti taşımaması gerekir" diyen Kossifos, Ada'daki sorunların geçmişte yaşanan gelişmelerin daha geniş bir çerçevede ele alınmasıyla değerlendirilebileceğini ifade etti.

"ABD Güney Kıbrıs'taki askeri varlığını artıracak"

Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin Kıbrıs'ın stratejik önemini daha da artıracağını belirten Kossifos, Ada'yı "batırılamayan bir uçak gemisi" olarak nitelendirdi.

ABD'nin Orta Doğu'daki askeri yapılanmasının her an değişebileceğini belirten Kossifos, böyle bir durumda Washington'ın Güney Kıbrıs'taki askeri varlığını daha da artırabileceğini söyledi.

Kossifos, Türkiye, İsrail ve ABD'nin bölgesel çıkarlarının Kıbrıs meselesinin geleceğini doğrudan etkileyeceğini kaydetti.

Kaynak: gdh haber merkezi

Podcast

Yapay Zekâ Özeti

Rum tarihçiden dikkat çeken itiraf: İsrailliler Güney Kıbrıs’ta mülk alarak "ikinci İsrail" kuruyor

  • Rum tarihçi Jerry Kossifos, İsraillilerin Güney Kıbrıs'ta artan mülk ediniminin "ikinci bir İsrail" oluşturma riski taşıdığı uyarısında bulunarak yabancılara arazi satışının sınırlandırılmasını istedi.
  • Kossifos ayrıca 1963 olaylarını Rum tarafının başlattığını ve Kıbrıs Türklerine yönelik ağır saldırılar düzenlendiğini itiraf etti.
  • 1974'teki bölünmenin sorumluluğunun yalnızca Türkiye'ye yüklenemeyeceğini belirten tarihçi, ABD ve dönemin dışişleri bakanı Henry Kissinger'ın süreçteki rolüne dikkat çekti.
  • Türkiye'nin diplomatik gücüne vurgu yapan Kossifos, Rum yönetiminin Ankara ile dostluk kurması gerektiğini savundu.
  • Bölgedeki güç mücadelesinin Kıbrıs'ı doğrudan etkilediğini belirten akademisyen, Ada'nın geleceğinin büyük güçlerin politikaları çerçevesinde şekillendiğini ifade etti.

Bu özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur. Doğruluk için haberin tamamını okuyunuz.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

gdh gündem bülteni

Gündemin nabzını her sabah gelen kutunuzda yakalayın.

Türkiye ve dünyadan öne çıkan haberleri, arka plan analizleriyle birlikte doğrudan e-posta adresinize gönderiyoruz.

Ücretsiz · İstediğiniz an iptal

Gündem bültenine katılın

Kayıt ücretsiz; istediğin an abonelikten çıkabilirsin.

Tüm bültenleri gör

Şehrini seç

Haberi Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim