Denizli Savunma Sanayii İl Buluşması'nda konuşan Görgün, savunma ve havacılık sektörünün küresel ölçekte yeniden şekillendiğini belirterek, Türkiye'nin sahip olduğu teknoloji ve üretim kabiliyetlerinin daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
KAAN'da 750, SİPER'de yaklaşık 1000 firma görev yapıyor
Görgün, Türkiye'nin geliştirdiği savunma ve havacılık platformlarının arkasında geniş bir tedarikçi ekosistemi bulunduğuna dikkat çekti.
KAAN savaş uçağında 750, SİPER hava savunma sisteminde ise yaklaşık 1.000 firmanın görev aldığını belirten Görgün, stratejik bağımsızlığın yalnızca ana platformların geliştirilmesiyle sınırlı olmadığını ifade etti:
Milli imkânlarla geliştirdiğimiz sistemlerin her koşulda görev yapabilmesi için onları ayakta tutan bütün kabiliyetlere hâkim olmak zorundayız. Stratejik bağımsızlık, ana platformlardan alt sistemlere, kritik parçalardan malzemeye kadar tedarik zincirinin tamamının güvence altına alınmasını gerektirmektedir.
Görgün, savunma sanayii alanındaki teknoloji yarışında şirketlerin yanı sıra onları destekleyen ekosistemin toplam kapasitesinin belirleyici olduğunu söyledi.
Savunma sanayiinde yerlilik yüzde 83'e ulaştı
Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerlilik oranının yüzde 83 seviyesine yükseldiğini belirten Görgün, bu oranın 23 yıl önce yaklaşık yüzde 20 olduğunu ifade etti.
Savunma sanayii ekosisteminin 4 binin üzerinde firmaya, yaklaşık 1.500 projeye ve 135 bini aşkın doğrudan istihdama ulaştığını belirten Görgün, son 12 aylık savunma ve havacılık ihracatının da 11 milyar dolar seviyesine geldiğini söyledi.
Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı yapan ülkeler arasında 11'inci sırada yer aldığını aktaran Görgün, kritik teknoloji ve malzemelerde bağımsızlığın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Denizli'nin savunma sanayii payı artırılacak
Görgün, Denizli'nin güçlü sanayi altyapısına rağmen kent ile savunma sanayii arasındaki iş hacminin henüz istenen seviyeye ulaşmadığını belirtti.
ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI'nin Denizli'deki firmalarla halihazırda 45 tedarik ilişkisi bulunduğunu açıklayan Görgün, bu ilişkilerin yıllık yaklaşık 1 milyon 430 bin dolarlık bir hacme karşılık geldiğini ifade etti.
Denizli'de TEI ile titanyum alaşımları ve yarı mamul üretimine yönelik yatırım çalışmalarının da sürdüğünü belirten Görgün, kentteki firmaları Savunma Sanayii Başkanlığının YETEN ve EYDEP platformlarına başvurmaya çağırdı.
Savunma sanayii şirketlerine 51 milyar liralık kredi hacmi
Görgün, savunma sanayii ekosistemindeki firmaların finansmana erişimini artırmak amacıyla yeni destek mekanizmalarının devreye alındığını da açıkladı.
Sektörel likiditeyi artırmak amacıyla 40 milyar lira kefalet büyüklüğüne ve toplam 51 milyar lira kredi kullanım hacmine sahip yeni bir kredi kefalet programının devreye alındığını belirten Görgün, şu ana kadar 1.580 firmanın bu program kapsamında 10 milyar lira kredi kullandığını söyledi.
Kuveyt Türk Katılım Bankası ile yürütülen iş birliği kapsamında da 150 firmaya 400 milyon dolarlık finansman hacmi sağlandığını belirten Görgün, EYDEP'in A ve B seviyesindeki firmaların döviz kredisi, reeskont ve yatırım finansmanı imkanlarından yararlanmasının önünün açıldığını ifade etti.
Denizli kritik malzeme üretiminde merkez olacak
Görgün, Denizli'nin mevcut sanayi altyapısının savunma sanayii ihtiyaçlarıyla daha güçlü şekilde buluşturulması gerektiğini belirtti:
Gelin Denizli'yi kritik malzeme, hassas üretim ve güvenilir tedarikte savunma sanayimizin güçlü merkezlerinden biri haline getirelim. Yapılan görüşmeleri kalıcı ortaklıklara, kazanılan yetkinlikleri yüksek katma değerli üretime taşıyalım.
Görgün, alt yükleniciler, KOBİ'ler, üniversiteler ve sanayi kuruluşlarının aynı ekosistemin parçaları olduğunu belirterek, Türkiye'nin savunma sanayiindeki gücünün Anadolu'nun üretim kapasitesiyle daha da büyüyeceğini söyledi.
Denizli'deki buluşmada savunma sanayii firmaları ile kentteki sanayiciler arasında ikili görüşmeler de gerçekleştirildi.