Türkçemiz, mecazlar, deyimler ve yan anlamlar açısından oldukça bereketli ve keşfedilmeye açık bir dildir. Zengin bir kelime dağarcığına sahip olmak, karmaşık durumları bile basit ve anlaşılır şekilde anlatmanın anahtarıdır. TDK'nın güncel yazım kılavuzuna göre söz getirmek ifadesinin doğru yazılışı ve anlamı büyük önem arz etmektedir.
Söz getirmek ne demek? Türk Dil Kurumu Tanımı
Hem gerçek hem de terim anlamlarıyla literatürde yer bulan bu ifade, çok yönlü bir yapıya sahiptir. İşte kelimenin tüm anlam katmanları.
- Birinin eleştirilmesine sebep olmak
- Bir kimseye söz gelmesine yol açmak
Söz getirmek ifadesinin kullanım alanları ve örnekler
TDK tarafından belirlenen ve kelimenin bağlamını açıklayan örnek kullanım şu şekildedir.
- Hâlbuki bu münasebetsiz dedikodular mektebe de söz getirmeye başladı.
Söz getirmek ifadesinin yer aldığı atasözleri ve deyimler
Halk arasında yaygın olarak kullanılan ve bu kelimeyi barındıran atasözleri ve deyimler listesi aşağıda yer almaktadır.
- Söz açmak
- Söz almak
- Söz altında kalmamak
- Söz anlamaz
- Söz anlatmak
- Söz anlayan beri gelsin
- Söz aramızda
- Söz atmak
- Söz ayağa düşmek
- Söz bir, Allah bir
- Söz çakmak
- Söz çıkarmak
- Söz çıkmak
- Sözde kalmak
- Sözden anlamak
- Söz dinlemek (veya tutmak)
- Söz düşmemek
- Söz düşürmek
- Söze atılmak
- Söze başlamak
- Söze boğmak
- Söze dalmak
- Söze karışmak
- Söze son vermek
- Söz etmek
- Söze yatmak
- Söz geçirmek
- Söz gelmek
- Söz götürmek
- Söz gümüşse sükût altındır
- Söz işitmek
- Söz kaldıramamak
- Söz kesmek
- Söz olmak
- Söz olsun diye
- Söz sözü açmak
- Söz taşımak
- Söz tutmak
- Sözü (veya sözünü) çevirmek
- Sözü açılmak
- Sözü ağzına tıkamak
- Sözü ağzında bırakmak
- Sözü ağzında gevelemek
- Sözü ağzında kalmak
- Sözü ağzından almak
- Sözü bağlamak
- Sözü dağıtmak
- Sözü dolandırmak
- Sözü döndürüp dolaştırmak
- Sözü edilmek
- Sözü geçmek
- Sözü kesmek
- Sözü kısa kesmek
- Sözüm meclisten dışarı
- Sözü mü olur?
- Sözüm yabana
- Sözün ardı boşa çıkmak
- Sözünde durmak
- Sözünden çıkmamak
- Sözünden dönmek
- Sözüne gelmek
- Sözüne sadık kalmak
- Sözünü (veya sözünüzü) balla kestim (veya kesiyorum)
- Sözünü ağzına tıkmak
- Sözünü bağlamak
- Sözünü bilmek
- Sözünü bilmemek
- Sözünü esirgememek (veya sakınmamak)
- Sözünü etmek
- Sözünü geri almak
- Sözünü kesmek
- Sözünün eri
- Sözünü tutmak
- Sözünü tutmak
- Sözünü yabana atmamak
- Sözünü yedirmek
- Sözünü yemek
- Sözü sohbeti yerinde
- Sözü tartmak
- Sözü uzatmak
- Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir
- Söz vermek
- Söz yetiştirmek
- Söz yok!