Dijitalleşen dünyada bilgiye ulaşmak kolaylaşsa da, doğru ve teyitli bilgiye erişmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Gündelik konuşmalarda veya yazılı metinlerde yapılan kelime hataları, anlatılmak istenen düşünceyi zayıflatabilir. Vatandaşlar arasında sözü edilmek ifadesinin sözlük anlamı ve doğru yazılışı merak konusu.
Sözü edilmek ne anlama gelir? TDK tanımı nedir?
Bağlama göre manası farklılaşan ve geniş bir yelpazede kullanılan bu kelime için TDK sözlüğünde yer alan tanımlar mevcuttur.
- Adı anılmak, bahsedilmek
- Önemli sayılmak
Sözü edilmek ifadesi içeren örnek cümleler
Metin içerisinde bu sözcüğün kullanımına dair verilen spesifik örnek aşağıda görülmektedir.
- Kendim askerlikte sözü edilir bir hizmet görmüş değilim.
Sözlükte sözü edilmek ifadesi ile ilgili atasözleri ve deyimler
Dilimizde bu sözü edilmek ifadesi ile ilişkilendirilen birden fazla atasözü ve deyim kaydı vardır.
- Söz açmak
- Söz almak
- Söz altında kalmamak
- Söz anlamaz
- Söz anlatmak
- Söz anlayan beri gelsin
- Söz aramızda
- Söz atmak
- Söz ayağa düşmek
- Söz bir, Allah bir
- Söz çakmak
- Söz çıkarmak
- Söz çıkmak
- Sözde kalmak
- Sözden anlamak
- Söz dinlemek (veya tutmak)
- Söz düşmemek
- Söz düşürmek
- Söze atılmak
- Söze başlamak
- Söze boğmak
- Söze dalmak
- Söze karışmak
- Söze son vermek
- Söz etmek
- Söze yatmak
- Söz geçirmek
- Söz gelmek
- Söz getirmek
- Söz götürmek
- Söz gümüşse sükût altındır
- Söz işitmek
- Söz kaldıramamak
- Söz kesmek
- Söz olmak
- Söz olsun diye
- Söz sözü açmak
- Söz taşımak
- Söz tutmak
- Sözü (veya sözünü) çevirmek
- Sözü açılmak
- Sözü ağzına tıkamak
- Sözü ağzında bırakmak
- Sözü ağzında gevelemek
- Sözü ağzında kalmak
- Sözü ağzından almak
- Sözü bağlamak
- Sözü dağıtmak
- Sözü dolandırmak
- Sözü döndürüp dolaştırmak
- Sözü geçmek
- Sözü kesmek
- Sözü kısa kesmek
- Sözüm meclisten dışarı
- Sözü mü olur?
- Sözüm yabana
- Sözün ardı boşa çıkmak
- Sözünde durmak
- Sözünden çıkmamak
- Sözünden dönmek
- Sözüne gelmek
- Sözüne sadık kalmak
- Sözünü (veya sözünüzü) balla kestim (veya kesiyorum)
- Sözünü ağzına tıkmak
- Sözünü bağlamak
- Sözünü bilmek
- Sözünü bilmemek
- Sözünü esirgememek (veya sakınmamak)
- Sözünü etmek
- Sözünü geri almak
- Sözünü kesmek
- Sözünün eri
- Sözünü tutmak
- Sözünü tutmak
- Sözünü yabana atmamak
- Sözünü yedirmek
- Sözünü yemek
- Sözü sohbeti yerinde
- Sözü tartmak
- Sözü uzatmak
- Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir
- Söz vermek
- Söz yetiştirmek
- Söz yok!