- Steinmeier, Almanya'nın siyasi bölünmüşlüğünün Weimar Cumhuriyeti dönemini hatırlatabileceği uyarısında bulundu.
- Cumhurbaşkanı, aşırılıkçı güçlerin siyasi demagojisini ve dezenformasyon kampanyalarını eleştirdi.
- Ekonomik durgunluk ve yaşam standartlarına ilişkin endişeler Almanya'daki siyasi tabloyu etkiliyor.
- Steinmeier, Almanya'nın özgürlük, demokrasi ve birlik açısından yeni risklerle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Almanya'nın 1990'daki yeniden birleşmesinin yıl dönümü dolayısıyla konuşan Steinmeier, herhangi bir siyasi partiye doğrudan atıfta bulunmadan "aşırılıkçı güçlerin tahammül edilemez siyasi demagojisini" eleştirdi.
Steinmeier'in açıklamaları, geçen ay Doğu Almanya'daki iki eyalette gerçekleştirilen seçimlerde aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) en yüksek oy oranına ulaşmasının ardından geldi. Berlin'deki seçimde ise aşırı sol olarak nitelendirilen Sol birinci oldu.
Ekonomik sorunlar siyasi tabloyu etkiliyor
Başbakan Friedrich Merz'in muhafazakar Hristiyan Demokratlarının Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern seçimlerinde tarihinin en ağır yenilgilerinden birini alması, iktidar koalisyonu üzerindeki baskıyı artırdı.
Merz, geçen yıl Almanya'nın durgun ekonomisini canlandırma sözü vererek iktidara gelmişti. Ancak ülkede düşen yaşam standartları ve ekonomik gerilemeye ilişkin endişelerin sürmesi, AfD'nin bir yılı aşkın süredir kamuoyu yoklamalarında üst sıralarda yer almasına katkı sağladı.
AfD ise aşırı sağcı olarak tanımlanmasını reddederek bu nitelendirmenin ana akım partiler tarafından kendisini itibarsızlaştırmak amacıyla kullanıldığını savunuyor.
Almanya ekonomik ve jeopolitik baskılarla karşı karşıya
Avrupa'nın en büyük ekonomisi ve sanayi gücü olan Almanya, Çin'den gelen artan rekabet nedeniyle üretim tabanındaki daralmayla karşı karşıya bulunuyor.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali de Almanya'nın güvenlik ortamını değiştirirken, Berlin'in daha önce güvendiği ucuz Rus petrolü ve doğal gaz kaynaklarına erişimin kesilmesi ekonomik baskıları artırdı.
Eski Şansölye Angela Merkel döneminde dışişleri bakanlığı yapan Steinmeier, Almanya'nın "her zamankinden daha acil bir şekilde iyi düşünülmüş, tutarlı, profesyonel ve kararlı bir hükümet politikasına" ihtiyaç duyduğunu söyledi.
"Demokratik tartışma dezenformasyonla baltalanıyor"
Steinmeier, demokratik tartışmanın çeşitli kaynaklardan yayılan dezenformasyon kampanyaları nedeniyle zarar gördüğünü belirtti.
Bu kampanyaların "Kremlin trolleri, Alman aşırı sağcıları veya hatta yanılgı içindeki solcu otoriter figürler tarafından uydurulan" içeriklerin internet ortamında yayılması yoluyla yürütüldüğünü savunan Steinmeier, sosyal medya ve internet platformlarının bu süreçteki rolüne dikkat çekti.
Almanya'nın hem doğusunda hem de batısında çok sayıda kişinin siyasi sisteme güvenmediğini belirten Steinmeier, seçmenlerin yaklaşık üçte birinin oy tercihleriyle cumhuriyetin temel haklarından uzaklaştığını söyledi.
"Weimar Cumhuriyeti'ne daha çok benzeyip benzemediği henüz yanıtlanmadı"
Büyük ölçüde sembolik bir makam olan ancak Almanya'da ahlaki ve siyasi ağırlığı bulunan Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Steinmeier, ülkedeki mevcut siyasi bölünmüşlüğü doğrudan Weimar Cumhuriyeti dönemiyle karşılaştırdı.
Steinmeier, siyasi bölünmelerin Almanya'nın Weimar Cumhuriyeti demokrasisinin çöküşüne giden süreçte oynadığı role atıfta bulunarak, "Berlin'in Weimar Cumhuriyeti'ne daha çok benzeyip benzemediği sorusu henüz yanıtlanmadı." dedi.