- Emekli Suudi Tümgeneral Muhammed el-Kubeyban, Husilerin Suudi Arabistan'daki havalimanlarına yönelik saldırılarının arkasında İran'ın bulunduğunu savundu.
- Son bir haftada 5 havalimanına düzenlenen 10 saldırıda 20 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
- El-Kubeyban, uluslararası toplumun Suudi Arabistan'a yeterli desteği vermediğini ve ABD'nin bölgedeki tutumunun güvenilir olmadığını ileri sürdü.
- ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'i eleştiren el-Kubeyban, “Spor salonunda ağırlık kaldırıp dövmelerini sergilemekle uğraşmalı” dedi.
İran destekli Husilerin son bir haftada Suudi Arabistan'daki 5 havalimanına düzenlediği 10 saldırıda 20 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Saldırıların ardından Riyad yönetiminden ABD'nin bölgedeki politikalarına yönelik eleştiriler sürerken, emekli Suudi Tümgeneral Dr. Muhammed el-Kubeyban, Fransız televizyonu France 24'e yaptığı açıklamalarda İran'ın rolüne ve Washington'ın tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Saldırıların arkasında İran var”
Husilerin saldırılarının kendi imkanlarıyla gerçekleştirdiği eylemler olarak değerlendirilemeyeceğini savunan el-Kubeyban, uzun menzilli ve hassas güdümlü füze sistemlerinin geliştirilmesinin İran'ın bölgedeki faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu ileri sürdü.
El-Kubeyban, Husilerin kendi imkanlarıyla uzun menzilli füzeler geliştirmesinin veya mevcut sistemleri ileri bir seviyeye taşımasının akla yatkın olmadığını belirterek, Mach 16 hızına ulaştığı belirtilen füzeler ile seyir füzelerinin geliştirilmesinin İran'ın bölgedeki uzantılarının faaliyetleriyle açıklanabileceğini söyledi.
Yemen'in bölgede kargaşa oluşturmak amacıyla bir platform haline getirilmeye çalışıldığını savunan el-Kubeyban, bu girişimde belirli ölçüde başarı sağlandığını ifade etti.
“Uluslararası toplum bölgeyi yüzüstü bıraktı”
Uluslararası toplumun bölgedeki gelişmeler karşısında yeterli adım atmadığını öne süren el-Kubeyban, ülkelerin kınama açıklamalarıyla yetindiğini savundu.
Suudi Arabistan'ın daha önce çeşitli koalisyonların kurulması için çağrıda bulunduğunu hatırlatan el-Kubeyban, Kızıldeniz'de askeri bir koalisyon oluşturulması girişimlerine rağmen uluslararası toplumdan beklenen iş birliğinin sağlanamadığını dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Husilere yönelik saldırılara katılma seçeneğini değerlendirdiklerine ilişkin açıklamasını da eleştiren el-Kubeyban, bu yaklaşımın bölgenin güvenliğine ilişkin sorumluluk anlayışını yansıtmadığını ileri sürdü.
“Asıl amaç ABD'ye meydan okumak”
Suudi Arabistan'ın doğrudan bir savaş yürütmediğini ancak ciddi bir tehditle karşı karşıya olduğunu belirten el-Kubeyban, ABD'nin İran'la yaşanan çatışmalardaki tutumunun güven vermediğini savundu.
İran'la yaşanan ve 12 gün ile 40 günden fazla sürdüğünü belirttiği çatışmalardaki askeri karar alma süreçlerini eleştiren el-Kubeyban, ABD tarafında pervasızlık olarak nitelendirdiği bir yaklaşım gördüğünü söyledi. ABD Genelkurmay Başkanı'nın bazı operasyonların durdurulmasını sağlamasına saygı duyduğunu da ifade etti.
İran'ın bölgesel uzantılarını harekete geçirdiğini öne süren el-Kubeyban, Husilerin saldırılarının karşılıklı abluka uygulamak veya bir havalimanına karşılık başka bir havalimanını hedef almakla sınırlı olmadığını savundu.
El-Kubeyban, saldırıların asıl amacının İran üzerindeki baskıya karşılık vermek ve ABD'ye meydan okumak olduğunu ileri sürdü.
Hegseth'e: “Bu adam bir savaş bakanı değil”
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in askeri gerilimin tırmandığı bir dönemde karar alma süreçlerinde yer almasını eleştiren el-Kubeyban, Hegseth'in görevine ilişkin sert ifadeler kullandı.
Hegseth'in askeri karar alma süreçlerinin dışında kalması gerektiğini savunan el-Kubeyban, “Bir de şu Hegseth meselesi var. Savunma Bakanı Hegseth'ten söz ediyorum. Bana göre kendisi spor salonunda kalmalı. Askeri gerilimin bu denli tırmandığı bir ortamda karar alma süreçlerinin içine girmemeli. Bu adam bir savaş bakanı değil. Spor salonunda ağırlık kaldırıp dövmelerini sergilemekle uğraşmalı. Böylesine büyük ve ciddi bir askeri mücadelenin içine girmemeli” ifadelerini kullandı.