- Cambridge araştırmacıları Nijerya’da Boko Haram’ın ISWAP ve JAS fraksiyonlarından 27 eski üyeyle görüştü; katılımcılar yapay zekanın operasyonlarda düzenli biçimde kullanıldığını anlattı.
- Araştırmaya göre iki grup, mühendis, silah uzmanı ve patlayıcı konusunda deneyimli kişilerin yer aldığı özel yapay zeka birimleri oluşturdu. Bir eski JAS komutanı, 23 kişilik bir birimden söz etti.
- Eski militanlar, sohbet botlarının tehlikeli taleplere yanıt vermesini engelleyen güvenlik mekanizmalarını aşmaya yönelik eğitimlerin de verildiğini anlattı.
- Araştırma, Birleşmiş Milletler yetkililerinin şubat ayında DEAŞ ve bağlantılı grupların gelişmiş yapay zeka kullanımının arttığı konusunda Güvenlik Konseyi'ni uyarmasının ardından yayımlandı.
Yapay zekanın terör örgütleri tarafından kullanımına ilişkin yeni bir araştırma, teknolojinin silahlı grupların faaliyetlerinde sanılandan daha kapsamlı bir şekilde kullanılabildiğini ortaya koydu.
Cambridge Üniversitesi bünyesindeki araştırmacıların çalışmasına göre Boko Haram'ın iki farklı fraksiyonundan eski savaşçılar, büyük teknoloji şirketlerinin geliştirdiği yapay zeka sohbet botlarını saldırıların planlanmasından çatışma sırasında karşılaşılan teknik problemlerin çözümüne kadar çeşitli amaçlarla kullandı.
Araştırmada, Boko Haram'ın Batı Afrika kolu ISWAP ile Jama'atu Ahlis Sunna Lidda'awati wal-Jihad (JAS) yapılanmalarından 27 eski üyeyle gerçekleştirilen görüşmeler esas alındı.
Görüşülen bazı eski üyeler, OpenAI'ın ChatGPT'si, Anthropic'in Claude'u, Google'ın Gemini'si, xAI'ın Grok'u, Meta AI ve Çin merkezli DeepSeek gibi araçları teknik ve askeri danışmanlık amacıyla kullandıklarını söyledi.
Yapay zeka kullanımı bireysel olmaktan çıktı
Araştırmanın dikkat çektiği noktalardan biri, yapay zekanın yalnızca münferit militanların başvurduğu bir araç olmaktan çıkması.
Çalışmaya göre ISWAP ve JAS içerisinde yapay zeka kullanımına yönelik daha organize yapılar oluşturuldu. Bu birimlerde mühendisler, silah uzmanları ve patlayıcılar konusunda uzman kişilerin yer aldığı aktarıldı.
Eski bir JAS komutanı, güneş enerjisiyle çalışan bir odada faaliyet gösteren 23 kişilik özel bir birimden söz etti. Bu kişilerin bilgi topladığı, soruları yanıtladığı, elde edilen verileri analiz ettiği ve üst düzey yöneticilere yapay zeka kullanımı konusunda destek verdiği belirtildi.
Araştırmaya göre örgüt üyelerine yapay zeka sistemlerinin nasıl kullanılacağı konusunda özel eğitimler de verildi.
Eğitimler projektörlerle verildi
Eski savaşçıların anlatımlarına göre, örgüt üyeleri yapay zeka araçlarının kullanımı konusunda eğitim almak üzere belirli merkezlerde toplandı.
Bu eğitimlerde bilgisayarlar ve projektörler kullanılarak sohbet botlarına nasıl soru yöneltileceği anlatıldı. Araştırmaya göre bazı eğitimlerde yapay zeka sistemlerinin güvenlik mekanizmalarının nasıl aşılabileceğine ilişkin yöntemler de gösterildi.
Araştırmada yer alan bir eski komutan, eğitimlerin daha geniş DEAŞ yapılanmasıyla bağlantılı kişiler tarafından verildiğini söyledi. Bazı katılımcılar, kendilerine gizlilik ve şifreleme araçları bulunan bilgisayarlar sağlandığını ve çeşitli yapay zeka platformlarında hesaplar açıldığını aktardı.
Araştırmacıları asıl endişelendiren yapay zekanın kişiselleştirilmiş yanıtları
Araştırmanın yazarı Antonia Juelich, Al Jazeera'ya yaptığı değerlendirmede, görüşülen 27 kişiden yaklaşık 10'unun yapay zekanın patlayıcılarla bağlantılı kullanımından söz ettiğini belirtti.
Juelich'e göre burada asıl dikkat çekici unsur, silahlarla ilgili bilgilerin yapay zekadan elde edilmesi değil. Çünkü bu bilgilerin önemli bir bölümünün uzun süredir internette ve çeşitli kaynaklarda bulunabildiği belirtiliyor.
Araştırmacıları endişelendiren nokta ise yapay zekanın kullanıcının elindeki imkanlara ve karşılaştığı probleme göre yanıt üretebilmesi.
Bu durum, daha önce genel kaynaklardan bilgi toplamak zorunda olan kişilerin belirli bir sorunla karşılaştıklarında sohbet botlarına doğrudan danışabilmesi anlamına geliyor. Araştırma, bu özelliğin terör örgütlerinin teknik kapasitesini artırabilecek bir faktör olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Yapay zeka savaş alanında da kullanıldı
Araştırmada yapay zekanın yalnızca hazırlık aşamasında değil, çatışmalar sırasında da kullanıldığına ilişkin anlatımlara yer verildi.
Eski savaşçılardan biri, cephedeki bir kişinin üzerine yerleştirilen kamera aracılığıyla görüntülerin örgütün bulunduğu noktaya aktarıldığını ve bu görüntülerin yapay zeka sistemleri üzerinden analiz edildiğini anlattı.
Bir başka anlatımda ise savaşçıların daha önce karşılaşmadıkları silahlarla ilgili bilgi almak için yapay zeka araçlarına başvurduğu belirtildi.
Bu anlatımlar, yapay zekanın örgütler açısından yalnızca bilgi arama aracı değil, aynı zamanda sahadaki gelişmeleri değerlendirmek ve karar alma süreçlerine destek sağlamak amacıyla kullanılabildiğine işaret ediyor.
Güvenlik önlemlerini aşma girişimleri
Cambridge araştırmasının yanı sıra Tech Against Terrorism tarafından incelenen çevrim içi materyaller de benzer bir eğilime dikkat çekiyor.
Araştırmacılar, DEAŞ yanlısı bir çevrim içi teknik forumda yapay zeka sistemlerinin güvenlik önlemlerini aşmaya ve silahlarla ilgili bilgi elde etmeye yönelik tartışmalar tespit etti.
Bu tür girişimlerde, yapay zeka modellerinin tehlikeli talepleri reddetmesini sağlayan koruma mekanizmalarını devre dışı bırakmaya yönelik yöntemler tartışılıyor.
Tech Against Terrorism araştırmacısı Lucas Webber, bu tür girişimlerin arttığını belirterek yapay zeka sistemlerinin güvenlik mekanizmalarını aşmaya yönelik çalışmaların daha geniş bir çevrim içi ekosisteme yayıldığına dikkat çekti.
BM daha önce Güvenlik Konseyi'ni uyarmıştı
Araştırmanın yayımlandığı dönemde Birleşmiş Milletler'in daha önce yaptığı uyarılar da yeniden gündeme geldi.
BM yetkilileri şubat ayında Güvenlik Konseyi'ne DEAŞ ve bağlantılı grupların gelişmiş yapay zeka teknolojilerini giderek daha fazla kullandığını bildirmişti.
Cambridge araştırması ise bu kullanımın yalnızca propaganda veya iletişim faaliyetleriyle sınırlı kalmayabileceğini, örgütlerin operasyonel kapasitesinin farklı aşamalarında da yapay zekadan yararlanabildiğini ortaya koyuyor.
“Teknoloji güvenlik önlemlerinden daha hızlı ilerliyor”
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, yapay zeka modellerinin kötüye kullanımına ilişkin daha geniş güvenlik tartışmasını da yeniden gündeme taşıyor.
Araştırmacılar ve teknoloji sektöründeki bazı uzmanlar, yapay zeka sistemlerinin yeteneklerinin hızlı biçimde gelişmesine karşın güvenlik mekanizmalarının aynı hızda gelişip gelişmediği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Cambridge çalışmasının yazarları, terör örgütlerinin yapay zekaya erişiminin artık geleceğe ilişkin bir senaryo olarak değil, mevcut bir güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Araştırma, örgütlerin teknolojiye erişiminin giderek daha sistematik hale geldiğine dikkat çekiyor.
Çalışmada bununla birlikte, araştırmacıların belgelediği faaliyetlerin konvansiyonel silah ve saldırı yöntemleri çerçevesinde kaldığı, daha yıkıcı silahların kullanımına ilişkin bazı ifadelerin ise görüşülen kişilerin beyanlarından ibaret olduğu vurgulanıyor.